"Biden'ı kınıyoruz"

26.04.2021         

Çanakkale Barosu tarafından, 35 Baro Başkanlığı imzasının yer aldığı ortak açıklamada ABD Başkanı Biden'ın 1915 olaylarına dair yapmış olduğu açıklamayı kabul etmedikleri belirtildi. Açıklamada; "ABD Başkanı Biden'ın 1915 olaylarına dair yapmış olduğu 24 Nisan tarihli açıklamasını kabul etmiyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi.

ABD Başkanı Biden`ın 1915 olaylarına dair yapmış olduğu soykırım açıklamalarına Çanakkale`den de tepkiler gelmeye devam ediyor. Çanakkale Barosu tarafında 35 Baro Başkanlığı`nın imzası ile yapılan ortak açıklama yayınlandı. Biden`ın 1915 olaylarına dair yapmış olduğu 24 Nisan tarihli açıklamasını kabul etmeyerek ve en güçlü şekilde kınandığı ifade edilen açıklamada; "Yıllardır arşivlerin açılması ve meselenin tarihçilere bırakılması yönündeki sağduyulu çağrılarımıza rağmen, siyasi düşüncelerle yapılan bu tip açıklamalar maksatlıdır ve tarihi gerçeklerle çelişmektedir" denildi.
 
"Devletlerin arşivleri değerlendirilmeli"
Ermeni meselesinin bilimsel açıdan değerlendirilebilmesi için, ABD ve İngiltere başta olmak üzere batılı devletlerle Rusya, Gürcistan ve Ermenistan devletlerinin o döneme dair arşivlerinin erişilebilir olması gerektiği belirtilen açıklamada; "Halbuki konuyu tarihi anlamda açıklığa kavuşturacak bu kaynaklar ya tamamen kapalıdır veya kısıtlı olarak bilim insanlarının çalışmalarına açılmıştır. Oysa Türkiye bu hadiseye ilişkin kaynakları tamamen ve kısıtlamasız olarak açmış bulunmaktadır. İşin bir başka ve önemli yönü ise hukuki boyutudur. Radikal Ermeni çetelerinin 1890`dan 1896`ya kadar devam eden isyanları ve 1. Dünya savaşında paramiliter unsurların yarattığı tedhiş ve katliamlara karşı Osmanlı Devleti "Muvakkat Sevk ve İskan Kanunu" ile meşru müdafaada bulunmuştur" denildi.
 
"Ermeni Meselesi veya Şark Sorunu Lozan`la ortan kalkmıştır"
Açıklamada olayların tarihi gelişimine dair; "1915 yılının 27 Mayıs`ında kabul edilen bir kanunla, Ermeni toplumunun bazı kesimlerinin bir yerden başka bir yere -ama başka bir ülkeye değil-, devletin bir noktasından yine başka bir noktasına nakillerini ön gören bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu olağanüstü süreçte Ermeni toplumunun paramiliter örgütlerinin cephe gerisindeki masum insanlara yönelik katliamlara girişmesi ile Osmanlı Devleti acilen bu konuyu hukuk zeminine taşımak zorunda kalmıştır. Sevk ve İskân Kanunu ile Osmanlı Devleti, kendisine isyan etmiş ve silah doğrultmuş olan Ermenileri hâlâ vatandaş olarak görmüş, onları sınır dışı etmek yerine bir başka noktada yaşamlarını sürdürebilecek şekilde karar almıştır. Osmanlı Devleti topraklarında, İngiltere ve Fransa`nın desteğinde ve ABD`nin himayesinde bir Ermeni Devletinin kurulmasına yönelik çalışmalar, Türk milletinin 19 Mayıs 1919 tarihinden itibaren Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yürütmüş olduğu "İstiklal Harbi" neticesinde imzalanan 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ile son bulmuştur. Bu antlaşma, ulus devlet olarak kurulan yeni Türk Devleti`nin hukuki varlığı ve sınırlarını tüm dünyaya kabul ettirmiştir. Böylelikle batılı devletlerin istismarına açık olan "Ermeni Meselesi" veya "Şark Sorunu" da ebediyete kadar kapanmıştır" denildi. 
 
"Biden`ın açıklamaları kabul edilemez"
Biden`ın açıklamalarının kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada; "Uluslararası ve yabancı mahkemelerde görülen davalarda da Türkiye`nin ve Türk tezinin haklılığı ortaya konulmuştur. Bu çerçevede, hukuki veya tarihi hiçbir dayanağı bulunmayan, tamamen Türkiye`ye karşı bir şantaj maksadı taşıyan ABD Başkanı Biden`in açıklaması kabul edilemez. Son iki yüz yıl boyunca kaybettiği coğrafyalarda soykırım, katliam ve etnik temizliğe maruz kalan Türk Milleti soykırım faili olamayacak yegane topluluktur. İki yüz yıl önce Müslüman ve Türklerin çoğunlukta olduğu Mora ve bugünkü Ermenistan topraklarında tek bir Türk kalmamış olması, kimin veya kimlerin soykırım faili, etnik temizlik sorumlusu olduğunu ortaya koymakta yeterlidir" denildi. 
 
"ABD söz söyleyebilecek son ülke"
Açıklamada son olarak; "Koca bir Amerika kıtasını, zamanının biyolojik silahlarıyla yerli halklarından arındıran, dünyanın hemen her tarafında vahşet ve yıkımlarla birlikte büyük katliamlar, soykırımlar gerçekleştiren; gözünü kırpmadan nükleer silahlarla iki şehri yok eden ABD, 1915 olayları ile ilgili söz söyleyebilecek son ülkedir. Daha dün Körfez Operasyonu ile yarattığı yıkım dünya kamuoyunun hatıralarında olanca canlılığı ile yaşamaktadır. Dahili ve harici bedhahların işbirliği ve çabalarına rağmen soykırım günahı bu milletin üzerine yapışmayacak, bu hususta başımız asla eğilmeyecektir. Bizlerin devletten beklentisi, genel kınama söylemlerinden uzaklaşılarak, bu emperyal tavır ve tutum karşısında ülkemizdeki ABD lehine olan tüm avantajlı anlaşmaların gözden geçirilmesi ve gereğinin yapılmasıdır. Aşağıda ismi bulunan barolar olarak ABD Başkanı`nın 1915 olaylarına dair yapmış olduğu 24 Nisan tarihli açıklamasını kabul etmiyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz" ifadelerine yer verildi.
(Haber Merkezi)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER