10 Ekim–20 Kasım 2026 tarihleri arasında “Metcezir // Ebb & Flow” temasıyla düzenlenen 10. Çanakkale Bienali, kentin tarihsel ve kültürel mirasını çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle bir araya getiriyor. Bienalin ana destekçileri arasında bulunan Kale Grubu, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi aracılığıyla Çanakkale’nin seramik birikimini güncel sanat üretimleriyle buluşturan özel bir seçkiye katkı sunuyor.
Bienalin “Metcezir” temasından ilham alan “Özel Odak: Seramik” seçkisi, seramiği yalnızca bir üretim tekniği olarak değil; tarih, hafıza, coğrafya ve dönüşümle şekillenen bir sanat alanı olarak ele alıyor. Yasemin Ülgen, Ebru Nalan Sülün, Halil Yoleri ve Deniz Erbaş’ın kürasyon ve danışmanlığında hazırlanan seçki, farklı dönemleri ve sanatsal yaklaşımları bir araya getiriyor.
Troya Müzesi, MAHAL Sanat, Korfmann Kütüphanesi ve Mavi Ev gibi farklı noktalara yayılan eserler, Çanakkale’nin seramikle kurduğu tarihsel bağı günümüzün sanat anlayışı üzerinden yeniden yorumluyor. Böylece kentin geçmişinden gelen üretim kültürü, çağdaş sanatçıların özgün çalışmalarıyla yeni anlamlar kazanıyor.
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Çanakkale Bienali’ne verilen desteğin kendileri için taşıdığı anlamı değerlendirdi. Çanakkale’nin yalnızca üretim yaptıkları bir şehir olmadığını belirten Okyay, kentin Kale Grubu’nun hikâyesinin başladığı ve yaklaşık 70 yıldır birlikte büyüdükleri özel bir coğrafya olduğunu ifade etti.
Seramiğin bu coğrafyanın en güçlü hafıza unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Okyay, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’ni kurarken temel hedeflerinin köklü seramik mirasını çağdaş sanat ve tasarımla buluşturmak, yeni karşılaşmalara ve üretimlere alan açmak olduğunu vurguladı.
“Özel Odak: Seramik” seçkisinin bu hedefi Çanakkale’de hayata geçirmesi nedeniyle ayrıca anlam taşıdığını belirten Okyay, seramiğin yalnızca geçmişten devralınan bir miras olmadığını; yaşayan, dönüşen ve geleceğe uzanan güçlü bir ifade alanı olduğunu dile getirdi.
Çanakkale Bienali, yalnızca geçici sergilerle değil, kentte kalıcı iz bırakacak sanat üretimleriyle de öne çıkıyor. Bu kapsamda İngiliz seramik sanatçısı Kay Aplin’in Çanakkale için hazırladığı mekâna özgü çalışma, bienalde ilk kez sanatseverlerin karşısına çıkıyor.
Troya’nın çok katmanlı tarihinden ve bölgenin doğal peyzajından beslenen eserin mimari tasarımında, Troya kazılarında ortaya çıkarılan yapı kalıntıları ve antik surlar referans alınıyor. Seramik karolar üzerinde ise bölgenin bitki örtüsünden esinlenen botanik motifler, arkeolojik buluntulardan alınan biçim ve desenlerle bir araya geliyor.
British Council Kültür Yoluyla Bağlantılar Programı desteğiyle yürütülen araştırma ve üretim sürecinde geliştirilen eser, Kale Grubu’nun iş birliği ve üretim desteğiyle hayata geçirildi. Çalışmanın, bienalin tamamlanmasının ardından Çanakkale’de kalıcı bir kamusal alan sanat yapıtı olarak varlığını sürdürmesi planlanıyor.
Kale Grubu ve Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin katkılarıyla seramiğe özel bir alan açan 10. Çanakkale Bienali, 10 Ekim–20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenleniyor. Çanakkale’nin farklı noktalarına yayılan bienal, kentin kültürel mirasını çağdaş sanatla buluştururken seramiğin geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini de sanatseverlerin gündemine taşıyor.
(HABER MERKEZİ)