Çanakkale'nin tarımıyla öne çıkan ilçelerinden Ezine'de, 21 yaşındaki Fevzi Özer hem tarlada hem de pazar tezgâhında verdiği emekle dikkat çekiyor. Artan üretim maliyetleri, yükselen mazot ve gübre fiyatları ile düşük alım fiyatlarının üreticiyi zorladığı bir dönemde genç yaşta ailesinin mesleğini sürdüren Özer, üretimden vazgeçmeyerek yerel tarımın geleceğine umut oluyor. Yaklaşık 10-15 yıldır üreticilik ve pazarcılık yapan annesi Çiğdem Özer'in yanında yetişen Fevzi Özer, son birkaç yıldır üretim ve satış sürecinin büyük bölümünü üstleniyor. Hayvancılığı ve sebze üretimini birlikte yürüten genç üretici, doğal üretim modeliyle maliyetleri azaltırken ürünlerini aracısız olarak tüketiciye ulaştırıyor.
Üretim sürecindeki en büyük sorunun artan girdi maliyetleri olduğunu söyleyen Fevzi Özer, buna rağmen ayakta kalabilmek için ailece doğal ve sürdürülebilir bir üretim modeli uyguladıklarını değindi. Özer, "Ücretler beklentimizin altında. Gübre ve mazot fiyatları aldı başını gitti. Elimizden geldiği kadar geçinmeye çalışıyoruz. İşin ilmini bilmek de önemli. Bizde inekler var, hayvanlarımızın doğal gübrelerini tarlamızda kullanıyoruz. Bu durum bize büyük katkı sağlıyor. Bir nevi kendi içimizde geri dönüşüm yapıyoruz. Pazardan kazandığımız parayla da hayvanların masrafını çıkarıyoruz. Böylece sistem kendi kendini döndürüyor." diyerek üretimde uyguladıkları doğal döngü sistemini anlattı.
Tarım sektöründe üreticilerin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan birinin aracı sistemi olduğunu dile getiren genç üretici Fevzi Özer, kendi ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırabildikleri için ayakta kalabildiklerini, ancak toptan satış yapmak zorunda kalan birçok üreticinin ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi. Özer, "Biz kendi ürettiğimiz ürünü doğrudan tezgahımızda kendimiz satıyoruz. Ancak genelde çok üretenler ürünlerini toptan veriyor. Toptan vermek çok büyük sıkıntı çünkü fiyatlar çok düşük tutuluyor. Aracılar zaten malum; en yüksek parayı onlar kazanıyor. Üretici bütün yıl emek veriyor ama çoğu zaman emeğinin karşılığını alamıyor. Biz doğrudan satış yaptığımız için biraz daha avantajlıyız. Bu şartlar altında çiftçiler için hayat gerçekten zor." diyerek üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.
Pazarda geniş bir ürün yelpazesiyle vatandaşlara hizmet verdiklerini belirten Fevzi Özer, bamyadan domatese, biberden salatalığa, patlıcandan maydanoza, kavundan karpuza kadar birçok sebze ve meyveyi kendi tarlalarında yetiştirerek doğrudan tüketiciyle buluşturduklarını söyledi.Özer, "Ürün çeşitliliğimizin fazla olması bizim en büyük avantajımız. Her kesimden insana hitap edebiliyoruz. Burada vatandaşın ihtiyacı olan her şey mevcut. Bu da devamlı müşterilerimizin oluşmasını sağlıyor. İnsanlar aradığı birçok ürünü tek tezgâhta bulabiliyor. Biz de kendi yetiştirdiğimiz ürünleri günlük ve taze şekilde satışa sunmaya gayret ediyoruz. Bu da hem vatandaşın memnun kalmasını hem de bizi tercih etmelerini sağlıyor." ifadelerini kullandı.
Tarımın zorluklarına rağmen üretimden vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Fevzi Özer, özellikle gençlerin kendi işlerini kurmaları ve üretime yönelmeleri gerektiğini ifade etti. Özer, "Herkesin kendi kararını vermesi gerekir ama ben, maliyetler ne kadar yüksek olsa da herkesin kendi işini yapmasını tavsiye ederim. En doğrusu ve bence en rahatı insanın kendi işini yapmasıdır. Elbette bu işin de zorlukları, yorgunlukları var. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giriyorsunuz, yetiştirdiğiniz ürünü topladıktan sonra bunu pazarlamanız gerekiyor. Üretici olarak bide ürünümüzü Ezine ve Çanakkale pazarında satmaya çalışıyoruz. Yorucu bir süreç ama günün sonunda emeğinizin karşılığını görmek, kendi ürettiğiniz ürünü insanların sofralarına ulaştırmak her şeye değiyor. İnsanın kendi emeğine ve ürettiğine sahip çıkması bence en doğru yoldur." ifadelerini kullandı.
Henüz 21 yaşında olmasına rağmen üretimden kopmayan Fevzi Özer'in azmi, Ezine'de tarımın geleceği adına umut verirken, yerel üretimin sürdürülebilirliği konusunda da genç kuşaklara önemli bir örnek teşkil ediyor.
Haber-Fotoğraf: Mustafa Can Kaplan
(HABER MERKEZİ)