Turizmcilerin umudu sezonun uzaması!

09.06.2021         

Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği (ÇATOD) Başkanı Armağan Aydeğer, pandemi sürecinde turizm sezonunun durumunu, kısıtlamalarla açılan sezonu ve turizmcilerin sürece dair beklentilerini gazetemiz Çanakkale OLAY'a aktardı. Pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında turizm sektörünün geldiğini belirten Aydeğer, bazı yardımlar olsa da bu yardımların bir turizm işletmesinin devamı için yeterli olmadığını ifade ederek, bir an önce tam kapasite ile çalışmaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Aydeğer; "Umudumuz sezonun uzaması. Normal şartlarda Ekim ayına kadar süren sezonun Ekim ayını da içine alması. Bu durumda geciken sezon kayıp olarak ortaya çıkarken, bir diğer taraftan uzayan sezon kazanç olarak karşımıza çıkar" dedi.

Pandemi süreci ülkede ve dünyada etkisini sürdürürken, uzun süredir devam eden yasaklar yerini yeni normalleşme sürecine bıraktı. Pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında turizm sektörü gelirken, ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer, pandemi sürecinde turizmcilerin durumunu ve yeni normalleşme sürecinde turizmcilerin beklentilerini gazetemiz Çanakkale OLAY`a aktardı. Sürecin sektöre çok ağır zarar verdiğini belirten Aydeğer, Mart ayında başlamasını bekledikleri sezonun Haziran ayına ertelenmesinin sektör açısından kolay olmadığını ifade etti. Yine Haziran ayı ile birlikte tam olarak bir normalleşmeye geçilmemesi, Rusya başta olmak üzere uçuş ve ziyaretçi kısıtlamalarının getirilmesi, Pazar günleri yasağının devam etmesi... gibi durumların gözle görülür bir rahatlamayı getirmediğini ifade eden Aydeğer; "Bütün bunların hepsini değerlendirdiğimizde çok rahat nefes aldığımızı söylememiz zor. Kovidin etkileri sektörde yoğun bir şekilde yaşanıyor..." dedi. Haziran sonu ve Temmuz ayları ile birlikte sektörde hareketlenme beklediklerini belirten Aydeğer, yine de sezonun kısa olmasının turizmden istenilen beklentiyi karşılayamayacağını söyledi. Turizmcilerin umutlarının sezonun uzaması olduğunu dile getiren Aydeğer konuyla ilgili; "Normal şartlarda Ekim ayına kadar süren sezonun Ekim ayını da içine alması, tabi bunun içinde denetim koşullarının buna izin vermesini umut ediyoruz..." ifadelerini kullandı. Yine istihdam konusunda ciddi sıkıntıların yaşandığını belirten Aydeğer, belirli yardımlar yapılsa da bu yardımların bir turizm işletmesinin devamı için yeterli olamayacağının altını çizdi. Herkesin tek beklentisinin işlerin açılıp, normal bir şekilde ücretlerini ödeyebildikleri ve maksimum istihdamın sağlandığı düzene geçmek olduğunu söyledi. 
"Rahat nefes aldığımızı söylememiz zor"
Aydeğer gazetemize yaptığı açıklamada; "Kovid pandemi süreci, turizm sektörüne çok ağır bir zarar verdi. Bu yıl Haziran başından itibaren sektör olarak beklentimiz vardı. Ancak vaka sayılarının ülkemizde çok fazla artması nedeni ile alınan tedbirler sıklaştırıldı ve sonunda bazı ülkelerde ek tedbirler aldı. Nisan`da başlaması gereken turizm sezonu maalesef 2021 yılı Haziran ayına ertelendi. Şu andaki sürecin turizm sezonu açısında hiç kolay olmadığını söyleyebilirim. Açıklanan normalleşme tedbirleri çerçevesinde kısmi bir normalleşme süreci var. Tam olarak bir normalleşme sürecine geçildiği söylenemez. Özellikle bazı ülkelerin kısıtladığı, Rusya başta olmak üzere uçuş yasakları ya da ziyaretçi kısıtlamaları devam ediyor. Bu noktada gözle görülür bir rahatlama söz konusu değil ama yavaş yavaş bir kıpırdanmayı gözlemliyoruz. Yine iç pazar açısından konuşmak gerekirse pazar günleri kısıtlamalarının devam ediyor olması sektör açısından çok olumlu bir durum değil. Özellikle şehir dışından gelecek olan misafirler hafta sonları için Pazar geri dönüşleri kısıtlandığı için süreç biraz olsun engelleniyor. Birçok otelde özellikle kıyı kesimleri başta olmak üzere akşam yemek konusunda kısıtlama söz konusu. Dışarıya hizmet veren restoranlar yine kısıtlanmış durumda. Bu durumda dışarıdan misafir değil, sadece konaklayan misafirleri almaları söz konusu oluyor. Bütün bunların hepsini değerlendirdiğimizde çok rahat nefes aldığımızı söylememiz zor. Kovidin etkileri sektörde yoğun bir şekilde yaşanıyor" dedi. 
 
"Temmuz`da hareketlilik bekliyoruz"
Sektörde Haziran sonu Temmuz başı gibi bir hareketlenmeye geçiş olur diye temenni ettiklerini belirten Aydeğer; "Burada da bölgemiz üzerinden değerlendirecek olursak Balkan ülkeleri başta olmak üzere, Romanya, Sırbistan, Bulgaristan ve iç pazar hareketinin bölgemizde yüksek seyredeceğini söyleyebilirim. Ancak bu biraz daha gecikti. Umudumuz sezonun uzaması. Normal şartlarda Ekim ayına kadar süren sezonun Ekim ayını da içine alması. Tabi bunun içinde denetim koşullarının buna izin vermemesini umut ediyoruz. Bu durumda geciken sezon kayıp olarak ortaya çıkarken bir diğer tarafta uzayan sezon kazanç olarak karşımıza çıkar. 
 
"Desteklerin varlığı tesisler açısından istihdam sürdürecek düzeyde değil"
Desteklerin kısmen kolaylık sağla da istihdam sürdürecek derecede olmadığını belirten Aydeğr; "Pandeminin etkileri uzun süredir bölgemizde devam ediyor. Özellikle istihdam da çok olumsuz etkilerin ortaya çıktığını söylememiz mümkün. Çok sayıda otel bu güne kadar kısa çalışma veya ücret destekleri ile istihdamını muhafaza etmeye gayret gösterdi. Şunu söylemek gerekirse hiçbir tesisin böyle bir çalışma düzeninden dolayı ekonomik kolaylık sağlaması mümkün değil. Herkesin tek beklentisi işlerin açılıp, normal bir şekilde ücretlerini ödeyebildikleri ve maksimum istihdamın sağlandığı düzene geçmek. Bu desteklerin varlığı hiçbir şekilde tesisler açısından istihdam sürdürecek düzeyde değil" dedi. 
 
"Çanakkale her alanda tercih edilecek illerin başında geliyor"
Aydeğer son olarak Çanakkale`nin turizm potansiyeli için; "Yine ülkemizde ve bölgemizde çok sayıda turizm çeşitliliği mevcut. Buna bağlı olarak, şehir otellerdeki durumun biraz daha sıkışık düzeyde olduğu söylenebilir. Çünkü insanlar daha az nüfus yoğunluğunun olduğu yerleri tercih diyor olacaklar. Çanakkale`yi bölge olarak değerlendirdiğimizde misafir konusunda avantajlı konumda olduğunu söyleyebilirim. Bunların başında bir nüfus yoğunluğunun az olması, doğal imkanları yani ekolojik değerlerin fazla olması, tarihsel-kültürel değerlerinin fazla olması ve çok çok önemi olan bisiklet, yürüyüş, balıkçılık... gibi farklı alanlardan kişilerin imkan bulabileceği deneyim turizmi imkanlarını da sunuyor olması geliyor. Yine organik lezzetlerin güçlü olması bölgemizi güçlü kılan faktörler ancak bu sadece bunların var olması yetmiyor. Bunların doğru bir şekilde sunulması, kurgulanması ve dijital mecralarda çok güçlü iletişimlerin yapılması da olmazsa olmaz bir gereklilik" dedi.
(Eren Aşnaz)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Merve de Çanakkaleli oldu
10.06.2021    840