İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Genel Müdürlüğü’nün desteklediği, Hayrat Vakfı ve Uluslararası Eğitimciler Derneği tarafından yürütülen "Aydınlık Yarınlara Projesi" kapsamında 493 bin öğrencinin katıldığı kitap okuma yarışmasının Van ayağındaki ödül töreni, Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın katılımıyla gerçekleşti.
Gençlerin dijital çağın getirdiği risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Turan, ödül törenindeki konuşmasında, "Ekran zorbalığı ve algoritma zorbalığının gençlerimizi abluka altına aldığı bu dönemde, bu rakamın ne kadar kıymetli olduğunu bir daha hatırlatmak isterim" ifadelerini kullandı. Avrupa ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu demografik tehlikeye değinen Turan, sadece sayısal büyüklüğün değil, nitelikli gençliğin önemine vurgu yaparak, "Değeri olmayan, ahlakı olmayan, inancı olmayan, sadece müşteri gibi görülen bir gençliğin hiç kimseye faydası olmadığını Avrupa gördü" dedi. Psikiyatrist Prof. Nevzat Tarhan’ın verilerini de paylaşan Turan, toplumun "manevi bağışıklık sistemini" güçlendirmenin devlet, millet ve STK'ların ortak görevi olduğunu belirtti.
Van’ın medeniyet coğrafyasındaki özel yerine değinen Bülent Turan, "Birisine ‘Van’ dediğinizde, adeta haritamızın süsü gibi olan Van deniziyle beraber anında bulur" dedi. Geçmişte terörün şehre verdiği zararın altını çizen Turan, "Belki terör olmasaydı, bugün Van iki kat daha büyük olacaktı" şeklinde konuştu.
Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin cesur mesajlar veren Turan, "Terör tasfiye edilmeden bu ülkede gençlerimizin umudunun canlı olması mümkün değildir" dedi. Sürecin kalıcılığı için net duruş sergileyen Turan, "Silah bırakılmalı ama bu, fakat'sız olmalı, ama'sız olmalı" uyarısında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin süreçteki cesur adımlarına atıfta bulunan Turan, siyasi aktörlere "Ne olur cesur olun, ne olur samimi olun. En azından Sayın Bahçeli kadar, en azından Sayın Erdoğan kadar kararlı olun" çağrısı yaptı.
Sürecin sadece dağdaki silahlarla sınırlı olmadığını, dilin de bir silah olduğunu hatırlatan Turan, "Bakınız, dil de bir silahtır. Ve dil birçok zaman silahtan daha tehlikeli, daha etkili bir silahtır. O yüzden zihinlerdeki, dildeki silah bitmeden dağdaki silahı bitirmenin de çok bir anlamı yoktur" ifadelerini kullandı. Urfa’daki sözde kutlama etkinliklerini de eleştiren Turan, bu tür yaklaşımların "Terörsüz Türkiye" idealine hizmet etmediğini belirtti.
Göç yönetimine dair verileri de paylaşan Turan, Suriyeli göçmen sayısının 3 milyon 700 binden 2 milyon 283 bine gerilediğini açıkladı. Göçü bir sorun alanı değil, doğru yönetildiğinde ülkeye katkı sağlayacak bir alan olarak gördüklerini ifade eden Turan, "Artık bu ülkede göçü sorun olmaktan çıkarıp bir başarı hikayesinin başlığı olsun istiyoruz" diyerek gerekli tüm tedbirlerin alındığını vurguladı.
Konuşmasını birlik ve beraberlik mesajıyla sonlandıran Çanakkale doğumlu Bakan Yardımcısı Turan, "Çanakkale için ne istiyorsak Van için onu istiyoruz. Türküyle, Kürdüyle, doğusuyla, batısıyla biz kalkınmaya, müreffeh bir Türkiye inşasına hazırız" dedi.
(ERHAN TAYLAN)