yandexmetrikacounter
23 NİSAN RUHUYLA YENİ NESİL: ÇOCUĞUNUZUN KA | Çanakkale Olay
Mine Kandaz

info@ozugurdanismanlik.com

23 NİSAN RUHUYLA YENİ NESİL: ÇOCUĞUNUZUN KALBİNE DOKUNMAK

Sosyolog/Aile Danışmanı
91

Takvimlerimiz bu hafta, dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk lider olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı en kıymetli mirası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı işaret ediyor. Atatürk için çocuk; sadece bir kutlama öznesi değil, bu toplumun "fikri hür, vicdanı hür" birer bireyi, "geleceğin ışıklı çiçeğiydi". Ancak bugün o çiçeklerin sağlıklı filizlenmesi için sadece fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak yetmiyor; ruhlarındaki gerçek heyecanları fark etmemiz gerekiyor.

Duyguları Anlamak: Atatürk’ün Vizyonuna Giden Yol

Atatürk, çocuklara "küçük hanımlar, küçük beyler" diyerek hitap ederken onlara birer yetişkin ciddiyetiyle değer vermiş ve şahsiyetlerine saygı duymuştur. Bugünün ebeveynleri olarak bizlerin sorması gereken asıl soru şudur: "Ben çocuğumun
duygularını ne kadar ciddiye alıyorum?"

Bir çocuğun hırçınlığı, içe kapanıklığı veya dijital dünyaya aşırı sığınması, çoğu zaman gerçek dünyada dolduramadığı bir boşluğun dışavurumudur. Eğer bir çocuk duygusal olarak anlaşıldığını hissetmiyorsa, bu durum bir "imdat çağrısına" dönüşür. Ünlü psikiyatrist Gabor Mate bu konuda, yüreğimize dokunan şu cümleyi kurmuştur: "Çocuk, ebeveynleri tarafından duyguları görülmediğinde veya kabul edilmediğinde ebeveynlerini sevmekten vazgeçmez; kendini sevmekten vazgeçer." Atatürk’ün emanetine sahip çıkmak; sadece törenlere katılmak değil, çocukların ruhunu ve zihnini anlayışla korumak ve kendilerini sevmelerine rehberlik edebilmektir.

Bağ Kurmak: En Büyük Bayram Hediyesi

Bu bayram haftasında çocuklarımıza sunabileceğimiz en büyük hediye, onlarla güvenle inşa edilmiş bir iletişim dili kurmaktır. Peki, bu ruhu evlerimizde nasıl yaşatabiliriz?

• Duygu Aynası Olmak: Çocuklarımızın sadece başarılarını veya notlarını değil; korkularını, heyecanlarını ve hayallerini de görmeliyiz. Biz onların duygusuna anlayışla yaklaşırsak, onlar da bizimle gerçek bir bağ kurma yolunu bulacaklardır.

• Dersleri Değil Duyguyu Sormak: Okuldan geldikleri zaman ilk soracağınız soru: “Derslerin nasıldı?, Sınav notun kaç?” gibi sorular yerine; “Bugün okulda nasıl hissettin?”, “Ağırlıklı olarak hangi duyguyu yaşadın?” gibi sorular sorun ve duygusunu anladığınızı gösteren ifadelerde bulunun. Duyguları sorulan çocuk, hem duygularını tanımayı hem de ifade etmeyi öğrenmiş olacaktır.

• Özne Olmalarına İzin Vermek: Tıpkı 23 Nisan'ın özünde yatan "egemenlik" kavramı gibi, çocukların kendi hayatlarında karar alabildikleri, fikirlerini özgürce beyan edebildikleri ortamlar yaratmalıyız. Ebeveynleri tarafından kabul gören
çocuklar, dışarıdaki tehlikelere karşı daha güvende olurlar.

• Ekran Değil, An Zamanı: Onları ekranların yarattığı o suni yalnızlıktan çekip çıkararak; parklarda, doğada ve en önemlisi göz göze diz dize olduğumuz anlarda biriktirmeliyiz.

Atatürk’ün "küçük beylerine ve hanımlarına" bugün düşen görev, dijitalin veya duygusal boşlukların esiri değil, kendi hayatlarını bilinçle inşa eden bireyler olmaktır. Onların gözlerindeki ışığı söndürmeyen, seslerini duyan ve kalplerindeki ritmi anlayan birer ebeveyn olmak, aslında bayramı her gün kutlamaktır.

Çocuklarımızın duygularının anlaşıldığı, ebeveynleri tarafından kabul gördükleri, sevgiyle büyüdükleri yarınlara...

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

www.ozugurdanismanlik.com

İnstagram : Koyde.birsosyolog