yandexmetrikacounter
Ersümer’den 41. yıl vefa sofrası: "Türkiye' | Çanakkale Olay

Ersümer’den 41. yıl vefa sofrası: "Türkiye'nin ana damarı merkez sağdır"

Eski Başbakan Yardımcısı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, Yenice’de düzenlenen geleneksel 41. iftar yemeğinde dostlarıyla buluştu. Ersümer, "Kararsızların oyu %33’e ulaştı, seçmen yeni bir lider ve anlayış arayışında" diyerek siyasetteki boşluğa dikkat çekti. 

410

Çanakkale siyasetinin duayen ismi Cumhur Ersümer, geleneksel hale getirdiği iftar buluşmalarının 41’incisini Pazar günü Yenice’de gerçekleştirdi. Eski dostların, belediye başkanlarının ve partililerin yoğun katılım gösterdiği yemekte Ersümer, ülke gündemine dair çarpıcı analizlerde bulundu.

119524_wuciwug_6293b5cc_ersumer-den-41.jpeg

Siyasetin dev isimleri Yenice’de buluştu

İftar yemeğine; Eski İl Başkanı Yaşar Demircan, Merkez İlçe Başkanı Ahmet Koyuncu, Yenice Belediye Başkanı Ekrem Demirarslan başta olmak üzere çok sayıda yerel yönetici katıldı. Katılımcılar arasında Kepez’den Ömer Faruk Mutan, Akçakoyun’dan Mustafa Özkan, Hamdibey’den İbrahim Polat, Pazarköy’den Halil Özkan, Geyikli’den Adnan Öztürk, Balıklı Çeşme’den Ahmet Kıyar, Terzialan’dan Münir Karabacak, Eceabat’tan Adem Ejder, İntepe’den Kasım Akın, Umurbey’den Mustafa Çapkın, Bozcaada’dan Mustafa Mutay ve Gelibolu’dan Cihat Bingöl gibi isimler yer aldılar.

119524_wuciwug_edc58b85_ersumer-den-41.jpeg

"Bizi bir arada tutan karşılıklı güvendir"

Yemeğin ardından davetlilere hitap eden Ersümer, 41 yıldır süregelen bu geleneğin bir sadakat nişanesi olduğunu vurguladı. Ersümer, "Bu sofraların 41 yıldır kurulmasını sağlayan teşkilat mensuplarımızı kutluyorum. Bizi bir arada tutan öncelikle partimize ve liderimize olan inancımız, sonra da millete hizmet aşkımızdır. Paylaşılan sevgidir, sadakattir. Çanakkale’mize yapılan her hizmette burada bulunan her bir arkadaşımın emeği ve alın teri vardır" dedi.

119524_wuciwug_951287e9_ersumer-den-41.jpeg

“Ekonomik tabloya sert eleştiri”

Vatandaşın geçim derdine de geniş yer ayıran Ersümer, “Hayat pahalılığı tahammül sınırlarını aştı. Dün incelediğim bir ankete katılanların %56’sı Türkiye’nin en önemli sorununun ekonomi ve hayat pahalılığı olduğunu ifade etti. Gerçekten de hayat pahalılığı tahammül sınırlarının ötesinde. “Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir” hadisinin mahcubiyeti içinde, açlık sınırının 32 bin lira, yoksulluk sınırının 105 bin lira olduğu bu günlerde, 33 bin lira asgari ücretle, 20 bin lira emekli maaşıyla yoksullukla mücadele eden vatandaşlarımızı; siftahsız dükkan kapatan esnafımızı; iki yakası bir araya gelmeyen çiftçilerimizi; geçim sıkıntısı çeken işçilerimizi ve işsiz vatandaşlarımızı düşündükçe yediğimiz lokma boğazımıza diziliyor.

119524_wuciwug_e91b6859_ersumer-den-41.jpeg

Aynı ankette sırasıyla adalet ve hukuk sistemi, istihdam ve işsizlik, eğitim, terör, göç, güvenlik ve asayiş, emekli maaşları, Kürt sorunu, değişim ve deprem gibi içinde yaşadığımız diğer sorunlar da değerlendirilmiş. Burada bütün bu sorunları gündeme getirmeyeceğim; ne zaman ne de ortam müsait. Ancak bu sorunların acil tedbirlerle ülke gündeminden çıkarılmasını istiyoruz, yapılan çalışmaları destekliyoruz ve yapılacakları ümitle bekliyoruz" diyerek ekonomik tablonun aciliyetine vurgu yaptı.

"Kadın siyasette hak ettiği yeri bulamıyor"

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü de unutmayan Ersümer, “Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, tüm kadınlarımıza saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Kadınlarımız anamız, bacımız, eşimiz, kızımız, baş tacımızdır. Ancak mahalli seçimlerde Türkiye seçmenlerinin %51’i kadın olmasına rağmen, TBMM’de kadın oranı sadece %20’dir. Belediyelerde bu oran ise maalesef %5,5’tir. Bazı partilerde kadın kotaları konusunda tüzük değişiklikleri yapılmıştır. Eğer tüm partiler bu tarz çalışmalar yürütürse, seçilen kadın sayısının artacağını düşünüyorum. Kadın istihdam oranı yaklaşık %30’dur; yani her 10 kadından yalnızca 3’ü çalışmaktadır.

119524_wuciwug_013fc087_ersumer-den-41.jpeg

İş gücüne katılım oranı oldukça düşüktür. Güçlü bir toplum için kadınların hayatın her alanında daha fazla yer almasını sağlamalıyız. Kadın cinayetleri her geçen yıl artmakta ve içimizi acıtan ciddi bir toplumsal sorun olarak devam etmektedir. Bu durumun önlenmesi için acil tedbirler alınması gereklidir. Sonuç olarak kadınlarımızın hak ettiği değeri görmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve şiddetin sona ermesi için artık ciddi adımlar atmanın zamanı gelmiştir” dedi.

119524_wuciwug_a6aaeda7_ersumer-den-41.jpeg

“En büyük parti kararsızlar partisi haline geldi”

Ersümer; “Geçtiğimiz günlerde gazetelerde yayınlanan bazı kamuoyu yoklamalarını inceledim. Aralık ayında %27 seviyelerinde olan kararsız seçmen oranı, aylık takiplerimde sürekli artarak %33’e ulaştı. Artık en büyük parti, kararsızlar partisidir. İktidar ile muhalefet başa baş bir çekişme içinde. Anket sonuçları, yoklamayı yapan şirketin yaklaşımına göre aşağı yukarı değişiyor. Ama kararsız seçmen artmaya devam ediyor” şeklinde ifade ederek kararsız seçmenlere dikkat çekti.

“Kararsız seçmen neden kararsız?”

Konuşmasında Ersümer; “Peki kararsız seçmen neden kararsız? Bugün seçmen ne iktidardan ne muhalefetten memnun. Seçmen bir arayış içinde. Her iki uçtan da tercih yapmıyor. Bu durum, yeni bir parti veya yeni bir lider arayışında oldukları anlamına geliyor” şeklinde ifade eden Ersümer kararsızların yeni bir parti arayışı içinde olduklarına dikkat çekti.

119524_wuciwug_313b6772_ersumer-den-41.jpeg

“Merkez sağın eksikliği”

Konuşmasında bugün mevcut bulunan partilerin içinde merkez sağa inan arkadaşları olduğuna deyinen Eski Bakan Ersümer; “Süreç boyunca merkez sağ partilerin yolu darbeler ve muhtıralarla kesildi. Siyasi yelpazede denge partisi olabilecek merkez sağın olmayışı, bu boşluğun dolmaması veya doldurulmasının engellenmesi nedeniyle bu ihtiyaç hâlâ devam ediyor. Bugün bütün partilerin içinde merkez sağa inanan arkadaşlarımız var. Ama bulundukları partilerin onları benimseyip kabul ettiği istisnalar dışında bunu söylemek mümkün değil. Arkadaşlarımız da partilerin içinde eriyip kaynaştıklarını ifade etmekte zorlanıyor” dedi.

119524_wuciwug_784b05b2_ersumer-den-41.jpeg

“Yeter Söz Milletindir”den günümüze Demokrasi Süreci

Ersümer konuşmasına, “Merkez sağ sürecinde ‘Yeter söz milletindir’ söylemi ile başlayan sandık ve seçim süreçleri, kalkınan Türkiye ile devam etti. Dünya ile bütünleşen, dışa açılan bir ülke olarak 2000’lere geldik. Merkez sağ olmadığında, demokrasilerin hibrit, hatta otokrasi olarak değerlendirilmesine sebep olan eksiklikler ortaya çıkıyor. Kuvvetler ayrılığı yaşanmadığında hukukun üstünlüğünden bahsetmek zor. Temel hak ve özgürlüklerin örselendiği ortamda nefes almak da hayal olur” şeklinde ifade ederek Yeter söz milletindir sözüne dikkat çekti.

119524_wuciwug_521bb8d0_ersumer-den-41.jpeg

Sosyal adalet ve devlet yönetimi

Ersümer; “Biz olmadığımızda çiftçiyi, esnafı, memuru, emekliyi, dar gelirliyi koruyacak siyasi bir tercih bulunmuyor. Sosyal adaleti sağlayacak, denge politikalarını uygulayacak bir yapı da oluşamıyor. Bizim anlayışımıza göre devlet, liyakat ve şeffaflık ile güçlenir; ehil, adil, hesap verebilen kadrolar ile büyür. Biz olmadığımızda, milletle bütünleşmiş, inanç ve fikir özgürlüğünü yaşatan, ayrıştırmak yerine kucaklaştıran bir yönetim mümkün olamaz.”

119524_wuciwug_6aef1b95_ersumer-den-41.jpeg

“Ne mutlu millet için siyaset yapanlara, ne mutlu ‘Türküm’ diyenlere”

Ersümer konuşmasının sonunda; “Merkez sağ seçmen, yeni bir parti ve yeni bir lider bulduğunda o bayrak altında toplanmaya hazırdır. Gelecek yıldan itibaren, ilçelerde ve dar çerçevede iftarlarımız devam edecek. Ne bizim ne de arkadaşlarımızın bu beraberlikten vazgeçmeye niyeti yok. Değerli misafirlerimiz, basın mensupları, kıymetli arkadaşlar… Sıcacık yuvalarınızda ailenizle iftar sofranızı bırakıp burada oldunuz. Ayaklarınıza sağlık, şeref verdiniz, güç verdiniz. Çok teşekkür ederiz. İyi ki varsınız. Ne mutlu millet için siyaset yapanlara, ne mutlu ‘Türküm’ diyenlere” diyerek sözlerini tamamladı.

119524_wuciwug_b114b998_ersumer-den-41.jpeg

(ERHAN TAYLAN)
Paylaş