yandexmetrikacounter
Çanakkale’de Bir Zafer ve Bir Bayram Arasın | Çanakkale Olay
Mine Kandaz

info@ozugurdanismanlik.com

Çanakkale’de Bir Zafer ve Bir Bayram Arasında: Miras, Vefa ve Aile Olmak

Sosyolog/Aile Danışmanı
61

Geçen hafta bu köşede kadının sosyolojik ve kültürel derinliğini, toplumu ilmek ilmek işleyen o birleştirici gücünü konuşmuştuk. Bu hafta ise Çanakkale’nin o vakur havasında, iki büyük ruhsal durağın tam ortasındayız: Bir yanda 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yılındaki o büyük gurur, diğer yanda ise Ramazan Bayramı’nın getirdiği o eşsiz huzur ve kavuşma heyecanı.

Bir Sosyolog ve Aile Danışmanı olarak baktığımda, bu iki özel günün aslında aynı köklerden beslendiğini görüyorum: Aidiyet, Vefa ve “Biz” Bilinci.

111 yıl önce bu topraklarda verilen mücadele, sadece bir toprak savunması değildi; bir "ev," bir "aile" ve bir "gelecek" savunmasıydı. Bugün bizler bayram sofralarında güvenle buluşabiliyorsak, bunu o gün kendi ailelerinden, hayallerinden ve canlarından vazgeçen o devasa ruha borçluyuz. Çanakkale Zaferi bize dayanışmanın ve vefanın sosyolojisini; bayramlar ise paylaşmanın ve bağ kurmanın psikolojisini öğretir. O gün bu topraklarda düşünmeden canını, eşini, çocuğunu, annesini, babasını feda edenlere, bugün bir vefa borcumuz olduğunu da hatırlatır.

Çoğu zaman "miras" dendiğinde aklımıza maddi değerler gelir. Oysaki bir neslin diğerine bırakabileceği en büyük miras "değerler bütünüdür." 18 Mart bize "dirençli olmayı" ve "fedakarlığı" miras bırakırken; bayramlar bize "bağışlamayı," "küçükleri sevindirmeyi" ve "büyüklerin gölgesinde serinlemeyi" hatırlatır. Eğer bugün çocuklarımıza 18 Mart'ın gururunu ve bayramın neşesini aynı anda verebiliyorsak, sağlıklı bir toplum inşa ediyoruz demektir.

Kişisel gelişim süreçlerinde üzerinde en çok durduğumuz kavramlardan biri "anda kalmak"tır. Bu hafta Çanakkale’de hem zaferin hem de bayramın coşkusu varken, gelin odağımızı dijital dünyanın gürültüsünden çekip yanı başımızdakilere çevirelim.

  • Bayram ziyaretlerini bir "görev" gibi değil, bir "bağ kurma" fırsatı olarak görelim.
  • Şehitliklerimizi ziyaret ederken sadece dua etmekle kalmayalım; o ruhun bizden beklediği birlik ve beraberliği ailemize ve topluma nasıl yansıtabileceğimizi düşünelim.

Bu toprakların evlatları olarak bizler, vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir zaferin ve sevgiyle örülmüş bir bayramın mirasçılarıyız. Geçen hafta konuştuğumuz o "kadın eli" değmiş toplum yapımız, bu hafta vatan ve bayram sevgisiyle daha da güçleniyor.

Bu vesileyle, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor; hepinizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

Sofralarınızdan bereket, gönüllerinizden vefa eksik olmasın.

Gelecek hafta görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

www.ozugurdanismanlik.com

info@ozugurdanismanlik.com

Instagram : koyde.birsosyolog