Devrimci Emekliler Sendikası bugün ülke çapında örgütlü bulunduğu illerde eş zamanlı olarak; TÜİK verileri, seyyanen zam talepleri, genel talepleri ve intihar vakaları ile ilgili basın açıklamaları gerçekleştirdi. Devrimci Emekli Sendikası Çanakkale Şubesi üyeleri de bu doğrultuda Kepez’de bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü binası önünde bir araya geldi.
Burada yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Bugün TÜİK tarafından arka planda hazırladıkları enflasyon rakamlarını açıklayacaklar. Emeğimizin ne kadarını daha çalacaklarının ve onurumuzu ne kadar alaşağı edeceklerinin % de’leri tüm basında paylaşılacak. Enflasyonun yüzde kaç olduğunu ve yüzde kaç zam vereceklerini doğrusu artık merak etmiyoruz!
Çünkü biliyoruz ki, enflasyonun faturası emeklilere, emek geliri olanlara yani vatandaşın üzerine yıkılacaktır.
Neden mi?
Sermayeyle kol kola girmiş iktidar ve yandaşları halkını, emeklisini, çiftçisini, işçisini, gencinden kadınına ve çocukların bu ülkede gelecekleri ve yaşamları unutuldu.
Kar! Kar! Kar! Kazanç! Kazanç! Kazanç! Daha da Daha da diyerek ülkenin tüm gelir kaynaklarının üzerine çöreklenerek ülke ekonomisi yapıyorlar. Ve gözleri doymayacak kadar unutulmuşuz!
Emekliler; açlık sınırının altında yaşama zorla, şiddetle, ölümlerle mahkûm edilmiştir!
Bu ülkede artık emekliler intihara teşebbüs ediyor ve her gün bir yenisi ekleniyorsa…
Maden ocağında göçük altında işçiler hayatlarını kaybettiklerinde hiçbir sorgulama yapılmıyorsa…
Gelir hamlesi akla gelmiyor da, elektrik, su, gıda ve kış dolayısıyla doğalgaza zam hamleleri ön palanda ilerliyorsa, bu ülkeyi ayakta tutan tüm emekçiler TÜİK’in masallarına heba ediliyorsa…
Yani TÜİK, enflasyon gerçeğini doğru yansıtmıyorsa…
Biz emekliler emeğimizi çaldırmayacak ve onurlu yaşamın vazgeçilmezliğini dile getirmeye devam edeceğiz.
TÜİK T.C. Mahkemelerinin verdiği kararlara uymamaktadır. Maddi fiyat listesini açıklamak zorundayken açıklamıyor.
Peki, ülkenin gelir kaynakları nereye akıyor?
Soruyoruz, enflasyonu ne kadar bastırabilir ya da maniple edebilirseniz edin Emeklilerin intihar noktasına gelmeleri, hayatlarını sefalete sürükleyerek, dağılma noktasına gelmiş aile yaşamlarını nereye kadar görmemezlikten geleceksiniz? İnsanca Onurlu yaşamı ısrarla dile getirmemizin kamuoyunda yer bulsa da, Ne iktidar, ne de TÜİK hak ve taleplerimize insanca yaşama taleplerimize kulaklarını tıkamış durumdalar.
Açıkçası insanca geçim düzeylerinde nasıl bir iyileşme bizi bekliyor? Soruyoruz.
Milyonlar geçinemiyoruz diye haykırıyor, bir avuç rantçı servetinin daha da büyümeye çalışıyor. İktidarla iç içe geçmiş bir avuç sermaye sınıfına hizmet ya da büyüme değil de nedir?
Yani Siyasal güç ile ekonomik güç birbirinden beslenerek kendi çıkarlarına uygun, ekonomik politikalar üreterek haksız kazançlarla büyümeye devam etmiyor mu?
Emeklinin sofrasındaki ekmek küçülürken, yaşam maliyeti büyüyor. Oysa emeklinin barınma beslenme ulaşım ve sağlık haklarını güvence altına almak en temel insanlık ve anayasal haktır.
Emeklilik, insanın hayatının son döneminde huzur ve güven içinde yaşaması gereken bir dönem iken, Emeklileri çocuklarının yardımına, borca, krediye ve sadakaya muhtaç bırakılarak, hem sosyal devlet anlayışı yok sayılarak, emekliler insanca yaşamdan uzaklaştırılmıştır.
Sokaklarda, medyalarda, işyerlerinde ve hayatın her alanında yıllarca ödediğimiz primlerin, döktüğümüz alın terinin hakkımız olduğunu savunacağız.
Haklarımızdan, örgütlü mücadeleden vazgeçmiyoruz!
BİZ EMEKLİLER her basın açıklamalarında çözülememiş taleplerimizi gündeme taşımaya devam edeceğiz.
En düşük emekli maaşı insanca yaşam düzeyine çıkarılmalıdır. !
PARASIZ, ERİŞİLEBİLİR NİTELİKLİ SAĞLIK HİZMETİ
SAĞLIKTA KATKI PAYLARI KALDİRİLMALIDIR
MİLLİ GELİRDEN PAYIMIZ DERHAL VERİLMELİDİR
İNTİBAK YASASI DERHAL ÇIKARILMALIDIR!
SENDİKALARIMIZA YASAL GÜVENCE HAKKIMIZ OLAN TOPLU SÖİZLEŞME YOLUNA GİDİLMELİDİR!
BAYRAM İKRAMİYESİ YILDA 3 KEZ ÖDENMELİ, ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALMALALIDIR!
Emeklerimize onurumuza ve geleceğimize sahip çıkıyor,
Sadaka değil ödediğimiz primlerin karşılığı olan haklarımızı istiyoruz!
Yaşasın Emeklilerin Örgütlü mücadelesi”
(HADİYE AYŞE İRİM)