Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Kirazlı bölgesinde uzun yıllardır gündemden düşmeyen altın madeni projesi yeniden tartışmaların merkezine yerleşti. Bölgedeki ruhsatların Alamos Gold’dan TÜMAD Madencilik A.Ş.’ye geçtiği yönündeki haberler ve sahada yeniden faaliyet başlatıldığı iddiaları, çevre örgütleri ve yerel kamuoyunda tepkilere neden oldu.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada, söz konusu devir işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek sürecin “hükümsüz” olduğu iddia edildi.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Alamos Gold’un Kirazlı, Ağı Dağı ve Çamyurt bölgelerindeki ruhsatları TÜMAD Madencilik’e devretmesinin mevzuata aykırı olduğu öne sürüldü.
Açıklamada, ruhsatın iptal edilmesi veya geri alınması halinde ilgili alanın devlete geçtiği, bu durumda eski ruhsat sahibinin üçüncü kişilere satış veya devir yapamayacağı savunuldu. Bu nedenle Alamos Gold ile TÜMAD arasında gerçekleştirildiği iddia edilen işlemin geçersiz olduğu görüşü dile getirildi.
Ayrıca maden ruhsatlarının devri ve işletme hakkı süreçlerinin ilgili bakanlık onayına tabi olduğu hatırlatılarak, olası onay süreçlerinin de hukuki açıdan tartışmalı olduğu ifade edildi.
Açıklamaya göre, TÜMAD Madencilik’in Kirazlı sahasında iş makineleriyle faaliyet başlattığı ve personel istihdamına yönelik adımlar attığı iddia edildi. 21 Nisan tarihinde bölgeye giden çevre savunucularının sahada iş makinelerini tespit ettiği ve durumu protesto ettiği belirtildi.
Bölgedeki gelişmelerin ardından çevre örgütleri ve yaşam savunucuları tarafından basın açıklamaları yapıldığı, Kirazlı’daki maden faaliyetlerine yeniden karşı çıkıldığı aktarıldı.
Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri ise çevresel ve idari izin süreçleri oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yeni bir ÇED sürecinin başlatılıp başlatılmadığının belirsiz olduğu öne sürüldü.
Dernek, 6 yıldır aktif madencilik yapılmayan bir sahada önceki ÇED kararlarının geçerliliğinin tartışmalı olduğunu savunurken, orman izinleri ve iş yeri açma ruhsatlarına ilişkin bazı kurumların bilgi vermediği iddia edildi.
MAPEG’in bazı sorulara “ticari sır” yanıtı verdiği belirtilirken, bazı izin süreçlerinin ise henüz netleşmediği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca Türkiye genelinde yeni maden sahalarının ihaleye açıldığı belirtilerek, orman alanları, tarım arazileri ve su havzalarının risk altında olduğu görüşü dile getirildi.
Kazdağları ve çevresinin ekolojik açıdan kritik bir bölge olduğu vurgulanırken, Kirazlı’daki sürecin yalnızca yerel değil, ulusal ölçekte bir çevre meselesi olduğu ifade edildi.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, geçmiş yıllarda Kirazlı’daki altın madeni projesine karşı yürütülen çevresel mücadeleyi hatırlatarak, benzer bir sürecin yeniden başlayabileceğini belirtti.
Açıklamada, “yaşam savunucuları, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı ile birlikte mücadelenin süreceği” ifade edilerek kamuoyu dayanışmaya çağrıldı.
Kirazlı Altın Madeni sahasında yaşanan son gelişmeler, hem hukuki süreçler hem de çevresel etkiler açısından tartışma yaratmaya devam ediyor. İddialar ve karşı açıklamalar sürerken, gözler ilgili bakanlıklar ve resmi kurumların yapacağı açıklamalara çevrilmiş durumda.
(HABER MERKEZİ)