Vücut tipine göre abiye seçmek, belirli bölgeleri saklamak anlamına gelmez. Asıl amaç omuz, bel ve kalça arasındaki oranı dengelemek; kişinin kendisini rahat ve özgüvenli hissedebileceği bir görünüm oluşturmaktır. Bu nedenle seçim yaparken vücudu katı kalıplar içerisine yerleştirmek yerine hangi kesimlerin mevcut oranları daha iyi tamamladığına odaklanmak gerekir.
Abiye seçiminden önce omuz, bel ve kalça oranlarını gözlemlemek faydalıdır. Vücut tipini belirlerken yalnızca kilo veya beden ölçüsü dikkate alınmamalıdır. Aynı bedeni kullanan iki kişinin omuz genişliği, bel hattı, gövde uzunluğu ve bacak oranı birbirinden tamamen farklı olabilir.
Ayna karşısında omuzların ve kalçaların birbirine göre genişliği, bel hattının belirginliği ve üst beden ile alt beden arasındaki denge değerlendirilebilir. Bunun yanında kişinin elbise içinde hangi bölgesini öne çıkarmak istediği de seçim sürecini etkiler.
Bazı kişiler omuzlarını veya belini vurgulamak isterken bazıları uzun ve kesintisiz bir siluet oluşturmayı tercih edebilir. Dolayısıyla doğru abiye, yalnızca vücut tipine değil, kişinin kendi görünüm hedeflerine de uygun olmalıdır.
Omuz ve kalça genişliğinin birbirine yakın, bel hattının ise daha belirgin olduğu yapı genellikle kum saati vücut tipi olarak tanımlanır. Bu yapıda temel amaç, vücudun doğal dengesini koruyarak bel hattını öne çıkarmaktır.
Beli saran, korsajlı veya kemer detaylı elbiseler bu görünümü destekleyebilir. Balık kesim modeller de vücut hatlarını takip ederek dengeli bir siluet oluşturabilir. Bununla birlikte modelin aşırı dar olması hareket etmeyi zorlaştırabilir. Özellikle uzun süren davetlerde oturma, yürüme ve dans etme rahatlığı mutlaka kontrol edilmelidir.
V yaka, kalp yaka ve düşük omuzlu modeller üst bedeni dengeli biçimde vurgulayabilir. Elbisenin tamamında yoğun detay kullanmak yerine bel çevresinde kontrollü drape veya kuşak kullanılması da oranların belirginleşmesine yardımcı olabilir.
Kalçaların omuzlara göre daha geniş olduğu vücut yapısında üst ve alt beden arasında görsel bir denge oluşturulabilir. Bu amaçla omuzları belirginleştiren veya üst bedene hareket kazandıran elbiseler değerlendirilebilir.
Kayık yaka, düşük omuz, balon kol ve tek omuzlu tasarımlar dikkati üst bedene taşıyabilir. A kesim elbiseler ise belden aşağıya doğru genişleyerek kalça bölgesinde rahat bir kullanım sunar. Etek kısmının vücuda fazla yapışmaması, daha akıcı ve dengeli bir görünüm elde edilmesine yardımcı olabilir.
Üst kısmında taş, işleme, drape veya farklı kumaş detayları bulunan modeller de vücudun üst bölümünü öne çıkarabilir. Ancak hem üst hem de alt bölümde yoğun detay kullanılması, görünümü gereğinden fazla hareketli hâle getirebilir.
Omuzların kalçalara göre daha geniş olduğu vücut yapısında alt bedene hareket kazandıran elbiseler tercih edilebilir. Böylece omuz ve kalça arasında daha dengeli bir oran oluşturmak mümkün olur.
Çan etekli, katmanlı, piliseli veya belden aşağıya doğru hacimlenen modeller bu vücut tipine uyum sağlayabilir. V yaka tasarımlar, üst bedende daha uzun ve dikey bir çizgi oluşturarak omuz genişliğini dengeleyebilir.
Omuz bölgesinde yoğun taş, vatka, fırfır veya büyük kol detayları kullanmak üst bedeni daha geniş gösterebilir. Bu nedenle üst kısmı daha sade, etek kısmı ise hareketli modeller tercih edilebilir.
Farklı kesimleri karşılaştırırken yalnızca elbisenin ön görünümüne değil, yan ve arka duruşuna da bakılmalıdır. Uzun, midi, drapeli veya farklı etek formlarına sahip Cercis’in özel gün koleksiyonu incelenirken seçilen tasarımın omuz, bel ve kalça oranlarıyla nasıl bir bütünlük oluşturduğu değerlendirilmelidir.
Omuz, bel ve kalça ölçülerinin birbirine yakın olduğu vücut yapısında daha kıvrımlı bir siluet oluşturmak için bel hattı vurgulanabilir. Kemerli, kuşaklı, korsajlı veya bel bölümünde drape bulunan elbiseler bu amaçla kullanılabilir.
Peplum detaylar, bel ile kalça arasında görsel bir geçiş oluşturarak vücuda hareket kazandırabilir. Çan etekler ve katmanlı tasarımlar da alt bedende hacim yaratarak oranları şekillendirebilir.
Düz kesimli bir elbise tercih edilecekse modelin tamamen formsuz görünmemesine dikkat edilmelidir. Asimetrik bel detayları, renk geçişleri veya stratejik dikişler daha belirgin bir siluet oluşturabilir.
Dikdörtgen vücut yapısında yalnızca çok hacimli modeller tercih edilmek zorunda değildir. Minimal bir elbise, doğru bir kemer veya bel çevresinde kullanılan kontrollü bir detayla da dengeli hâle getirilebilir.
Gövde ve karın bölgesinin daha belirgin, bacakların ise nispeten ince olduğu vücut yapısında dikkati yüz, omuzlar veya bacaklara yönlendiren tasarımlar tercih edilebilir.
V yaka elbiseler üst bedende dikey bir hat oluşturabilir. Göğüs altından hafifçe genişleyen empire kesimler, karın bölgesini sıkıştırmadan akıcı bir görünüm sunabilir. Tek renkli ve kesintisiz tasarımlar da vücudu daha uzun gösterebilir.
Karın bölgesinde çok yoğun taş, büyük fiyonk veya hacimli katmanların kullanılması dikkati doğrudan bu alana çekebilir. Bunun yerine yandan başlayan drapeler veya çapraz kumaş geçişleri daha dengeli bir görünüm oluşturabilir.
Elbisenin kumaşı da önemlidir. Fazla ince ve vücuda yapışan kumaşlar her hareketi belirginleştirirken çok sert kumaşlar gövdeye gereksiz hacim ekleyebilir. Hafif tok, akıcı ve astarlı kumaşlar daha kontrollü bir duruş sağlayabilir.
Abiye seçiminde yalnızca yatay vücut oranları değil, boy ve bacak uzunluğu da değerlendirilmelidir. Uzun elbiselerde bel hattının doğru noktada başlaması, bacakların daha uzun görünmesine yardımcı olabilir.
Kısa boylu kişiler için yüksek belli, tek renkli ve dikey detaylara sahip modeller daha kesintisiz bir görünüm oluşturabilir. Çok geniş ve katmanlı etekler, kişinin elbisenin içinde kaybolmasına neden olabilir. Ancak doğru boy ayarı yapıldığında uzun elbiseler kısa boylu kişiler tarafından da rahatlıkla kullanılabilir.
Uzun boylu kişiler midi, maxi ve hacimli kesimleri daha kolay taşıyabilir. Bununla birlikte elbisenin bel hattı yukarıda veya aşağıda kaldığında vücut oranları dengesiz görünebilir. Bu nedenle yalnızca toplam elbise boyuna değil, üst beden ve etek bölümlerinin oranına da dikkat edilmelidir.
Elbisenin yaka ve kol yapısı, yüz ile omuz bölgesini çerçevelediği için genel görünüm üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. V yaka modeller boyun bölgesini daha uzun gösterebilirken kayık yaka tasarımlar omuzları öne çıkarabilir.
Tek omuzlu elbiseler asimetrik ve modern bir görünüm sunar. Straplez modeller omuz ve dekolte bölgesini vurgularken doğru kalıba sahip olmadığında gece boyunca sürekli düzeltme gerektirebilir.
Uzun kollu elbiselerde kolun hareket alanı kontrol edilmelidir. Özellikle dar ve esnemeyen kumaşlar dans ederken veya kolları kaldırırken rahatsızlık yaratabilir. Transparan kol, düşük omuz veya pelerin detayları, daha kapalı bir görünüm oluştururken tasarıma hareket de kazandırabilir.
Aynı kesim, farklı kumaşlarda tamamen farklı durabilir. Saten kumaşlar ışığı yansıttığı için vücut hatlarını daha belirgin gösterebilir. Şifon ve tül gibi akıcı kumaşlar ise daha hafif ve romantik bir siluet oluşturabilir.
Kadife, jakar ve kalın saten gibi tok kumaşlar yapılı bir görünüm sunar. Bu kumaşlar özellikle sonbahar ve kış davetlerinde tercih edilebilir. Ancak ağır kumaşların uzun süre kullanımda yorucu olabileceği unutulmamalıdır.
Payetli ve taş işlemeli tasarımlarda elbisenin iç astarı kontrol edilmelidir. İşlemelerin cilde temas etmesi tahrişe neden olabilir. Ayrıca yoğun detayların hangi bölgelerde konumlandığı da vücut oranlarını etkileyebilir.
Bir elbisenin vücut tipine uygun görünmesi, mutlaka rahat olduğu anlamına gelmez. Prova sırasında birkaç adım yürümek, oturup kalkmak, merdiven çıkmak ve kolları hareket ettirmek gerekir.
Balık kesim modellerde diz çevresinin yeterli hareket alanı sunup sunmadığı kontrol edilmelidir. Uzun elbiselerde eteğe basma riski, yırtmaçlı tasarımlarda ise yırtmacın otururken nasıl göründüğü değerlendirilmelidir.
Elbise, davette kullanılacak iç giyim ve ayakkabıyla birlikte denenmelidir. Topuk yüksekliği elbisenin boyunu ve duruşunu değiştirirken yanlış iç giyim seçimi de elbisenin kalıbını olumsuz etkileyebilir.
Güncel trendler seçim sürecine ilham verebilir ancak herkes için aynı modelin uygun olması beklenmemelidir. Trend olan bir kesim kişinin vücut oranlarıyla veya kullanım alışkanlıklarıyla uyuşmuyorsa yalnızca popüler olduğu için tercih edilmemelidir.
Doğru abiye; vücut oranlarını dengelerken kişinin tarzını yansıtmalı ve gece boyunca kendisini rahat hissetmesine yardımcı olmalıdır. Elbisenin içinde sürekli bir bölgeyi düzeltmek, eteği kontrol etmek veya nefes almakta zorlanmak görünüm kadar deneyimi de olumsuz etkiler.
Vücut tipine göre abiye seçiminin temelinde kusurları saklamak değil, mevcut oranları tanımak ve bu oranları tamamlayan bir tasarım bulmak yer alır. Kesim, kumaş, yaka, renk ve detaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde hem davetin atmosferine uygun hem de kişisel stile hitap eden dengeli bir görünüm oluşturulabilir.
(BÜLTEN)