AKRAN ZORBALIĞI (2): EVDEKİ HUZURDAN OKULDAKİ GÜVENE: SOMUT ADIMLAR
Sosyolog/Aile Danışmanı
89
Geçtiğimiz hafta akran zorbalığının önemini ve üzerimize düşen
sorumlulukları konuşmuştuk. Bu hafta ise, bu zorlu süreçle başa
çıkmada ailelerin uygulayabileceği somut iletişim tekniklerine ve
çözüm yollarına odaklanıyoruz. Çünkü zorbalık bir kader değil,
doğru müdahale ile durdurulabilecek bir toplumsal hastalıktır.
Çocuğunuz Zorbalığa Uğruyorsa: "Senin Yanındayım"ın
Gücü
Çocuğunuz size maruz kaldığı zorbalığı anlattığında, ilk
refleksiniz öfke ya da sorgulayıcı veya kendisini savunmaması ile
ilgili suçlayıcı bir tavır olmamalıdır. Çocuğunuzun duygusunu
anlamaya odaklanmak olmalıdır.
-
Sadece Dinleyin ve Duygusunu Onaylayın: "Bunu
paylaştığın için teşekkür ederim, senin için ne kadar zor
olduğunu anlıyorum" demek, çocuğun dünyasındaki en büyük
iyileştiricidir. Duygusunun görüldüğünü hisseden çocuk, sizinle
daha rahat iletişim kurmaya başlar.
-
Sorumluluğu Satın Almayın: Çocuğunuzu
zorbalığa uğratan arkadaşı ile gidip bizzat konuşmak, tehdit
etmek, çocuğa gözdağı vermek de zorbalığın farklı bir türüdür.
Bu nedenle böyle bir sorumluluk üzerinize almayın. İletişim
kuracağınız kişi, zorbalığı yapan çocuk değil, ailesi ve okul
yönetimi olmalıdır.
-
Rol Yapma Egzersizi: Evde prova yapın.
Çocuğunuza zorba karşısında dik durmayı, göz teması kurmayı ve
sakin ama net bir sesle "Dur, bu yaptığından hoşlanmıyorum"
demeyi öğretin. Psikolojik dayanıklılığı sağlamlaşan çocuk,
zorbalığa maruz kalma durumundan da uzaklaşacaktır.
-
Okulla İş Birliği: Zorbalık "çocuklar arasında
çözülür" diyerek geçiştirilmemelidir.
Okul yönetimini ve rehberlik servisini sürecin içine dâhil edin;
okullarımız merhametin ve empatinin öğretildiği güvenli limanlar
olmalıdır. Gerekirse okul yönetiminin veya rehber öğretmenin
yönlendirmesi aracılığıyla, aileler olarak bir araya gelin ve
durumu anlamaya ve çözmeye istekli olun.
Çocuğunuz Zorbalık Yapıyorsa: Yüzleşme ve
Değişim
Çocuğunuzun bir başkasına zarar verdiğini öğrenmek sarsıcıdır.
Ancak onu "kötü çocuk" ilan etmek yerine, bu davranışı
değiştirmeye odaklanmalısınız.
-
Nedenini Araştırın: Çocuğunuz dijital dünyada
"güçlü olan haklıdır" algısıyla mı büyüyor? İzlediği şiddet
içerikli oyun ve filmleri denetlemek ebeveyn olarak bir
numaralı sorumluluğunuzdur. Aynı zamanda ebeveynler olarak
sizlerin şiddet söylemleri, öfkeli hareketleri ve çevresine
karşı agresif tavırları varsa, çocuğun da bunları rol model
alabileceğini unutmayın. Çocuk denileni değil, gördüğünü yapma
eğiliminde olacaktır. Bu konuda kendinize dürüst olun.
-
Neden-Sonuç İlişkisi Kurdurun: "Sen böyle
yaptığında arkadaşın neler hissetmiş olabilir?" sorusuyla
başkasının acısını hissetmesini, yani empati kurmasını
sağlayın. Bir diğer empati cümlesi de “sana bu şekilde
davranılsaydı ne hissederdin?” şeklinde kurulabilir. Orada, bu
duruma maruz kalma duygusuyla yüzleşmesini sağlayın.
-
Öfke Yönetimi: Çocuğunuza duygularını
yumruklarla ya da hakaretlerle değil, kelimelerle ifade etmeyi
öğretin. Barışın dilini evde siz başlatın. Evin içerisinde,
aile üyeleri olarak sakin ve net bir dil kullanmayı alışkanlık
edinin. Sınırlarını korumanın güç veya şiddetle alakası
olmadığını, doğru bir iletişim ve kararlılıkla olduğunu ifade
edin ve rol model olarak gösterin.
Unutmayın; akran zorbalığıyla mücadele etmek sadece mağdur
ailesinin değil, hepimizin ortak borcudur. Çocuklarımıza
akranlarıyla dalga geçerek güç kazanmak yerine, onlarla sağlıklı
iletişim kurmanın asaletini aşılamalıyız. Bunun en güzel
başlangıcı da ebeveynler olarak zorbalığı çağrıştıran, pekiştiren
davranışlardan önce kendimizi uzak tutmaktır. Biz çevremizdeki
insanlarla sağlıklı bir iletişim kurmaya başladığımızda çocuğumuz
da bizden örnek alma imkânı bulacaktır.
Burada şunu net bir şekilde fark etmek durumundayız. Birbirimize
ve çocuklarımızın ruhuna sahip çıkmak zorundayız.
Haftaya görüşmek üzere, sevgiyle kalın.
www.ozugurdanismanlik.com
info@ozugurdanismanlik.com
Instagram : Koyde.birsosyolog