Son dönemde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, gençler arasında şiddet eğiliminin artmasına neden olan etkenleri görünür hale getirdi. Bu görünürlük, aile içinde erken yaşta şiddetle karşılaşma, akran zorbalığı, sosyal dışlanma, medyada ve toplumsal yaşamda şiddetin normalleştirilmesi gibi etkenlerin gençlerde şiddeti meşrulaştırma eğilimi oluşturabildiğini maalesef toplumca bir kez daha tecrübe ettik.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullarda meydana gelen silahlı saldırılar ile beraber aileler, gençler arasında şiddet eğiliminin artmasına neden olan etkenleri merak etmeye ve bu etkileri çocuklarından koruma yönelik ne yapabileceklerini araştırmaya başladıklarını görmeye başladık.
Peki gençlerde ve çocuklarda şiddet eğilimine yol açan faktörleri gelin hep beraber inceleyelim.
Okul şiddeti önceden sinyaller veren bir süreçtir, şiddeti önlemede sosyal ve duygusal beceri eğitimleri hayati önem taşır.
Okul şiddeti tamamen sıfırlanamasa da büyük oranda önlenebilir bir olgu olduğunu söylemek lazım. Çünkü okul şiddeti ani patlama değil, önceden gelişen bir süreçti, bu yüzden erken fark edilirse önlenebilir. Araştırmalar bize şunu gösteriyor, saldırganların yüzde 70-80'i önceden sinyal verir. Çoğunda sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışı vardır. Şiddet görünmez değil, erken evrede fark edilebilir."
Gelin hep beraber ABD'deki okul şiddeti verilerine bir göz atalım ve değerlendirelim, ABD'deki 2013-2023 yılları arasında silahlı olaylardaki yüzde 324'lük devasa artışın ardından okullarda bilinçli farkındalık, empati, dürtü kontrolü ve sosyal-duygusal beceri (SEL) eğitimlerinin başlatıldığına tanık olduk. Bu çalışmaların ise sonuç verdiğini ve 2024'te 336 olan olay sayısının 2025'te yaklaşık yüzde 22 azalarak 254'e gerilediğine şahit olduk.
ABD’deki örnekten yola çıkarsak, şiddeti durdurmak için şu üç stratejiyi önerebiliriz:
Birincil önleme, tüm öğrencilere yönelik empati, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerileri kazandırılmalı.
İkincil önleme; riskli, sessizleşen veya alışılmışın dışında davranan öğrencilerin erken tespiti ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine yönlendirilmesi.
Üçüncül önleme, yüksek risk durumlarında kriz müdahale ekiplerinin kurulması ve aile-okul-uzman işbirliğinin sağlanması.
Ayrıca bir başka durum ise dijitalleşmenin sosyal izolasyonu artırdığına dikkat çekmek gerekir. Örneğin: Mafya lideri gibi bazı rol modeller şiddeti estetikleştiriyor dolasıyla özenmeye sebep oluyor.
Modern önleme çalışmaları sadece okul duvarları arasında kalmamalı, dijital yaşamı da kapsamalıdır. Genç: 'kimse beni anlamıyor' diyorsa orada bir risk vardır demek lazım sevgili aileler.