Çanakkale’de ‘Silahlar sussun, ölümler son bulsun!’ diyerek vicdan hareketi başlayan Beyaz İnisiyatif, dün yine Truva Atı önünde açıklama yaparak, Ankara’da 13 Mart tarihinde yaşanan bombalı saldırıya değindi. “Alışmayacağız..” diyen Beyaz İnisiyatif üyeleri, ‘Silahlar sussun, ölümler son bulsun!’ demeye devam edeceklerini ifade ettiler. Beyaz İnisiyatif adına açıklamayı Ayla Başkurt yaptı. “Terörle yaşamaya alışmayacağız, çünkü alışmak yaşarken ölmek demektir” diyen Başkurt, “13 Mart 2016 günü Ankara`da gerçekleştirilen bombalı saldın sonucunda bir kez daha sarsıldık. Yine masum sivil insanları hedef almış olan ve onlarca yurttaşın hayatını kaybetmesine, onlarcasının yaralanmasına sebep olan kör bir terör saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Hepimizin yüreğini yakan bu katliamda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bir kez daha hangi amaç için olursa olsun, yaşadığımız yüzyılda şiddet yoluyla kazanılacak hiçbir başarının olamayacağını ifade etmek isliyoruz. Katliamlar karşısında siyasal sorumluluk almayanların ve istifa etmeyenlerin bu tutumunu kamuoyu vicdanına havale ediyoruz” dedi.
“Ortak vicdanı temsil etmeye devam edeceğiz”
“Bir ülkede savaşın başlangıcında kritik bir eşik vardır” diyen Başkurt, “O eşik, toplu ölümleri kanıksatma ve sistematikleştirmedir. Şu anda Türkiye halklarına uygulanan bu. Gazetecisinden, yüksek yargı başkanından hükümet yetkilisine dek: ‘Bir süre terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor’ naraları atılıyor. Fransız edebiyatçı Balzac der ki: "İnsan, göre göre kötülüklere alışır, yapılanları boş verir. Önce yapılan kötülükleri onaylamaya başlar, sonunda kendisi de yapar. Karakterler gevşer, yetenekler yozlaşır.’ Hiç kimse bizden savaşla ve şiddetle yaşamaya alışmamızı beklemesin. Alışmayacağız. ‘Silahlar Sussun, Ölümler Son Bulsun!’ demeye, ortak vicdanı temsil etmeye devam edeceğiz. Alışmayacağız. Şiddetin bu coğrafyaya bu kadar hakim olmasına alışamayız. Her şeyin sadece şiddet yoluyla, silahla, bombayla çözülmesine alışamayız. Alışmayacağız. ‘Barış’ kelimesinin artık bir suç unsuru haline gelmesine alışamayız. Barışın tek çözüm olduğu apaçık ortadayken, tek çözüm diyalogken bunu savunurken, kendimizi bile sorgular hale gelmeye alışamayız. Alışmayacağız. Çocukların, yaşlıların, gençlerin ölümlerine, ölülerin kimliğine, dinine, diline ırkına göre sınıflandırılmasına alışamayız. Alışmayacağız. Bir toplum için en güvenilir haber alma mecraları olması gereken medyanın, basının, artık sadece bir propaganda malzemesi olmasına, yalan üretme makineleri olmasına alışamayız. Alışmayacağız. Özgürlük veya demokrasi adına mücadele ettiğini söyleyenlerin kirli ilişkilerine, hakları uğruna diğer insanların yaşam haklarını elinden almasına alışamayız” dedi. Başkurt açıklamasını, Alışmayacağız. İnsanların oluşturduğu devletin, insanların üstündü tutulmasına alışamayız. Alışmayacağız. Batının doğuya sessizliğine, doğunun da batının sessizliğine ve vahşetine vahşetle karşılık vermesine alışamayız. ‘Dişe diş, kana kan, intikam’ gibi kısır bir döngüye alışamayız. Alışmayacağız. Devletin başındaki zümrenin, kişilerin kendi kişisel hırs ve rövanş alma duyguları yüzünden koca bir ülkeyi ve koca bir coğrafyayı deneme tahtası haline çevirmesin alışamayız. Alışmayacağız. Vicdansızlığa, alçaklığa bu kadar kötülüğe, kötülüğün normal gelmesine alışamayız. Alışmayacağız. Çünkü alışmak yaşarken ölmek demektir! Kör teröre, bunu vatandaşlarına reva görenlere, bombalarla ölmeye alışmamızı isteyenlere inat; Alışmayacağız. Asıl olan yaşamdır, yaşam kutsaldır diyoruz!” ifadeleri ile tamamladı. (Burhan Mert Balcı)