yandexmetrikacounter
Gazetecilik Kimin İçin Yapılıyor? | Çanakkale Olay
Yusuf Sonkurt

yusuf@canakkaleolay.com

Gazetecilik Kimin İçin Yapılıyor?

Son günlerde bazı yerel yayın organlarında art arda yayımlanan "Yaya Kaldırımında Merdiven İşgali" ve "Şikâyet Var, İcraat Yok" başlıklı haberler ister istemez bazı soruları akıllara getiriyor. Bir haberin ne zaman yapıldığı kadar, neden o gün yapıldığı, hangi gerekçeyle gündeme taşındığı ve hangi amaçla servis edildiği de gazetecilik açısından önemlidir.

FIRTINA
159

Bizler yıllardır bu mesleğin içinde olan insanlar olarak haberin değerini de, sorumluluğunu da biliyoruz. Gazetecilik; birilerinin işaret ettiği hedefe yönelmek değil, toplumun haber alma hakkını gözeterek gerçekleri ortaya çıkarmaktır. Ne yazık ki zaman zaman bazı yayınlarda bunun tam tersine tanıklık ediyoruz.

Yaklaşık bir hafta önce Erenköy'de yaşanan bir olaya ilişkin görüntüleri kamuoyuyla paylaşmış, "Kamu Kurumu Yöneticisi Bankları Parçaladı" başlığıyla haberleştirmiştik. Haberin tamamı görüntülere dayanıyor, kamuoyunun bilgilendirilmesi amacı taşıyordu. Ancak o haberin ardından peş peşe yayımlanan bazı içeriklerin zamanlaması ister istemez "Acaba birileri rahatsız mı oldu?" sorusunu gündeme getiriyor.

Anlaşılan o ki bazı gerçeklere dokununca, birileri de düğmeye basıyor.

Erenköy'de söz konusu kamu yöneticisi hakkında uzun süredir konuşulan pek çok iddia bulunduğunu biz de biliyoruz. Ancak dedikoduyu haber diye sunmayı hiçbir zaman gazetecilik olarak görmedik. Kamu zararını, kişilik haklarını ve hukuki süreci gözettiğimiz için doğrulanmamış iddiaları sayfalarımıza taşımadık. Çünkü gazetecilik, kulaktan dolma bilgilerle itibar suikastı yapmak değildir.

Ne yazık ki bugün bazı çevreler gazeteciliği, hesaplaşmanın ya da rövanş almanın bir aracı gibi görmeye başladı. Bir haberin amacı kamu yararı değil de bir kişiyi, kurumu ya da yayın organını hedef almak olduğunda, ortaya gazetecilik değil; yönlendirilmiş bir algı çalışması çıkar.

Elbette eleştirilebiliriz. Hatalarımız varsa ortaya konulur, belgelerle konuşulur. Buna hiçbir itirazımız yok. Ancak sipariş haber anlayışıyla hareket edilmesi, gazeteciliğin en temel ilkelerine zarar verir. Meslek etiği, kişisel hesapların önüne geçebildiği sürece anlam taşır.

Çanakkale küçük bir şehir. Bu kentte yaşayan insanlar kimin hangi anlayışla gazetecilik yaptığını, kimin kamu yararını gözettiğini, kimin ise belli çevrelerin söylemlerini manşete taşıdığını yıllardır görüyor. Kamuoyunun hafızası sanıldığından çok daha güçlüdür.

Hakkımızda devam eden hukuki süreçler nedeniyle bugün her şeyi ayrıntısıyla konuşmuyor olmamız, gerçeklerin üzerinin örtüldüğü anlamına gelmez. Hukuka olan saygımız nedeniyle sabrediyoruz. Ancak bu sessizlik, yaşananları görmediğimiz ya da unutacağımız anlamına da gelmiyor.

Basın özgürlüğü; iftira özgürlüğü değildir. Eleştiri hakkı; yönlendirilmiş karalama kampanyalarına dönüşemez. Gazeteciliğin itibarı, bağımsızlığından gelir. Kalemin gücü de, hiçbir odaktan talimat almamasındadır.

Biz bugüne kadar belgelerle konuştuk, bundan sonra da öyle yapacağız. Hiç kimsenin arkasından dolaşmadan, gizli hesaplar peşinde koşmadan, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğuyla hareket etmeye devam edeceğiz.

Çünkü inanıyoruz ki gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi kötü (!) bir huyu vardır.

Bugün algılarla gündem oluşturulabilir, manşetlerle yön verilmeye çalışılabilir. Ancak sonunda konuşacak olan yine belgeler, hukuk ve vicdan olacaktır.

Bu ülkede adalet vardır. İşleyişi zaman alabilir, süreçler sabır gerektirebilir; fakat hukuk herkes için vardır. Gazeteciliğin de en büyük güvencesi, kişisel hesaplar değil; gerçeğin ve hukukun yanında durabilmesidir.

Bizim tercihimiz de dün olduğu gibi bugün de budur.