yandexmetrikacounter
Adnan İlter’den fon krizi açıklaması; “Hiçb | Çanakkale Olay

Adnan İlter’den fon krizi açıklaması; “Hiçbir makam ayrıcalık sağlayamaz”

CHP Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan İlter, kamuoyunun gündemindeki fon meselesine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada denetim mekanizmalarının işleyişi, siyasi sorumluluk ve hukukun üstünlüğü konularına dikkat çekti. Ekonomik güvenin sağlanması için hiçbir siyasi bağlantının, makamın veya kamu gücünün kişilere ayrıcalık tanımaması gerektiğini belirten İlter, olası ihmal ve usulsüzlüklerin araştırılması çağrısında bulundu.

254

CHP Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Adnan İlter, fon meselesine ilişkin değerlendirmesinde, yaşananların yalnızca yatırımcıların uğradığı zararla sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Denetim kurumlarının görevlerini zamanında ve etkin biçimde yerine getirip getirmediğinin sorgulanması gerektiğini belirten İlter, ekonomik istikrarın ve toplumsal güvenin korunmasında şeffaflığın, tarafsızlığın ve hukukun üstünlüğünün önemini vurguladı. İlter, açıklamasında siyasi bağlantıların ve kamu gücünün kişilere ayrıcalık sağlamaması gerektiğine dikkat çekerek, denetim süreçlerinin ve kamu yönetiminin sorumluluğunun bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini kaydetti.

“Denetim kurumları ne yaptı?”

Fon meselesinin denetim anlayışını ve siyasi sorumluluğu gündeme getirdiğini belirten İlter, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “ Fon Krizi meselesi, yatırımcıların zararının ötesinde, asıl kamu yönetiminin denetim anlayışının ve siyasi sorumluluğun sorgulanmasını gereken bir meseledir. Vatandaş birikimlerini sermaye piyasalarında değerlendirirken devletin denetim kurumları görevlerini zamanında ve etkin biçimde yerine getirdi mi? İlk olağandışı işlemler ne zaman gerçekleşti? SPK ne zaman haberdar oldu, ne zaman müdahale etti? Herhangi bir ihmal, çıkar çatışması veya görev suistimali söz konusu mu? Bu sorular siyasi ayrım gözetilmeksizin araştırılmalı, varsa sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir. Denetimin amacı, zarar ortaya çıktıktan sonra açıklama yapmak değil, olası usulsüzlüklere zamanında müdahale edebilmektir. Kamu kurumlarının bağımsız, liyakatli ve etkin çalışmasını sağlayacak yönetim anlayışının oluşturulması siyasi iktidarın sorumluluk alanındadır. Bu nedenle yalnızca kurumların ne yaptığı değil, denetim sisteminin yeterliliği ve siyasi yönetimin bu konudaki tercihleri de sorgulanmalıdır. Devlet her yatırımcının her zararını karşılamak zorunda değildir. Ancak hukukun herkese eşit uygulanmasını, denetim kurumlarının etkin çalışmasını ve olası usulsüzlüklerin araştırılmasını sağlamakla yükümlüdür. Devlette yetki sahibi olmak, halka karşı bir ayrıcalık ya da üstünlük değil; millete karşı sorumlu olmaktır. Devlete ve siyaset kurumuna duyulan güven kaybının bir ülkeye bedeli, yatırımcıların fonlarda kaybettiği milyarlardan bile çok daha ağır olur” dedi.

(ERHAN TAYLAN)
Paylaş