İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Kâtip Üyesi Rıdvan Uz, Türkiye gündeminde tartışmalara neden olan fon krizi ve yatırımcı mağduriyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kuruluna taşıdı. Fonların büyüme sürecinde denetim mekanizmalarının nasıl işlediğini, ilgili kurumların sorumluluklarını ve tasfiye sürecinde yatırımcıların durumunu gündeme getiren Uz, iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Konuşmasında, fon tasfiyelerinin yalnızca finansal bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Uz, yüz binlerce yatırımcının birikimlerinin ve geleceğe ilişkin beklentilerinin söz konusu olduğunu ifade etti. Emeklilerden çocuklarının geleceği için tasarruf yapan ailelere kadar geniş bir kesimin etkilendiğine dikkat çeken Uz, yaşananların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
SPK’nin resmî verilerine atıfta bulunan Rıdvan Uz, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edildiğini ve bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğunu belirtti.
Yatırımcıların kimlere ve hangi mekanizmalara güvenerek birikimlerini bu fonlara yönlendirdiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getiren Uz, özellikle yıllarca çalışarak tasarruf yapan vatandaşların yaşadığı belirsizliğe dikkat çekti.
Uz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bunların içinde emeklisi var, çoluğunun çocuğunun geleceğini buraya yatıran anne babalar var, yıllarca çalışıp üç kuruşu kenara koyan vatandaş var. Peki, vatandaş bunu yaparken neye güvendi, kime güvendi? Bunun karşılığını bu millet sizlerden arzu ediyor, istiyor.”
Fon krizine ilişkin Meclise getirilen düzenlemeleri de eleştiren Rıdvan Uz, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul gibi kurumların sorumluluklarının tartışılması gerektiğini savundu.
Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde ilgili kurumların yöneticilerinin bulunmamasını eleştiren Uz, yaşananların tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
Uz, iktidarın olayın sonuna kadar araştırılacağı yönündeki açıklamalarına rağmen ilgili kurumların sürece katılımı konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirerek, “Muhatabın olmadığı bir yerde siz ‘Bu işin üstüne ciddiyetle gideceğiz.’ derseniz, buna nasıl ve kimler inanır?” diye konuştu.
Fonların büyüme sürecinin ve yaşanan gelişmelerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini ifade eden Uz, krizin bir anda ortaya çıkmadığını savundu. Sistemin büyümesi sırasında kimlerin kazanç sağladığının ve denetim mekanizmalarının nasıl çalıştığının araştırılması gerektiğini belirtti.
Uz, konuşmasında şu sözlerle dikkat çekti: “Bu işler bir gecede olmadı malum; fonlar bir gecede büyümedi, yüz binlerce insan bir gecede bu sistemin içine girmedi. Bu sistem büyürken servetine servet katanlar ortada.”
Fon krizinin etkilerinin yalnızca doğrudan yatırımcılarla sınırlı kalmayabileceğini de belirten Uz, bireysel emeklilik sistemine, hayat sigortalarına ve reel sektöre yönelik olası etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Rıdvan Uz, konuşmasında Tera Portföy bünyesindeki bir fonun oluşturulma sürecine ilişkin iddiaları da gündeme taşıdı. Uz, savcılığın kara para aklama şüphesine ilişkin uyarıda bulunduğunu, SPK bünyesindeki iki yetkilinin de fonla ilgili çekincelerini dile getirdiğini öne sürdü.
Söz konusu uyarıların ardından ilgili yetkililerin görevden alındığını iddia eden Uz, denetim mekanizmalarının işleyişinin ve karar süreçlerinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
İYİ Parti olarak yaklaşık bir yıldır konuyu çeşitli platformlarda gündeme getirdiklerini belirten Uz, daha önce yapılan uyarılara rağmen gerekli adımların atılmadığını ileri sürdü.
Fon krizinin tüm boyutlarıyla araştırılması gerektiğini vurgulayan Uz, ilgili kurumların ve karar vericilerin sorumluluklarının ortaya çıkarılmasını istedi.
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde yatırımcıların birikimlerinin korunması gerektiğini vurgulayan Rıdvan Uz, yaşanan mağduriyetlerin yalnızca ekonomik kayıplar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Uz, “Başkasının alın terine el uzatmanın maalesef adı var; bunun adı hak yemektir, bunun adı kul hakkı yemektir” sözleriyle yatırımcıların haklarının korunması çağrısında bulundu.
Finansal piyasalarda güvenin sağlanabilmesi için şeffaflığın, etkin denetimin ve hesap verebilirliğin önemine işaret eden Uz, fon krizine ilişkin sorumluluk tartışmalarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Rıdvan Uz, TBMM Genel Kurulundaki konuşmasının son bölümünde iktidarın “iç cepheyi güçlendirme” söylemi ile belediye başkanlarına yönelik uygulamalarını da eleştirdi. Bu konudaki değerlendirmelerini fon krizine ilişkin eleştirileriyle birlikte dile getiren Uz, iktidarın politikalarına tepki gösterdi.
Fon tasfiyeleri üzerinden yatırımcıların yaşadığı belirsizliğe dikkat çeken Uz, vatandaşın birikimlerini koruyacak mekanizmaların etkili biçimde işletilmesi ve yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini savundu.
Rıdvan Uz’un TBMM Genel Kurulunda yaptığı açıklamalar, fon tasfiyeleri, yatırımcıların korunması, finansal denetim ve kamu kurumlarının sorumluluğu tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
(YUSUF SONKURT)