İstanbul Ticaret Borsası’nın (İSTİB) düzenlediği Altın Tohumlar toplantısında, son yılların dikkat çeken tarım ürünlerinden aronya tüm yönleriyle ele alındı. Online gerçekleştirilen toplantıda, sosyal medyada yayılan gerçek dışı kazanç vaatlerinin tarıma zarar verdiği vurgulanırken, Çanakkale’de yapılan bilinçli aronya üretimi başarı örneği olarak öne çıktı.
Toplantının açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaparken, moderatörlüğü İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen üstlendi. Toplantıya Artvin İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Dr. Yılmaz Boz, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Fatih Erbaş, aronya yatırımcısı Aylin Kalafatoğlu ve Çanakkaleli aronya üreticisi Mehmet Mustafa Baran konuşmacı olarak katıldı.
İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, aronyanın besin değeri açısından son derece güçlü bir meyve olduğuna dikkat çekerek, “Araştırmalar, aronyanın polifenol ve antioksidan değerlerinin çilek ve yaban mersininden daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak üretimi artırmak tek başına yeterli değil. Asıl mesele, bu ürünü markalaştırmak ve işleme-ticaret boyutunu güçlendirmek. Güçlü bir değer zinciri kurulmazsa potansiyelin büyük kısmı kaybedilir” dedi.
Artvin İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Dr. Yılmaz Boz ise aronya üretiminin Türkiye’deki gelişim sürecine değinerek, sanayinin ihtiyaç duyduğu miktarın yalnızca yüzde 10’unun üretilebildiğini söyledi. Boz, özellikle sosyal medya paylaşımlarına dikkat çekerek şu uyarıyı yaptı: “Sosyal medyada sorumsuzca yapılan, afaki gelirler vadeden paylaşımlar çiftçiyi yanlış yönlendiriyor. Yüksek beklentiyle yapılan hatalı ekimler hem üreticiyi mağdur ediyor hem de tarıma zarar veriyor. Aronyada başarı; doğru bölgede, doğru toprakta, doğru bakım ve hasatla mümkündür.”
Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Fatih Erbaş, aronyanın adaptasyon kabiliyeti yüksek bir bitki olmasına rağmen her koşulda verimli olmadığını vurguladı. Erbaş, “Akdeniz Bölgesi dışında birçok bölgede yetiştirilebilir ancak verimi belirleyen ana unsur toprak ve iklimdir. Bu nedenle üretime başlamadan önce mutlaka toprak analizi yapılmalıdır” dedi.
Aronya yatırımcısı Aylin Kalafatoğlu ise üretimde ölçek ve doğru planlamanın önemine dikkat çekerek, “Aronya üretimi en az 20 dönümle yapılmalı. Türkiye’nin iklim ve toprak yapısı büyük bir avantaja sahip. Ancak sosyal medyada oluşturulan abartılı beklentiler fiyatları dünya ortalamasının üzerine çıkarıyor. Bu da Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatıyor” ifadelerini kullandı.
Toplantının dikkat çeken konuşmalarından biri ise Çanakkale’nin Çan ilçesinde 22 dönüm arazide aronya üretimi yapan Mehmet Mustafa Baran’dan geldi. Baran, aronyayla tanışmasının sağlık amaçlı olduğunu, faydalarını gördükten sonra üretime yöneldiğini belirtti.
“İlk hasatta ağaç başına 2–3 kilogram, ikinci hasatta ise 8 kilograma kadar verim aldım. Üçüncü hasat döneminde yatırım maliyetimi tamamen karşıladım” diyen Baran, uzman görüşlerine birebir uymanın başarıyı getirdiğini vurguladı.
Çanakkaleli üretici Baran, aronya üretimine başlamayı düşünen çiftçilere de önemli bir uyarıda bulundu: “Kaliteli ürün üretiyorsanız iç piyasada satış sorunu yaşamazsınız. Ancak üretime başlamadan önce mutlaka pazarınızı belirlemelisiniz. Alıcınız yoksa aronya üretimi ciddi bir risk haline gelir.”
Toplantıda yapılan değerlendirmeler, Çanakkale’nin bilinçli üretim, doğru planlama ve pazar odaklı yaklaşım sayesinde aronya üretiminde önemli bir merkez olabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, sosyal medya yönlendirmeleri yerine bilimsel veriler ve saha deneyimlerinin dikkate alınması gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.
(YUSUF SONKURT)