Çanakkale’nin tarım sektörü ve ekonomisi hakkında açıklamada bulunan Çanakkale Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kaya; “Ülkemizin ve dolayısıyla ilimizin ekonomisinin, darbeden ve diğer yaşanan olaylardan etkilenmemesi mümkün değil, mutlaka etkilendik ama bu ekonominin darbeden etkilenmesi düşünülenin çok daha altında bir değerde kaldı. O yüzden, bankalar hala kredi veriyor, hala ticarette çekler ve senetler ödeniyor. 2016 yılında zaten var olduğunu bildiğimiz bir ekonomik daralmanın devamı kadar etkilendik. Millet olarak, bir aylık süre zarfında geriye dönüp nerde kalmıştık ne yapabiliriz moduyla davranmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yaşananlar, Türkiye ekonomisinin eskisi gibi kırılgan olmadığını uluslararası piyasada sağlam bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Unutulmamalıdır ki! Bu devlet kadimdir, evet bu millet tarihin kendisi kadar ihtiyardır. Ancak dış güçler, bizi yok edebileceğini düşünecek kadar, bunu hayal edebilecek kadar küçüktürler. Bizim tarihimiz, en yakın 15 Temmuz ’ta olduğu gibi, evveliyatımızdan bu yana, nice şanlı mücadelelerle yazılmıştır. Gerektiğinde yine aynı ruhla yazılmaya da devam edecektir. Üretimden diğer her alana, daha iyi için mücadele etmek kararlılığı ve azminde olmamız başarımızın müspet anahtarı olacaktır. Özellikle tarımsal ürünlerde ihracatta artış yaşanacağını vurgulayan Kaya, "Çiftçimiz kaliteli, kalıntısız ürününü yetiştirmeye devam etsin. Altını çizerek söylüyorum, kimse bu konuda bir sıkıntıya, kaygıya düşmesin. Görülecektir, 2016 kışı ve 2017 kışının toplamının bugüne kadar yapılan en yüksek ihracat olduğuna tanık olacaksınız. Bir yıllık Rusya ambargosunda meydana gelen pazar arayışında Uzakdoğu, Asya, Avrupa gibi pazarların keşfedilmesi ihracatımızın çeşitlenmesine ve dolayısıyla, kaliteli üretim yapıldığı sürece pazar sıkıntımızın olmadığı göstermektedir. İlimizde şeftali yetiştiren çiftçilerimiz, bu yılki fiyatların geçtiğimiz yıllara göre düşük seyretmesinden dolayı mağdur. Bu sezon, yurt dışına ihracat olmaması ve ülkemizde yaşanan olumsuzlukların etkilerinden dolayı 1 ila 1,5 liraya iç pazarda zor alıcı buluyor. Diğer bir önemli sorun ise, yeni şeftali cinsleri ile kurulan bahçeler nedeniyle şeftali cinlerinin hiç boşluk vermeden, art arda hasat edilmesi de fiyatların düşmesinde diğer bir nedeni. Genellikle yurtdışı kökenli bu cinslerin, klasik yetiştiricilikte var olan cinslere göre daha fazla verim vermesi fakat hastalık ve zararlılara daha hassas olması da üreticimize ek yük getirmektedir. Ayrıca tat ve aroma olarak geleneksel lezzetten uzak oluşları da tüketicinin daha az tüketmesine neden olmaktadır. Şeftali fiyatlarının düşük olarak söylendiği dönemlerde, klasik cinsler ile kurulu bahçelerin olduğu üreticilerimiz, yine standart piyasanın üzerindeki fiyatlardan ürünlerini satmaktadırlar. Bu anlamda meyvecilik, sebzecilik ve hububat yetiştiriciliğinde, tohumlarımızın gen kaynakları araştırmalarına daha fazla ağırlık verilerek, yerli tohumlarımızın, yerli bir tank yerli bir uçak kadar stratejik öneminin bilinciyle, milli davamız olmalıdır. Asıl başarımız, tarladan üretilen ürün kadar, tarlaya ekilen fide, fidan ve tohumda da dünya genelinde ilk sıralara giren bir ihracatımız olduğun-da sağlanacağı düşüncesindeyim. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üreticimiz, tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için en kalitelisini üretmeye devam ediyor” dedi.