TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Çanakkale İl Temsilcisi Tuğrul Özal, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yayımladı.
Özal açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli olarak, yalnızca dokuz saat arayla meydana gelen ve her biri 7’nin üzerinde büyüklüğe sahip iki büyük depremi, kaybettiğimiz on binlerce canın acısıyla anıyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz.
Bu depremler; büyüklükleri, zamanlamaları ve çoklu fay
segmentlerini tetikleyen etkileriyle, deprem literatüründe
benzeri çok az görülen, kimi yönleriyle ise eşi olmayan bir afet
olarak kayıtlara geçmiştir. Depremlerin 11 ili doğrudan
etkilemesi, afet müdahale ve yönetim süreçlerini olağanüstü
derecede zorlaştırmış; yalnızca yapı hasarlarının değil,
lojistikten koordinasyona kadar pek çok alanda eş zamanlı
krizlerin yaşanmasına neden olmuştur. Bu tablo, afetlere yalnızca
müdahale odaklı değil; esas olarak risk azaltma
perspektifiyle yaklaşmanın ne kadar hayati olduğunu açık biçimde
ortaya
koymuştur.
Ülkemizin neredeyse tamamının hatırı sayılır bir deprem tehlikesi
altında olduğu gerçeği karşısında, Kahramanmaraş 2023 depremleri
bizlere bir kez daha şunu göstermiştir: Deprem bir doğa olayıdır;
afete dönüşmesi ise büyük ölçüde bizim aldığımız ya da
ertelediğimiz kararların sonucudur. Bu nedenle, bilimsel bilgiye
dayalı risk azaltma çalışmalarının geciktirilmeden hayata
geçirilmesi artık kaçınılmazdır.
Söz konusu depremler, aynı zamanda zemin özelliklerinin yapı
hasarları üzerindeki belirleyici etkisini karar vericilere ve
kamuoyuna güçlü biçimde hatırlatmıştır. Bilimsel yöntemlerle
tanımlanmamış ya da eksik tanımlanmış zeminler üzerinde inşa
edilen yapıların, mühendislik hizmeti almış olsa dahi, her zaman
ciddi hasar riski barındırdığı acı deneyimlerle gözlemlenmiştir.
Bu nedenle, ülkemizdeki niteliksiz yapı stokunun dönüştürülmesi ya da yerinde güçlendirilmesi süreçlerinde yalnızca yapıya odaklanmak yeterli değildir. Yapının üzerinde bulunduğu zeminin yanı sıra, zeminin konumlandığı ova, vadi, havza gibi morfolojik özelliklerin de jeofizik mühendislerinin sunacağı bilimsel veriler ışığında bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak bu yaklaşımla güvenli, dirençli ve sürdürülebilir kentler oluşturulabilir.
Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki, Çanakkale ilinin zemin özellikleri, deprem tehlikesi düzeyi ve yapı stoku kalitesi açısından, 2023 Kahramanmaraş depremlerinde en ağır hasarı alan illerin başında gelen Hatay ili ile önemli benzerlikler içerdiği, bilimsel çalışmalarla açıkça ortaya konmaktadır. Geniş alüvyon ovalar, yerel zemin büyütmeleri, heterojen zemin koşulları ve yaşlı yapı stoku, her iki kent için de ortak risk unsurlarıdır.
Bu nedenle, olası bir Marmara Depremi ya da tarihsel kayıtlarda net biçimde izlenen tekrarlama periyotları gereği Çanakkale de meydana gelebilecek bir depremde, Hatay’da yaşanan ölçekte bir afet tablosunun İstanbul başta olmak üzere Çanakkale ve Balıkesir’ de yaşanmaması adına, Çanakkale ilinde yürütülen risk azaltma çalışmalarının vakit kaybedilmeden hızlandırılması, diğer illerimizde de başlatılması büyük önem taşımaktadır. Bu sürecin bilimsel veriye dayalı, disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur.
Bu çıkarımlardan hareketle, Kahramanmaraş 2023 depremlerinin bizlere yüklediği en önemli orumluluklardan biri de, Çanakkale ili kent merkezi başta olmak üzere tüm ilçe merkezleri için gerçekçi olası yer ivmesi değerlerinin hesaplanmasıdır. Bu kapsamda, jeofizik çalışmalar son derece kıymetli olup, kentin deprem tehlikesinin bilimsel temelde değerlendirilmesi açısından güçlü bir altyapı sunmaktadır.
Jeofizik Mühendisleri Odası Çanakkale İl Temsilciliği olarak, bu değerli çalışmaların bir adım daha ileri taşınabilmesi adına; mesleki ve akademik paylaşımların artırılmasını, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili tüm paydaşlarla bilimsel iş birliğinin güçlendirilmesini önemsiyor ve destekliyoruz. Bilimin rehberliğinde, ortak akıl ve dayanışma ile hareket edildiğinde, depremlerin afete dönüşmesini engellemenin mümkün olduğuna inanıyoruz.
Kahramanmaraş 2023 depremlerinde yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için bilimsel sorumluluğumuzu kararlılıkla sürdürdüğümüzü kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
(HABER MERKEZİ)