yandexmetrikacounter
"Sermayeye bütçe, emekçiye zam ve vergi" | Çanakkale Olay

"Sermayeye bütçe, emekçiye zam ve vergi"

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nun 2016 yılı bütçe kanun tasarısının kabul edilerek Meclis Genel Kurulu'na sevk etmesi üzerine KESK Çanakkale Şubesi basın açıklaması yayınladı. KESK Çanakkale Şubesi Dönem Sözcüsü BES Çanakkale Şube Başkanı Salih Ersoy yaptığı açıklamada; "Esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırmak yerine tam istihdamlı güvenceli çalışmanın sağlandığı, grevli toplu sözleşme hakkının hayata geçirildiği yasal düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmeli, kadın emekçilerin insana yaraşır çalışma koşullarına kavuşmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır" denildi.

546

 Geçtiğimiz günlerde Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nun 2016 yılı bütçe kanun tasarısını kabul etmesi üzerine KESK Çanakkale Şubesi Dönem Sözcüsü BES Çanakkale Şube Başkanı Salih Ersoy Açıklama yayınladı. Ersoy açıklamasında;  Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu 2016 yılı bütçe kanun tasarısını geçtiğimiz günlerde kabul ederek Genel Kurul’a sevk etti. Meclis 8 Şubat’a kadar tatil olsa da büyük ihtimalle Şubat ayı içinde 2016 yılı bütçesi meclisten geçirilmiş olacak. Daha önceki bütçe kanunlarından farklı bir kanun beklemiyoruz. Toplumun geniş ve farklı kesimlerinin yok sayılarak hazırlanan bütçe tasarısı ile ilan edilen kamu kaynaklarının daha fazla kayıt dışı kullanımıdır. Sayıştay raporlarında bile bazı bakanlıkların kayıt dışı banka hesaplarının olması bu durumu doğrulamaktadır. Korkarız ki, 2016 Merkezi Yönetim Bütçesi sefalet ve yoksulluk boyutuyla 2015 yılı bütçesini de aşan karakteriyle tüm ülkenin üzerine bir kâbus gibi çökecektir. Referanduma götürülmesi planlanan AKP Anayasası ve Başkanlık rejimi için yer yer bazı kesimlere bir parmak bal sunulsa da kepçe ile geri alacaklarını bütçede belirtmişlerdir. Dolaysıyla 2016 yılı bütçesi bir avuç sermaye dışında toplumun tüm kesimleri için yeni vergiler ve zamlar demektir. 2016 bütçesi bir taraftan emekçilere ağır vergi yükü getirirken diğer yandan savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılan devasa kaynaklarla tüm ülkede baskıcı, otoriter ve faşizan yönetim anlayışının kalıcılaştırılması hedeflenmektedir. 2015 yılı bütçesinde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa bağlı örtülü ödenekler, iç ve dış güvenliğe ilişkin bazı kalemler ve kayıtlara geçmeyen harcamalar dışında 52 milyar TL savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılmış idi. Bu yıl tam da savaş bütçesi dememizi haklı kılacak şekilde bu rakam 61 milyar TL’ye çıkarılmıştır.  Kimi uluslararası araştırmalar da ülkemizin adım adım içte ve dışta savaşa göre kendini dizayn ettiğini göstermektedir. Örneğin Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Türkiye 2014 yılında gözle görülür bir artışla silahlanmaya ayırdığı 22,6 milyar dolarlık askeri harcamasıyla diğer ülkeler arasında 15. sırada yer almıştır” ifadelerini kullandı.

 
“Emekçilerinin işine son verileceği tehdidi”
Açıklamada; “2016 yılında emekçileri çok daha kötü günlerin beklediğini bütçeden de görebiliyoruz. Nitekim 2016 yılının daha ilk ayında çığ gibi büyüyen zamlarla birlikte esnek ve güvencesiz çalışmayı amaçlayan torba yasa Meclisten geçirilmiş, hemen ardından modern kölelik anlamına gelen kiralık işçi bürolarını düzenleyen tasarı gündemleştirilmiştir. Şimdi de kıdem tazminatlarını talan etmeyi, adım adım ortadan kaldırmayı hedefleyen tasarı için kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Her gün bir Hükümet yetkilisi muhalif kamu emekçilerinin işine son verileceği tehdidinde bulunuyor. Hükümete diyet borcu olan yandaş sendikaların da bu çalışmaların içinde olması emekçilerin nasıl bir kumpas içine alınmak istendiğini göstermektedir. 2016 bütçesinin emek karşıtı karakteri istihdamın esnek ve güvencesiz bir içerikte yeniden yapılandırılmasına uygun bir içerikte hazırlanmasının yanı sıra Çalışma Bakanlığı bütçesinin 30,6 milyar TL’den 28 milyar 431 milyon TL’ye düşürülmesi ile de kendini belli etmektedir. Bunun anlamı yeni iş cinayetleri, daha fazla taşeronlaşma ve sendikal hak ihlalleridir. Eğitim ve sağlık gibi temel sosyal alanlarda yaşanan ticarileştirme ve piyasalaştırma uygulamaları, vergi adaletsizliği, gelir dağılımının daha da bozulması ve bölüşüm politikalarının 2016`da emekçiler aleyhinde oluşturulmak istendiğinin de ilanı niteliğindedir. 2016 Bütçesinde özel sektöre yönelik kaynak transferleri, sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerindeki tasfiye sürecinin hızlanması ile 2002 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde sürdürülen sermayeye dost, emekçiye düşman çizgi, daha da belirgin hale gelmiştir” ifadelerine yer verildi. 
 
“Tüm engeller kaldırılmalıdır”
Ersoy açıklamasında; “Satış sözleşmesi ile sefalet ücretine mahkûm edilen kamu emekçilerine verilen enflasyon oranındaki artışlar 2016 yılının daha ilk haftasında iğneden ipliğe yapılan zamlarla erimiş, yok olmuştur. Dolaysıyla ek zam talebimiz bütçede mutlaka karşılanmalıdır. 2016 bütçesi sermayenin, yerli ve yabancı tekellerin ve savaş lobisinin çıkarları doğrultusunda değil, bütçenin asıl kaynağı olan işçi ve emekçilerin ekonomik ve sosyal ihtiyaçları gözetecek şekilde düzenlenmelidir. Tüm ek ödemeler temel ücrete eklenerek emeklilik hesaplamasına dâhil edilmeli, gelir vergisinde işçiler ve kamu emekçileri için artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmelidir. Temel tüketim mallarından hiç vergi alınmamalı, dolaylı vergiler azaltılarak, yüksek gelir elde edenlerden belli bir oranda "servet vergisi” alınmalıdır. Kamu kaynakları yerli ve yabancı sermaye çevreleri için değil, halkın, emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmalıdır. Özellikle eğitim, sağlık ve çalışma bakanlığı bütçeleri en az iki kat arttırılmalıdır. Temel tüketim mallarına yapılan zamlar geri alınmalıdır.  Ağır borç yükü altındaki ücretli emekçilerin borç faizleri tamamen silinmeli, işçi ve emekçilere borç ödeme kolaylığı getirilmelidir. Asgari ücret bir ailenin geçimini sağlayacak şekilde belirlenmeli ve tamamen vergi dışı bırakılmalıdır. Güvenceli istihdamın korunması ve geliştirilmesi temel yaklaşım olmalı, bunun için öncelikle taşeron ve geçici çalışma kaldırılmalıdır. Esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırmak yerine tam istihdamlı güvenceli çalışmanın sağlandığı, grevli toplu sözleşme hakkının hayata geçirildiği yasal düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmeli, kadın emekçilerin insana yaraşır çalışma koşullarına kavuşmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bütçe savaş için değil, eşit-özgür, demokratik bir yaşama yönelik hazırlanmalıdır! Onlarca sivil vatandaşımızın yaşamını yitirmesine neden olan başta sokağa çıkma yasakları olmak üzere darbe uygulamalarına son verilmelidir” görüşlerine yer verdi.
Paylaş