_resize.jpg)
Kanadalı Teck Madencilik tarafından Ezine’ye bağlı Yaylacık Köyü mevkiindeki yapılması planlanan “Yarma yöntemi ile maden arama” projesi ile ilgili olarak bir “ÇED gerekli değildir” kararı daha verildi. Daha önce de yine Ezine’ye bağlı Üsküfçü köyü yakınlarında aynı şirketin, aynı yöntem ile maden arama çalışmalarına “ÇED gerekli değildir” kararı verilmişti. Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden 26 Haziran tarihinde yapılan duyuruda; “Bakanlığımıza sunulan proje dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir. ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince 201200499-201200500 Ruhsat Numaralı Sahalarda ‘Yarma Yöntemi İle Maden Arama projesi`ne Valiliğimizce ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir’ kararı verilmiştir” dendi.
405 metreye kadar ‘Dev yarıklar’ açılacak
Proje dosyasında yer alan, “Proje konusu maden arama çalışmaları sırasında yarma açma tekniği kullanılacaktır. Bu işlem sırasında ruhsat sahası dahilinde 11 adet yarma açılacaktır. Her yarma, 2 m genişlik ve 2 m derinlikte açılacak olup, boyları 6 m ve 405 m arasında değişecektir. Proje kapsamında DSİ 25. Bölge Müdürlüğünün görüşüne istinaden 2 nolu ve 9 nolu yarma hatlarında kısaltma yapılmıştır. Yeni durumda, 2 nolu yarma hattı her iki ucundan kısaltılmış ve 196 m ve 9 nolu yarma hattı ise kuzey ucu kısaltılarak 103 m olmuştur. DSİ 25. Bölge Müdürlüğü’nün görüşünde bahsi geçen derelere yaklaşık 35 m mesafe bırakılmıştır” ifadeleri, arama çalışmaları kapsamında bölgede dev yarıkların açılacağı sinyalini verdi.
Toprağın altı üstüne getirilecek!
Söz konusu proje dosyasında “Yarma alanlarının her birinden, 24 m3 ile bin 620 m3 arasında malzeme alımı yapılacaktır. Her bir alanın, 10 m2’lik kısımlarında, yüzeyden alınan nebati toprak depolanacaktır. Ayrıca, her bir yarma alanının 100 m2’lik kısımları hem çıkarılacak malzemenin depolanması, hem de makine-ekipmanların durması için kullanılacaktır. Çıkarılan malzemenin maksimum 10 kg’lık kısmı analiz için laboratuara gönderilecek, geriye kalan kısım ise tekrar açılmış olan yerlerin doldurulması işleminde kullanılacaktır” denilerek, çalışma kapsamındaki bölgenin toprak yapısındaki olası değişiklik dikkat çekiyor.
Projenin genişletilme ihtimali var
“Proje kapsamında; ruhsat sahası içerisinde uzunluğu 6 m ve 405 m arasında değişen toplamda 11 adet, eni ve derinliği 2 m olan yarmalar açılması planlanmaktadır” denilen açıklamada; “Yarma çalışmaları ile elde edilen numuneler laboratuarlara gönderilerek incelemeleri gerçekleştikten sonra madenin saha içerisindeki dağılımı tespit edilmiş olacaktır. Yarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından madenin kalitesinin, kalınlığının ve ruhsat sahası içerisindeki dağılımının tespiti sonucunda faaliyet sahibi tarafından gerekli izinleri alınarak madenin çıkarılması ve işletilmesi çalışmalarına başlanılacaktır. Belirtilen koordinatlar yarmaların alınması ve sahayı temsil etmesi açısından yeterli olmaması durumda belirtilen ruhsat sahası dâhilinde farklı yarmalar açılması gerektiğinde gerekli izinler alınarak farklı noktalardan yarmalar açılabilecektir” dendi.
Antik kenti bekleyen tehlike
Kanadalı Teck Madencilik tarafından ÇED gerekli değildir kararı alınan hem Üsküfçü hem de Yaylacık köylerindeki iki ayrı maden sahası da Neandria Antik kentine yakınlıkları ile dikkat çekiyor. Ezine’de Çığrı Dağı’nın zirvesinde bulanan, Neandria’nın günümüze kadar ulaşan surları dikkat çekiyor. Neandria’da yaşam, bölgedeki insanların M.Ö. 310 yılında inşa edilen Aleksandria Troas’a göç ettirilmesiyle sona erdiği tahmin ediliyor. Günümüzden 2 bin 300 yıl öncesine kadar yaşam sürülen Neandria Antik Kenti, bugün hem Üsküfçü’de hem de Yaylacık’ta başlayacak altın madenleri ile çevrelenmiş durumda. “Yarma yöntemi” ile yapılacak maden aramaları ile antik kentin çevresinde 6-405 metre arasındaki dev yarıkların açılacağı maden çalışmaları ile Neandria Antik Kenti’nin geleceği noktasında da kaygılar var.
Teck madencilik altın kenti görmedi
Daha önce Üsküfçü Köyü’nde bulunan yine Teck Madenciliğe ait maden arama çalışmaları kapsamında hazırlanan proje dosyasında olduğu gibi, Yaylacık köyü civarındaki proje dosyasında da Neandria Antik Kenti’nden bahsedilmemesi dikkat çekiyor. İki projede de “ÇED gerekli değildir” kararı verilen maden arama çalışmaları kapsamında günümüzden 2 bin 300 yıl öncesinde yaşamın olduğu antik kentin görmezden gelinerek, yok sayılması da dikkat çekiyor.
(Seçkin Sağlam)