31 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığımız “İbrahim Bodur Anadolu Lisesi Yıkılıyor! Öğrencilerin Gideceği Okul Belli Oldu” başlıklı haberimizin ardından bugün okullar açıldı. İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri, okul binalarının yıkım kararı nedeniyle yeni eğitim adresleri olan Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu’nda sabah saat 08.00 itibarıyla ders başı yaptı.
Ancak eğitim yılının ilk gününde ortaya çıkan tablo, yalnızca İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencilerini değil, Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu öğrencilerini ve velilerini de yakından ilgilendiren yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
İbrahim Bodur Anadolu Lisesi’nin yıkım kararı sonrasında öğrencilerin geçici olarak Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu binasında eğitim görmesine karar verilmişti.
Edinilen bilgilere göre İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri sabahçı olarak eğitim görecek. Dersler saat 08.00’de başlayacak ve öğrenciler saat 13.00’te okuldan çıkacak.
Geçici eğitim planlamasında sınıfların yaklaşık 35-36 öğrenciden oluşacağı öğrenilirken, teneffüs sürelerinin ise 5 ila 10 dakika arasında değişeceği belirtildi. Bazı derslerin ise blok ders şeklinde, teneffüs yapılmadan gerçekleştirileceği ifade edildi.
Bu durum, öğrencilerin eğitim koşulları konusunda çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencilerinin Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu’na yerleştirilmesiyle birlikte derslik sayısının yeterli olup olmayacağı gündeme gelmişti.
Daha önce yaptığımız haberimizde, geçici eğitim sürecinin yaklaşık 24 derslik üzerinden planlandığı, dersliklerin yetersiz kalması durumunda ise okul bahçesine konteyner derslikler kurulabileceği gündeme gelmişti.
Beklenen oldu.
Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu’nun bahçesine konteynerler getirildi.
Böylece bir okulun yıkımından kaynaklanan geçici eğitim sorunu, başka bir okulun bahçesine konteyner derslikler kurulmasıyla çözülmeye çalışılmış oldu.
Ancak konteyner dersliklerde öğrencilerin hangi fiziki koşullarda eğitim göreceği, bu alanların eğitim açısından hangi standartları taşıdığı ve öğrencilerin günlük eğitim sürecinde bu durumdan nasıl etkileneceği konusunda kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapılmış değil.
İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencilerinin geçici eğitim göreceği Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu’nun bahçesine konteynerlerin yerleştirilmesiyle birlikte okul alanının kullanımında da önemli bir değişiklik yaşandı.
Öğrencilerin eğitim gördüğü alanın içerisine konteyner dersliklerin yerleştirilmesi, beraberinde fiziki koşulların yeterliliği tartışmasını getiriyor.
Çocukların eğitim gördüğü bir okulun bahçesinin bu şekilde yeniden düzenlenmesinin öğrenciler üzerindeki etkisinin önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkması bekleniyor.
Özellikle uzun süreli bir geçici eğitim söz konusu olacaksa, konteynerlerin yalnızca derslik ihtiyacını karşılamasının yeterli olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
İşte tam bu noktada Çanakkale kamuoyunun cevap beklediği daha önemli bir soru ortaya çıkıyor.
İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri neden başka bir okulun öğrencileriyle aynı binayı paylaşmak zorunda bırakıldı?
Çanakkale’de geçici eğitim için kullanılabilecek başka bir okul veya bina bulunmuyor muydu?
Daha da önemlisi, kent merkezinde bulunan ve uzun süredir eğitim amacıyla kullanılmayan okul binaları neden değerlendirme dışında bırakıldı?
Çünkü Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan bir okul binası bu tartışmanın tam merkezinde duruyor.
Cumhuriyet Meydanı’ndaki Boş Okul Neden Kullanılmadı?
Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan, kapısında Çanakkale Sosyal Bilimler Lisesi ibaresinin yer aldığı, kamuoyunda geçmişte Çanakkale Fen Lisesi olarak da bilinen okul binası uzun süredir eğitim amacıyla kullanılmıyor.
Binanın üzerinde ise Gazi Ortaokulu tabelasının bulunduğu görülüyor.
Edinilen bilgilere göre söz konusu okul binasının şu anda Kızılay’ın kullanımında olduğu ifade ediliyor.
İşte Çanakkale Olay olarak yetkililere ve Çanakkale Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tam da bu noktada soruyoruz:
Eğer söz konusu okul binası depreme dayanıklı ve kullanılabilir durumdaysa, İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri neden bu binaya yerleştirilmedi?
Öğrenciler başka bir okulun mevcut düzenine dahil edilirken ve okul bahçesine konteyner derslikler getirilirken, kent merkezindeki mevcut bir okul binasının neden değerlendirilmediği kamuoyunun bilmek istediği en önemli konulardan biri haline geldi.
Bir diğer önemli soru ise binanın kullanım durumu.
Bu soruların cevabı, yalnızca İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri ve velileri açısından değil, Çanakkale’de eğitim altyapısının nasıl planlandığını anlamak açısından da büyük önem taşıyor.
Buradaki temel mesele yalnızca öğrencilerin başka bir binada eğitim görmesi değil.
Bir okulun yıkılması gerekiyorsa elbette öğrencilerin eğitim hakkının kesintiye uğramaması için alternatif bir çözüm üretilmesi gerekiyor.
Ancak çözüm üretilirken başka bir okulun öğrencilerinin de eğitim düzeninin değiştirilmesi ve okul bahçesine konteyner derslikler kurulması, beraberinde yeni mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri sabahçı olarak eğitim görürken, Şinasi ve Figen Bayraktar Ortaokulu öğrencilerinin öğlenci olarak ders göreceği belirtiliyor.
Bu durum bugün için ciddi bir problem olarak görülmeyebilir.
Ancak kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte öğrencilerin okuldan çıkış saatleri de ayrı bir tartışma konusu haline gelebilir.
Özellikle havanın erken karardığı dönemlerde öğrencilerin akşam saatlerinde okuldan çıkacak olması, velilerin güvenlik ve ulaşım konusunda endişelerini artırabilir.
İbrahim Bodur Anadolu Lisesi’nde yaşanan süreç, aslında Çanakkale’nin gelecekte karşılaşabileceği daha büyük bir sorunun da habercisi olabilir.
Çünkü kentte depreme dayanıklılığı konusunda inceleme yapılması gereken veya yenilenmesi planlanan başka okul binalarının da gündeme gelmesi bekleniyor.
Peki her okul yıkıldığında öğrenciler başka okullara mı dağıtılacak?
Her seferinde okul bahçelerine konteyner derslikler mi kurulacak?
Bir okulun öğrencilerinin eğitim sorununu çözmek için başka bir okulun öğrencilerinin eğitim düzeni mi değiştirilecek?
Çanakkale’de bu sorunun kalıcı bir çözümü neden bugünden planlanmıyor?
Çanakkale Olay olarak daha önce de dile getirdiğimiz bir başka öneri ise eski Kız Meslek Lisesi’nin yıkıldığı ve boş kalan alanın değerlendirilmesi.
Söz konusu bölgeye yeni bir okul yapılması halinde, kentte depreme dayanıklı olmadığı belirlenen okulların öğrencileri için geçici eğitim merkezi oluşturulabilir.
Böylece her okulun yıkımında başka bir okulun düzeni bozulmadan, öğrenciler önceden belirlenmiş ve bu amaçla hazırlanmış bir eğitim alanına taşınabilir.
Bu yöntem, yalnızca bugünkü İbrahim Bodur Anadolu Lisesi sorununun değil, gelecekte ortaya çıkabilecek benzer problemlerin de çözümünde önemli bir alternatif olabilir.
Çanakkale Olay olarak kamuoyunun gündemindeki bu soruları bir kez daha yetkililere yöneltiyoruz:
Çanakkale halkı ve özellikle öğrencilerin velileri bu soruların cevabını bekliyor.
Bir okul yıkılıyor.
Öğrencileri başka bir okulun binasına taşınıyor.
Başka bir okulun eğitim düzeni değişiyor.
Okul bahçesine konteyner derslikler getiriliyor.
Öğrencilerin hangi koşullarda eğitim göreceği tartışılıyor.
Bütün bunlar yaşanırken kent merkezinde geçmişte eğitim amacıyla kullanılan bir okul binasının mevcut durumu ise kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Çanakkale Olay olarak yaptığımız haberlerin arkasında durmaya ve kentte çocuklarımızın eğitim koşullarını ilgilendiren konuları gündeme taşımaya devam edeceğiz.
Çünkü mesele yalnızca İbrahim Bodur Anadolu Lisesi değildir.
Mesele Çanakkale’nin çocuklarıdır. Mesele eğitimdir. Mesele, mevcut imkânların doğru ve adil şekilde kullanılıp kullanılmadığıdır.
Çanakkale Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların, Cumhuriyet Meydanı’ndaki okul binasının durumuna ve İbrahim Bodur Anadolu Lisesi öğrencileri için neden değerlendirilmediğine ilişkin kamuoyunu aydınlatması bekleniyor.
(YUSUF SONKURT)