Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası konferans salonunda düzenlenen Yeni Parti 1. Olağan Kongresinde İl Başkanı İbrahim Can Ergun, ön seçim iradesinin önemine dikkat çekerek, "Söz, yetki, karar üyelerin olacak" mesajını verdi. Ergun, yeni dönemde sürekli sahada olacaklarını ve Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkarak iktidara yürüyeceklerini vurguladı.
Ergun şunları söyledi:
“Çanakkale'de Yeni Partimizin 1. olağan il kongresini gerçekleştirmenin heyecanını yaşıyoruz. Geride bıraktığımız süreç hepimiz için kolay olmadı. Yıllarca emek verdiğimiz siyasi çatımızdan ayrılmak zorunda kaldık. Ancak bu yola çıkarken ne geçmişimizi inkar ettik, ne de inandığımız değerlerden vazgeçtik.
Çünkü bizim mücadelemiz hiçbir zaman bir parti tabelasından ya da kişi dijital makam arayışından ibaret olmadı. Bizim mücadelemiz cumhuriyete, demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkma mücadelesidir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde çıktığımız bu yeni yolda Çanakkale örgütü olarak kısa sürede önemli bir mesafe katettik.
İlçelerimizde ve beldelerimizde örgütlenerek 10.000 üyeyi hızlı bir şekilde açtık. Bu başarıda emeği Geçen bütün yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Değerli arkadaşlarım, İl Başkanlığı adaylık sürecimiz Merkez İlçe Başkanlığı'na aday olmayıp görevi yeni ve dinamik bir ekibe bırakarak başladı.
Devamında 12 ilçe başkanımızın ortak iradesiyle şekillenen sürecin ardından 18 Ekim'de sandığa gelen 6.500'den fazla üyemizin iradesiyle de neticelendi. Ben de bu soru sorumluluğu, örgütümüzün tamamını kucaklayacak bir anlayış gösterdi.
18 Ekim'de üyelerimizin sandığa giderek demokratik iradelerini göstermesi genel başkanımız Sayın Özgür Özel'in "Gelin üye olun, ilçe başkanını, il başkanını ve genel başkanı siz belirleyin." yaklaşımının mutlak sonucudur. Buradan bu demokratik iradeyi ortaya koyan başta genel başkanımız Sayın Özgür Özel ve tüm genel merkez yöneticilerimize teşekkür ederim.
Bu yarışta benimle birlikte aday olan Sayın Hacı Ramazan Muhtaroğlu'nu da yönetimimizde görev almaya davet ettim. Kendisi de kabul etti. Kendisine teşekkür ediyorum. Çünkü biz biliyoruz ki seçimlerde farklı görüşler yarışabilir. Ancak sandık kapandıktan sonra hepimiz aynı örgütün, aynı mücadelenin parçasıyız.
Az önce konuşmasında il başkanı olarak bu kürsüden "Son konuşmamı yapıyorum." dedi Levent Başkanımız. Ben bunu kabul etmiyorum. Levent Başkanımız bizim kurucu il başkanımızdır ve il başkanlığı onun peşini bırakmayacaktır. Bu vesileyle Sayın İl Başkanımız Levent Gürbüz'e ve yönetimine emekleri için teşekkür ediyorum.
Önceki dönem Levent Başkanımızla görev yapan 8 yol arkadaşımıza da yeni yönetimimizde yer vererek örgütsel birikim ve tecrübenin devamlılığını gözetmiş olduk. İlçe ziyaretlerimizde geçmişten gelen bazı kırgınlıkları da dinledik. Kendilerini yeterince temsil edilmiş hissetmeyen, karar süreçlerinin dışında kaldığını düşünen arkadaşlarımız vardı.
Bu nedenle il yönetimi ve kurultay delegeliklerini oluştururken ilçelerimiz arası dengeli bir görev dağılımına önem verdik. Bugünkü kongre öncesinde 12 ilçe başkanımızla tam da bugünü konuşmak üzere önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Ve size sunulan listeler bu iradenin kolektif bir sonucudur.
Burada katkı veren, eleştiren, konuları enine boyuna tartışan tüm ilçe başkanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Benim çok sevdiğim bir söz var. burada konuşmalar yapılırken özellikle hatırlatmak istedim. Çünkü bu salon beni çok mutlu etti, motive etti.
Küçük zihinler isimleri, sıradan zihinler olayları bu salonda tüm il örgütünü temsil eden sizin gibi büyük zihinler de fikirleri tartışıyor. Hepinize yeni partiyi kurduğunuz için teşekkür ediyorum.
Kıymetli yol arkadaşlarım, bugün ülkemizin içinde bulunduğu koşullar ortada. Az önce Abdullah abi de bahsetti. Abdullah abi Keynesyen ekonomiyi mi yoksa tam devletçi bir ekonomiyi mi tartışacağız? Bunun için herhâlde bu konuda bir çalıştay yapmak gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bunu değerlendirmemiz lazım. Bugün ülkemizin içinde bulunduğu koşullar ortada.
Bir tarafta geçim sıkıntısı yaşayan emeklilerimiz, ürettiğinin hakkını alamayan çiftçilerimiz, geleceğinden kaygı duyan gençlerimiz var. Diğer tarafta hukukun üstünlüğünün Basın özgürlüğünün ve seçilmişlerin iradesinin yok sayıldığı bir Türkiye var. Bizim siyaset yapma nedenimiz işte budur.
Yeni parti programında ortaya koyduğumuz adalet, liyakat, eşit yurttaşlık, sosyal devlet ve üretime dayalı bir kalkınma anlayışını halkımızla buluşturmak zorundayız. Ancak bunu yalnızca kürsülerden konuşarak yapamayız. Çanakkale'nin köyüne gitmeden çiftçinin derdini çarşı Açısına girmeden esnafın sıkıntısını, gençlerimizi dinlemeden onların gelecek kaygılarını anlayamayız.
Kaz dağlarını, tarım alanlarımızı, suyumuzu ve kentimizin geleceğini korumak için de yalnızca açıklama yapmak yeterli değildir. Çalışmak, araştırmak ve çözüm üretmek gerekir. İşte bu nedenle yeni dönemde daha fazla sahada olacağız. Adaylık sürecinde sözünü verdiğimiz 12 ay, 12 ilçe ortak Mücadele anlayışını hayata geçireceğiz.
Her ay bir ilçemizde il örgütümüzün tamamıyla birlikte çalışacağız. Sorunları yerinde tespit edecek, çözüm önerilerimizi oluşturacak ve sonuçlarının takipçisi olacağız. Bu örgütte görev alsın ya da almasın herkes sorumluluk üstlenecek. Çünkü yönetim kurulu üyeliği yalnızca bir unvan değil çalışma görevidir.
Ben de her kararı alırken arkadaşlarını dinleyen eleştiriyi önemseyen, 12 ilçe başkanımızı ve belde başkanlarımızı karar mekanizmalarının merkezine koyarak hareket eden bir il başkanı olacağım. Çünkü biz Türkiye'de demokrasi istiyorsak önce kendi örgütümüzde demokrasiyi yaşatmak zorundayız. Söz, yetki, karar gerçekten üyelerin olacak.
Değerli yol arkadaşlarım, yeni parti olarak bu yola Türkiye'yi yönetme iddiasıyla çıktık. Çanakkale olarak bizim de hedefimiz çok açık. Önümüzdeki genel seçimlerde Çanakkale'den en az 3 milletvekilini meclise göndereceğiz ve iktidar olacağız. Az önce konuşuldu. Bu hedefin kolay olmadığını da biliyoruz. Ancak örgütümüzün gücüne, siyasi birikimine ve çalışma azmine güveniyoruz.
Ön seçim iradesi nasıl ilçe başkanını, il başkanını ve yarın genel başkanı belirlerken etkili olduysa Milletvekili adaylarımızı belirlerken de etkili olacak. Yeter ki birbirimize güvenelim. Enerjimizi kendi içimizde tüketmeyelim. Bu salondaki birlikteliği yarından itibaren sahaya taşıyalım.
Çünkü iktidar yolunda ilerlemek yalnızca bugün bize destek verenlerle değil, henüz bize güvenmeyen yurttaşlarımızın da güvenini kazanmakla mümkündür. Kıymetli arkadaşlarım, yakın zamanda Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü kutlayacağız. Bu kongreyi Çanakkale'de gerçekleştirmenin de ayrı bir önemi var bu yüzden.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in değerlerine sahip çıkmak, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün ülkemizin ihtiyacı olan şey daha fazla ayrışma değil, ortak değerlerde buluşabilmektir. Daha fazla umutsuzluk değil, birlikte mücadele etme kararlılığıdır. Buradan bütün yol arkadaşlarıma sesleniyorum.
Ön seçimde kime oy verdiğimiz artık yerine kaldı. Kimin hangi görevde olduğu, hangi listede yer aldığı, ortak mücadelemizin önüne geçmemeli. Bizim birbirimizle yarışımız bitti. Şimdi halkımızın güvenini kazanmak için çalışma zamanıdır. Bu kongreden sonra kimseyi geride bırakmadan, kimsenin emeğini yok sayan 12 ilçemizle birlikte iktidar yolunda yürüyeceğiz.
Ekrem Başkanımız diyor ya heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. Biz de örgütümüzün birikimine, gençliğimizin enerjisine, kadınların sözüne ve emeğine ve siz değerli yol arkadaşlarımızın kararlılığına güveniyoruz.
İnanıyorum ki Çanakkale önümüzdeki dönemde güçlü örgütlenmesini yanı sıra ortaya koyduğu çalışmalarla da Türkiye'ye örnek olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle kongremizin partimize ve Çanakkale'mize hayırlı olmasını diliyor. Bugüne kadar emek veren bütün yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi, hep birlikte tam yol ileri. Sağ olun, var olun.”
(HADİYE AYŞE İRİM)