Turizmciler bayramda umduğunu bulamadı

29.06.2017         

GTP Turizm A.Ş. ortağı Armağan Aydeğer, Çanakkale'de bayram sezonunu gazetemize değerlendirdi. Bayram yoğunluğunun diğer yıllara göre oldukça düşük olduğunu belirten Aydeğer; "Bu yıl bir yoğunluk vardı ancak bu yoğunluk geçtiğimiz yıllarla kıyasladığımızda daha düşük bir yoğunluktu. Bundan sonra önümüzde duran süreç yaz sezonu. Bu sezonun daha iyi geçmesini umut ediyoruz" dedi.

 GTP Turizm A.Ş. ortağı Armağan Aydeğer, Çanakkale’de bayram sezonunu gazetemize değerlendirdi. Aydeğer, bu yıl bayram sezonunun geçtiğimiz yıllara nazaran daha düşük yoğunluklu geçtiğini ifade etti. Düşük yoğunluğun en önemli sebebinin Ramazan döneminin yaz ayına denk gelmesi olduğunu belirten Aydeğer,  yaz sezonunun turizm işletmecileri için önemli olduğunu vurguladı. Konu ile ilgili Aydeğer; “Mart ayından Ekim ayına kadar turizmde bir hareketle işletmelerimizin kazançlarını sağlıyoruz.  Ekim ayından sonraki Mart’a kadar geçen süreç içerisinde işletmeler ancak kendi giderlerini karşılama adına bir çalışma sergiliyorlar” dedi. Aynı zamanda artan terör olaylarının insanların seyahat alışkanlıklarını da değiştirdiğini açıklayan Aydeğer, Troia 2018 Yılı’nın düşen turizm yoğunluğunu arttıracağını belirtti.

 
“Bayram sezonu diğer yıllara göre düşük geçti”
Geçmiş yıllara kıyasla bu yıl bayram sezonunun daha düşük geçtiğini ifade eden Aydeğer; “Bayram geçmiş yıllara kıyasla baktığımızda ortalamanın bir nebze altında geçti. İl genelinde belli bir hareket vardı ama bu geçtiğimiz yıllarda çok aşırı bir talep patlaması ile karşı karşıya kalmadık. Bunun da gözlemlediğimiz en önemli sebeplerinden bir tanesi, Ramazan Bayramı’nın yaz tatili içerisinde gelmiş olması sebebi ile genelde tatilcilerin deniz kıyılarını, sahil noktalarını tercih ettiği yönünde bir gözlemimiz var. Bu nedenle Çanakkale İl Merkezi içerisinde ki tesislerin yoğunluğu geçtiğimiz yıllara kıyasla daha aşağıda kaldı. Bir yoğunluk vardı ancak ifade ettiğim gibi bu yoğunluk geçtiğimiz yıllara kıyasla biraz altındaydı. Bundan sonra önümüzde duran süreç yaz sezonu. Bu bölge ve yöredeki bütün otellerimiz, işletmelerimiz, yaz sezonu içerisinde ki harekete çok önem veriyor. Çünkü, bizler özellikle Mart ayından Ekim ayına kadar turizmde oluşan hareketle işletmelerimizin kazançlarını sağlıyoruz. Sonra, Ekim ayından sonraki Mart’a kadar geçen süreç içerisinde işletmeler ancak kendi giderlerini karşılama adına bir çalışma sergiliyorlar. Bizim, Mart ayından başlayan ramazandan sonrada harekete geçmesini beklediğimiz yaz hareketini bu anlamda çok kıymetli görüyoruz. 

“Terör hadiseleri seyahat alışkanlıklarını değiştirdi”
Geçtiğimiz iki yıl içerisinde yaşanan birçok elim terör hadisesinin insanların seyahat alışkanlığını değiştirdiğini belirten Aydeğer; Terör, sadece ülkemizde değil, bölgemizde, hatta insanların seyahat alışkanlığında olumsuz etkiler bıraktı. Bu seyahat alışkanlığındaki olumsuz etkilerden en fazla etkilenen ülke, bölgedeki konjonktürel sebepler nedeni ile ülkemiz pozisyonunda. Bunun haricinde de Ortadoğu’da devam eden sıkıntılı süreçte insanların bu noktadaki hareketlerine biraz daha engel oluyor. Artı diyeceğimiz bir husus var. Buda İspanya, İtalya, Yunanistan ve diğer Avrupa ülkelerinin tatil yörelerinde doluluklar üst seviyede seyrediyor. Hatta tüm yılların rekorunu kırıyorlar. Bu yoğunluk bir noktada alt ve üst yapıda bir takım yetersizliklere de sebep olduğu bilgisini belirli kaynaklardan görüyoruz. Bu beraberinde fiyat kalite dengesinde belirsizlikle karşı karşıya kaldıklarını takip ediyoruz. Bunların ilerleyen süreç içerisinde bizlere geri dönüş için önemli bir zemin oluşturacağını tahmin ediyorum. Ülkemizde potansiyel var” dedi.  
 
“Balkan pazarı Çanakkale için önemli”
Çanakkale’nin Balkan Coğrafyası ülkelerine önemli bir ev sahipliği yaptığının altını çizen Aydeğer; “Diğer bir konu ise Balkan pazarının özellikle Çanakkale’miz için çok kıymetli bir pazar olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bayram döneminde dâhil özellikle Romanya, Bulgaristan, Sırbistan gibi Balkan coğrafyasından gelen önemli bir harekete de ev sahipliği yaptı. Yapmaya da devam ediyor. Yine Batı Avrupa pazarında ve Uzakdoğu Asya pazarlarında ki yavaşlamaya rağmen bölgemiz özellikle bu Balkan pazarında ki yaz hareketinden şu anda olumlu etkileniyor. Umudumuz, Ekim sonuna kadar ki süreçte bu hareketin devam etmesi ve iyi bir 2017 sezonunu tamamlamak.  Daha önce çok defa tekrar etiğimiz gibi bizim için 2018 bizim için önemli bir yılı. Çünkü biz turizmde hep şöyle ifade ettik. Tüketici hiçbir zaman içinde bulunduğu yılı almıyor. Hep bir sonraki yılı satın alıyor veya bir sonraki yıllara göre pozisyon alıyor. Bu sebeple 2016’da yaşanan çok elim ve menfur olaylar nedeni ile sıkıntılı bir 2017 yılı olacağını rezervasyonlarından ön görüyorduk. Ama 2018’i 2017’nin daha ılımlı ikliminde olacağını umut ediyoruz. Bu çerçevede bölgemiz önemli bir hazırlığın arifesinde. 2018 Troia Yılı çalışmaları en üst seviyede devam ediyor. Bununla ilgili hem Çanakkale kamuoyu hem ülke gündemimiz yakın zamanda daha fazla bilgi sahibi olacaklar. Bununla ilgili alt üst yapı çalışması, yine birçok etkinlik çalışması, kurumsal kimlik çalışması, tanıtım çalışmaları gibi birçok alanda yoğun bir ön hazırlık süreci şu anda devam etmekte. Yine 2018 yılına girmeden önce bütün bu bahsetmiş olduğum hususlar ile ilgili önemli mesafeleri almış olacağımızı hayal ediyor ve bunun için var gücümüz işe çalışıyoruz. İnşallah 2017 Troia Yılı ile Çanakkale Bölgesi çok büyük bir değere sahip olacak. Ama, aynı zamanda ülke turizmi içinde çok büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Çünkü Çanakkale’ye gelen turistin İstanbul’da en az iki üç gece konaklayacağını, Kuşadası, Efes, Selçuki Kapadokya’da iki üç gün konaklayacağını düşünürsek, yaklaşık bir on, on beş gün konaklama yaparak seyahat edeceğini düşünüyoruz. Bu anlamda Troia Yılı’nın sadece bölgeye bir hareket getireceğini değil, ülke turizmine de bir can suyu getireceğine inanıyoruz ve bunun içinde çalışıyoruz” dedi.  
 
“Troi, Kudüs’ten sonra dünyada en çok bilinen ikinci marka”
2018 Troia Yılı için çok güçlü etkinlikler olması açısından da çalışmalar olduğunu söyleyen Aydeğer; “Yaptığımız bütün çalışmaların uluslararası etki ağının olması yönünde bir emek sarf ediyoruz. Bu çok önemli. Çünkü Troi, Kudüs’ten sonra dünyada en çok bilinen ikinci marka. Bu kadar güçlü bir markayı mutlak suretle bizim stratejik turizm alanında ki iletişim aracımız olarak kullanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle de 2018 Troia Yılı vesilesi ile özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşların algısını pozitif yönde etkilemek için büyük bir uğraş vereceğiz ve vermeye de devam ediyoruz. Bu çerçevede Turizm Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığımızın önemli destek ve girişimleri olacağını düşünüyoruz. Bu anlamda gerekli girişimleri yaptık ve çalışmaları da sürdürüyoruz. Artık turizm deniz, kum, güneş ekseninden çıkmış durumda. Dünyada turizm sürdürülebilir etkinlikler ile hareket alıyor. Bu güçlü algı yönetimini sürdürülebilir kültür, sanat, spor, eğitim alanlarında ki etkinlikler ile destekleyerek 2018 yılında onlarca etkinliğe bölgemizde ev sahipliği yapmak istiyoruz. Bununla ilgili çok ciddi çalışmalar var. Bu çalışmalar çerçevesinde özellikle yurt dışında ki sıkıntılı iletişim sorunlarımızı aşacağımızı düşünüyoruz. Ve bunun için hummalı bir çalışma içerisindeyiz. 2018 Troia Yılı’nın aynı zamanda özellikle Milli Park içerisinde ki kırsal parklarda ki köylerimize de önemli bir enerji vereceğini düşünüyoruz. Burada ki köylerimizin de turizme kazandırılması açısından çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.
  
“Hedefimiz Troia Milli Parkı içerisinde aynı şekilde bir gezi güzergâhları rotası oluşturmak”
En önemli sorunlardan olan konaklama süresinin uzatılmasının yapılan yürüyüş yoları ile aşılacağını ifade eden Aydeğer; “Burada çok önem verdiğimi bir konu var. Biliyorsunuz her yıl on binlerce, yüz binlerce insan tarihi Gelibolu Yarımadasını ziyaret etmeye geliyor. Hayalimiz ve hedefimiz Troia Milli Parkı içerisinde aynı şekilde bir gezi güzergâhları rotası oluşturmak ve bunları şu anda gerçekleştirdik. Toplam üç tane Milli Park içerisinde gezi rotası oluşturduk. Bunların içerisinde Tümülüs, antik yerleşim ve tarihi yerler mevcut. Aşil’in tümülüsünden, Tavion Antik Kentin’den, Cezayirli Hasan Paşa Köprüsü’ne kadar önemli tarihi ve antik noktalarını gezi güzergâhı içerisine kattık. Bunlarla ilgili şimdi ciddi dosyalar hazırlanmıştı. Bunları destekleyecek yol çalışmaları, alt ve üst yapı çalışmaları bunlarla ilgili görüşmeler ve faaliyetler süre geliyor. Yine Çanakkale yakınlarından çıkıp, Troia Milli Parkı içerisinden Kazdağaları’na ve buradan da Atınoluk’a kadar sürecek yürüyüş rotaları, bisiklet rotaları üretmeye çalışıyoruz. Bunların sadece 2018 için değil sonrasında ki süreç inde çok kıymetli olacağını düşünüyoruz. Hedefimiz, burada turist geldikten sonra bölgede özellikle Toria Milli Parkı içerisi en az birkaç gün geçirmesi ve bölgemizin de kronik sorunlarından bir tanesi olan as konaklama ortalaması gün sayısının daha uzun sürelere aşması ve dolayısı ile burada ki turistin daha verimli, daha yaygın ve daha fazla katma değer üretecek şekilde konaklıyor olması. Bu, bizler içinde çok çok önemli. Bu anlamda Troia Yılı için yapılacak çalışmalar bütününü çok önemsiyoruz” dedi.
 
“Gençlerimiz Troia’yı bilmiyorlar”
Troia gibi önemli bir değerin gençler tarafından bilinmediğini belirten Aydeğer; “Bu işin gençlerimiz tarafından da çok önemli bir tarafı var. Çünkü Troia bir Anadolu’nun kadim değeri ve bu kadar önemli bir değer kendi insanımız, kendi gençlerimiz yeterince bilmiyorlar. Bilmediğimiz içinde dünya için çok çok önemli olan bir hazineye yeterince sahip çıkmıyoruz. İşte bu aidiyet duygusunu arttırmak adına gerek Milli Eğitim Bakanlığı ile gerek Valilik üzerinden Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapacağımız çalışmalarla gençlerimizin Troia hakkında daha fazla bilgi sahibi olması için ve ilgili tarihsel süreçlerle ilgili bilgi verilmesi içinde farklı girişimlerimiz olacaktır. Umarım bölge ve ülkemiz için çok büyük bir fırsatı beraberinde getireceğine inanıyoruz” dedi.
    
“Bundan sonraki süreçte yurt dışı ve içinde adımlar atılacak” 
Son olarak önümüzdeki günlerde 2018 Troia Yılı ile ilgili özellikle Çanakkaleli tüm paydaşların katılacağı bir toplantı gerçekleştirileceğini belirten Aydeğer; “Bu çerçevede Çanakkale Valiliğimizin koordinasyonunda olmak üzere, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı, Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve Belediyemiz ile ÇOMÜ gibi kamu kurumlarının yanı sıra içinde bulunduğumuz haftayı takip eden haftada Çanakkale’deki tüm ilgili STK’ların da içinde bulunacağı bir toplantı düzenliyor olacağız. Bununla ilgili tarih tam netleşmedi ancak netleşecek. Tarih duyurusu yapılacak. Büyük bir bilgilendirme ve karşılıklı fikir alış verişlerinin olacağı çalıştay benzeri bir çalışma olacak. Bundan sonraki süreçte özellikle Çanakkale’de üreten Çanakkale’ye katma değer sağlayan tüm STK’ların ve kurumlarımızı yapabilecekleri katkıları, ne tür etkinlik yapabileceklerini anlattıkları bir veri havuzu oluşturacağız. Bu havuzunun akabinde bu projeleri ilgili kurumları kim takip ediyorsa, bunları bir takvim içerisine koyacağız. Bundan sonraki süreçte yurt dışı ve içinde adımlar atılacak. İnternetten, basılı mecralardan bunlar anlatılacak. Bütün dünyadan insanların gelmesi için önemli bir alan oluşturulacak” dedi 
(Eren Aşnaz)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER