yandexmetrikacounter
BİZİ BİZ YAPAN ÖZNELER... | Çanakkale Olay

BİZİ BİZ YAPAN ÖZNELER...

Eylül'ün Güncesi
131

Hayatında her şeyi düzene koyduğunda ve evet şimdi ait olduğum yerdeyim dediğinde bile, bir yanın geçmişe saplanıp kalmıştır oysa ki....

Sana acı veren o hisleri unuttuğunu zannettiğinde, ılık bir rüzgarla gelen o koku çarpar yüzüne...

Tanıdık, eskiye dair, yüreğini sızlatan bir koku... Çam ağaçlarının huzurlu sessizliğinde, bir mezar başında gitme diye ağlarken gelen o koku... Ve o ses tonu....

Sen bana emanetsin, artık ben varım diyen o buğulu ses tonu...

Sahi emanet ne demekti...?

Anlamını bilmeyen insanlara mi emanet edilmiştik. Gidenin ardından sadece bir teselli cümlesi miydi yoksa...

Geçmiş.....

Bizi biz yapan özümüzü anımsamak değil miydi..?

Peki neden geçmiş denince aklımızda sadece tek bir anı geliyor. En kötü olduğumuz, en çaresiz olduğumuz an...

Artık acıtmıyor değil mi...

Zamanla her acı geçer dediklerinde anlayamıyoruz lakin, olduğumuz yerden uzaklaşmak değil, acı olgunlaştığı an, bırakıyormuş bizi... Zaman gerçekten ilaçmış, yara zannettiğimiz o sivilceye...

Artık anımsamak acıtmıyor, daha da güçlendiriyor yüreğimizi aksine...

Acının dayanılmaz olduğu anlarda susturduğumuz yüreğimizin, nefes alma zamanı gelmedi mi... Konuşmanın, haykırmanın, kahkaha atmanın....

Bizi biz yapan öznelerle yeniden tanışmanın...