yandexmetrikacounter
Çanakkale Geçilmez Ruhunun 111. Yılı | Çanakkale Olay
Erhan Taylan

erhantaylan17@hotmail.com

Çanakkale Geçilmez Ruhunun 111. Yılı

147

Şehitler diyarı Çanakkale…

Sadece bir coğrafya değil; bir milletin hafızası, iradesi ve sarsılmaz duruşunun adıdır. Her karışı şehit kanıyla yoğrulmuş bu topraklar, aradan geçen 111 yıla rağmen hâlâ aynı sesi haykırıyor; “Çanakkale Geçilmez.”

Mehmet Akif’in dizelerinde dile gelen o büyük fedakârlık, aslında bu milletin karakterinin en açık yansımasıdır. Yarımadada dağlar, taşlar, toprak… Hepsi birer şahittir o günlere. Bir hilal uğruna batan güneşler, bugün hâlâ bu vatanın ufkunu aydınlatmaya devam ediyorlar. Çanakkale, yalnızca bir savaşın kazanıldığı yer değildir. Aynı zamanda bir milletin yeniden doğduğu, küllerinden ayağa kalktığı dönüm noktasıdır. 18 Mart 1915, sadece bir zafer tarihi değil; yokluk içinde var olmanın, imkânsız denileni başarmanın adıdır.

Bu topraklarda büyümüş, bu havayı solumuş bir Çanakkaleli olarak şunu açıkça söylemek gerekir; bu topraklarda hissedilen duygu, kelimelerle anlatılamayacak kadar derindir. Her adımda bir hatıra, her rüzgarda bir hatırlatma vardır. Çanakkale sadece bir şehir değil, bir milletin sarsılmaz iradesinin mühürlendiği, imkansızın inançla mağlup edildiği mukaddes bir emanettir.

Burada toprak, üzerine basılıp geçilecek bir yer değil; altında binlerce isimsiz kahramanın yattığı, her karışında bir vatan evladının son nefesinin saklı olduğu bir değerdir. Çanakkale kordonundan boğazın sularına baktığınızda sadece maviyi değil, o günün barut kokusunu ve geçit vermeyen o devleşen yürekleri görürsünüz.

Çanakkaleli olmak; bu büyük mirası omuzlarında bir şeref madalyası gibi taşımaktır. Bizler, 'Çanakkale Geçilmez' nidasının yankılandığı bu coğrafyada; vatan sevgisinin, kardeşliğin ve fedakarlığın ne anlama geldiğini tarih kitaplarından değil; bizzat bu toprağın ruhundan, kanla sulanmış savaş alanlarından ve Şehitler Abidesi’nin gölgesinde kefensiz yatan binlerce Mehmetçik’ten öğrendik.

O gün cephede ortaya konulan kolektif ruh, bugün hala bu milletin en büyük gücüdür. İnanç, azim ve vatan sevgisiyle yazılan bu destan, dünyaya açık bir mesaj vermiştir.

Bu milletin var olma iradesi asla kırılmaz.

Çanakkale’de düşmana karşı sergilenen birlik ve beraberlik, en zor anlarda dahi nasıl kenetlenebileceğimizi gösteren en güçlü örnektir. 111 yıl önce yokluklar içinde kazanılan bu zafer, sadece askeri bir başarı değil; aynı zamanda bir iman ve ahlak destanıdır.

Ve elbette, bu destanın en anlamlı sözlerinden biri 1934 yılında dile getirilmiştir. Düşmana karşı verilen mücadelede bile insanlığın kaybedilmediğini gösteren o tarihi hitap, Çanakkale ruhunun ne kadar yüce olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu topraklarda yatanlar artık ayrım gözetilmeksizin aynı huzurun parçasıdırlar.

Çanakkale’de yatan şehitler, bu milletin kalbinde ebediyen yaşayacaktır. Çünkü onlar sadece bir savaş kazanmadı; bir milletin geleceğini kurtardı. Onların bu fedakârlığı, bugün sahip olduğumuz bağımsızlığın en güçlü teminatı olmuştur. Bugün bize düşen en büyük görev ise bu ruhu anlamak ve yaşatmaktır. Çanakkale’yi sadece anmak değil, onun verdiği mesajı doğru okumaktır. Birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizi unutmamak, ayrışmadan, kopmadan aynı bilinçle geleceğe yürümektir.

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Bu topraklarda doğmuş biri olarak gururla söylüyorum;

  • Çanakkale sadece bir zafer değildir…
  • Çanakkale, bir milletin sonsuza kadar sürecek olan bağımsızlık yeminidir.

Kalın sağlıcakla…