burcu.arik@gmail.com, https://dogakultur.net
Fotoğraf:
Çanakkale Olay
Gazetesi, Sevi Gözay
Uğurlu
Görsel
betimleme: Çanakkale Fen Lisesi bahçesinde, açık
havada düzenlenen bir etkinlikte sandalyelere oturmuş sahneyi
izleyen öğrenci grubu ve okul binasının genel
görünümü.
TÜİK’in İç Göç İstatistikleri, 2025 verilerine göre Çanakkale’ye gelen yaklaşık her dört kişiden biri rotasını eğitim nedeniyle kentimize çeviriyor. Bu da Çanakkale’nin cazibe merkezi olduğunu gösteriyor. Peki bu güzelim kent, çocuklara ve gençlere güçlü bir öğrenme deneyimi, öğretmenlere insanca çalışma koşulları, velilere güvenli bir dayanışma zemini sunabiliyor mu? Daha önemlisi, eğitim için tercih edilen bir kent olmak, burada büyüyen her çocuğun nitelikli ve eşit imkânlara erişebildiği anlamına geliyor mu? Yaklaşık otuz yıldır eğitim politikaları alanında çalışan bir uzman, öğretmen bir anne-babanın çocuğu, dört yıl önce kızının daha iyi koşullarda gelişebilmesi için Çanakkale’ye taşınmış, şimdi aynı gerekçeyle kızını farklı bir kente eğitim için uğurlayacak bir ebeveyn olarak Çanakkale’ye eğitim penceresinden bakacağım. Bu şehri çok seven, çocukların nitelikli eğitime erişimindeki durumu titizlikle analiz eden, bu şehir için çok daha iyisini isteyen bir ‘yeni-Çanakkaleli’ olarak yazacağım.
Harita 1: İllerin net göç hızı. TÜİK, 2025. Harita, Çanakkale’nin pozitif göç hızıyla tercih edilen bir kent olduğunu ortaya koyuyor. Bu demografik canlılık, eğitim sistemimiz için de sorumluluğu beraberinde getiriyor; kentin büyüme hızıyla eğitim altyapısının uyumunu sağlamak. Eğitimde nitelikli bir planlama; öğrenci sayısındaki artışa yanıt vermeyi ve kentin sunduğu olanakları her mahallede eşit ve kapsayıcı bir şekilde çocukların hizmetine sunmayı gerektiriyor.
Görsel betimleme: 2025 yılı illere göre net göç hızını gösteren Türkiye haritası. Haritada pozitif göç hızıyla göç alan iller kırmızı, göç veren iller ise mavi dairelerle işaretli. Kırmızı daireler ağırlıklı olarak batı kıyı şeridi ile güneydeki turizm bölgelerinde yoğunlaşırken; mavi daireler Orta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu genelinde daha büyük ve yaygın bir alanda kümeleniyor.
Merhaba! Çanakkale Olay Gazetesi’ndeki Çanakkale Doğa Güncesi yazılarımın yanına, her ay yayımlanacak bu eğitim dizisini eklemenin heyecanını yaşıyorum. Eğitim Reformu Girişimi’nde Eğitim Gözlemevi Koordinatörü olarak Türkiye genelinde eğitimi; erişimden niteliğe, çocukların iyi olma hâlinden öğretmenlerin çalışma koşullarına kadar geniş bir mercekle izliyorum. Şimdi bu merceği, çok sevdiğimiz, çocuğumun güvenle gelişmesine tanıklık ettiğim kendi kentimize çeviriyorum.
Bu köşede her ay Çanakkale’de eğitimin farklı bir boyutunu masaya yatıracağız. Okulöncesinden liselere, öğrencilerin deneyimlerinden öğretmenlerin ihtiyaçlarına ve velilerin beklentilerine kadar Çanakkale’nin eğitim hikâyesini birlikte okuyacağız. Bu şehri eğitimde “başarılı” kılan nedir? Daha iyi olması için neler yapılabilir? Bunlara bakacağız. İstatistikler iyi olsa da, sayıların arkasında her çocuğun, her öğretmenin ve her ailenin kendi gerçeği var. Amacım, verileri kullanırken rakamların ardındaki insanı, mahalleyi, imkânı ve ihtiyacı da görünür kılmak.
Hepimizin çok iyi bildiği gibi iyi bir eğitim okul binasından ibaret değil. Okul ikliminden, oyun alanlarına, kütüphaneden okul sonrası vaktini nasıl geçirdiğine, temiz sudan parklara kadar, şehrin ona sunduğu tüm imkânlarla şekilleniyor. Bu yazı dizisi, il genelindeki başarıları ve iyi örnekleri konuşurken, aynı zamanda her çocuğun, her mahallede aynı nitelikte imkâna ulaşabilmesi için neler yapabileceğimizi, ne tür ihtiyaçlar olduğunu tartıştığımız ortak bir alan olacak. En azından benim niyetim, hayalim bu.
Bir kentin eğitim sistemini anlamanın yolu, o sistemin içinde nefes aldığı kentin dokusunu incelemekten geçer. Her veriye değinemesem de bazılarına birlikte bakalım isterim. TÜİK’in 2025 verilerine göre Çanakkale nüfusu binde 8,8 oranında artış gösterdi. Ancak bu hareketlilik, kent genelinde dengeli olmadı. Merkez ilçemiz binde 20,1 gibi yüksek bir hızla büyürken; Bayramiç, Çan, Eceabat ve Yenice gibi ilçelerimizde nüfus azalma eğiliminde. Nüfusun yaklaşık %62’si il ve ilçe merkezlerinde yoğunlaşıyor; yani kentte yaşayan yaklaşık her beş kişiden üçü merkezlerde bulunuyor. Bu yoğunlaşma, okul yatırımları ve derslik planlamaları yapılırken çok önemli bir girdi.
Kentimizin hane yapısı ise Türkiye genelinden ayrışıyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,51 ile Türkiye’nin en düşük üçüncü ili konumundayız. Geniş ailelerin azlığı, çekirdek ailelerin çocuk yetiştirme sürecinde destek mekanizmalarına duyduğu ihtiyacı artırıyor. Kentin genelindeki bu küçülen hane yapısı ve değişen aile dinamikleri, özellikle çocuklu hanelerin günlük yaşamını ve ihtiyaçlarını şekillendiren temel faktörler olarak karşımıza çıkıyor.
Çanakkale Nüfusunun Yüzde 18’i Çocuk

Harita
2: İstatistiklerle Çocuk.
TÜİK,
2025.
Harita, Türkiye genelinde çocuk nüfusunun illere göre
dağılımındaki bölgesel farklılıkları
yansıtıyor.
Görsel
betimleme: 2025 yılı illere göre çocuk nüfus oranını
gösteren Türkiye haritası. Renk skalası açıktan koyu kırmızıya
doğru uzanıyor. Koyu kırmızı tonlar, çocuk nüfus oranının %40,1
ve üzerinde olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerini temsil
ederken; açık tonlar, çocuk nüfus oranının %22 ve altında olduğu
batı ve kuzey illerini gösteriyor. Çanakkale, bu skalada çocuk
nüfus oranının daha düşük olduğu iller grubunda yer
alıyor.
Çanakkale’de yaşayan yaklaşık 574 bin kişinin yaklaşık 103 bini, yani toplam nüfusun yüzde 18’i çocuk (0-17 yaş). Çocuk bulunan hane oranı ise %30,4. Kentte yaklaşık her altı kişiden biri çocuk; yaklaşık her üç haneden biri ise çocuklu bir yaşamı paylaşıyor. Fakat il genelini yansıtan bu ortalama rakamlar, çocukların kentin neresinde yoğunlaştığını bize söylemiyor. Çocuk nüfusunun yaşlara göre daha detaylı ve mahalle/ilçe ölçeğinde bilinmesi; okul, kreş, kamusal oyun alanları, gençlere yönelik mekânların nereye kurulması gerektiğini belirleyen en temel planlama verisi. İl genelinde yeterli görünen bir kapasite, çocukların kümelendiği çevre mahallelerde ciddi bir ihtiyaca dönüşebilir.
Hane yapısına bakarken kentimizdeki 21 bini aşkın tek ebeveynli çekirdek aileyi de görmemiz gerekiyor. Bunların yaklaşık 16 bini anne ve çocuklardan oluşuyor. TÜİK’in bu sınıflamasında “çocuk” yaşa değil aile içindeki ilişkiye göre tanımlanıyor. Yani bu hanelerde 18 üstü birey de vardır. Bu nedenle 18 yaş altı çocukla olan tek ebeveynlerin tam sayısını ayrıştıramıyoruz. Ancak her şekilde tek ebeveynli hanelerin bakım ve okul sonrası hizmetlere erişimi, ayrıca izlenmesi gereken önemli bir politika alanı. Okul sonrası bakım hizmetleri eksik olursa, bu durum özellikle kadın tek ebeveynin zaman yönetimini ve çalışma hayatına katılımını doğrudan etkiliyor. Biz çocuk dostu, kadın dostu, genç dostu bir kent olmakla övünüyoruz. Bu övünç her çocuğu, her kadını, her genci kapsıyor mu buna iyi bakmamız gerekiyor.
Hanelerin yaşam koşullarına ilişkin bakmamız gereken göstergelerden biri de yoksulluk. TÜİK bu veriyi Çanakkale için tek başına değil, Balıkesir ve Çanakkale’yi kapsayan TR22 Bölgesi için yayımlıyor. 2025’te medyan gelirin %50’si esas alındığında göreli yoksulluk oranı TR22 Bölgesi’nde %11,6, Türkiye genelinde %13,0. Ancak burada önemli bir değişim var. Türkiye genelinde göreli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre azalırken, TR22’de %10,6’dan %11,6’ya yükselmiş. Bölgedeki yıllık yoksulluk sınırı da 131 bin 167 TL ile Türkiye genelindeki 120 bin 575 TL’lik sınırın üzerinde. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski de benzer bir işaret veriyor. Bu oran Türkiye genelinde %27,9’a gerilerken TR22 Bölgesi’nde %23,3’e yükselmiş. Bu veriler Çanakkale’yi tek başına göstermiyor; ancak çocukların ve ailelerin yaşadığı ekonomik koşulları anlamak için kent düzeyinde daha ayrıntılı veriye neden ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor.
Harita 3: İllere göre beşeri sermaye endeksi değişim oranı, 2021-2023, TÜİK, 2025. Kentimiz eğitim ve sağlık bileşenlerinde yukarı yönlü bir ivmeye sahip. Bu ivme, elimizdeki potansiyeli daha nitelikli bir eğitim iklimiyle buluşturmak için şehrimize sunulan bir fırsat.
Görsel betimleme: 2021-2023 yılları arası illere göre beşeri sermaye endeksi değişim oranlarını gösteren Türkiye haritası. Haritada değişim oranları, kırmızı tonları ve yeşil tonlarından oluşan bir renk skalasıyla ifade ediliyor. Kırmızı tonlar negatif değişimleri, yeşil tonlar ise pozitif değişimleri temsil ediyor. Çanakkale, endeksteki güçlü pozitif değişimi simgeleyen koyu yeşil tonlar arasında yer alıyor.
Basında ve sosyal medyada geniş yer bulan, TÜİK’in İl Seviyesinde Beşeri Sermaye Endeksi sonuçlarında Çanakkale’nin 81 il arasında ilk sırada yer alması kentimiz adına çok gurur verici bir tablo. Bu endeks; sağlıklı büyüme, okulda geçirilen süre ve öğrenme düzeyi gibi göstergeler üzerinden, çocukların gelecekte sahip olabileceği bilgi ve beceri kapasitesine dair çok kıymetli bir ölçü sunuyor. Bu birincilik, Çanakkale’nin sağlık ve eğitim bileşenlerindeki güçlü konumuna işaret ediyor.
Bu tabloyu kentin eğitim vizyonunu derinleştirecek bir rehber olarak da okumalıyız. Çıtanın bu kadar yüksek olması, bizlere eğitimin “niceliğinden” ziyade “niteliksel derinliğine” odaklanmamız gerektiğini öğütlüyor adeta. Birinciliğimiz; tüm çocukların okuldaki mutluluğuna, ders dışı sosyal-kültürel-sportif olanaklarının artmasına, dijital dünyayı etik şekilde öğrenmelerine ve kentteki eğitim olanaklarından ne kadar “eşit” yararlandıklarına odaklanan bir üst aşamaya geçmek için çok değerli bir zemin sağlıyor.
Temel eğitim verileri, çocukların eğitim hakkına erişimini ve kentteki eğitim sisteminin kapsayıcılığını anlamak için önemli bir çerçeve sunuyor. Okul öncesinden ortaöğretime kadar farklı yaş ve kademelerdeki okullulaşma oranları, Çanakkale’nin hangi alanlarda güçlü bir erişim sağladığını, hangi dönemlerde daha yakından izlemeye ihtiyaç duyduğunu ve kız ve oğlan çocukların eğitim yolculuklarının nasıl farklılaştığını, mülteciler, özel gereksinimliler, roman topluluklar için nasıl bir eğitim deneyimi olduğunu ya da olmadığını görmemize yardımcı olur. Türkiye’de çok detaylı, biz eğitim politikası uzmanlarının kırılımlı dediği, veriler sınırlı maalesef. Ancak elde olan veriler de çok kıymetli bulgular veriyor.
Erken çocukluk eğitimi az önce bahsettiğim çerçevenin en önemli başlangıç noktalarından biri. Çocuğun bilişsel, sosyal ve duygusal gelişiminin hızla şekillendiği bu dönemde eğitime erişim, ilerleyen yıllardaki öğrenme deneyimleri açısından güçlü bir temel oluşturuyor. Bu dönem en kıymetli dönem. Buraya yapılan her yatırımın geri dönüşü de çok yüksek. Çanakkale bu alanda Türkiye ortalamasının belirgin biçimde üzerinde bir görünüm sergiliyor. 3-5 yaş grubunda düzeltilmiş net okullulaşma oranı Çanakkale’de %65,40 iken Türkiye genelinde %49,63.
4-5 yaş grubunda bu oran Çanakkale’de %75,47, Türkiye’de %61,72. 5 yaşta ise Çanakkale’de %90,21 ve Türkiye’de %84,26. Bu tablo, Çanakkale’nin erken çocukluk eğitimine erişimde güçlü bir konumda olduğunu gösteriyor. Şehrimizin sahip olduğu akademik birikim, ÇOMÜ ÇABAÇAM gibi çok kıymetli, bence dünya çapında bir modelimizin olması, belediye hizmetleri deneyimi, en önemlisi de Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 2024-2028 Stratejisi’nde okul öncesine verilen önem, bu başarıyı çok daha ileri bir noktaya taşımamız için bize güçlü bir zemin sunuyor.
|
Yaş |
Düzeltilmiş net okullulaşma oranı (Çanakkale) |
Düzeltilmiş net okullulaşma oranı (Türkiye) |
|
3-5 yaş |
%65,40 |
%49,63 |
|
4-5 yaş |
%75,47 |
%61,72 |
|
5 yaş |
%90,21 |
%84,26 |
Tablo 1: Okulöncesinde yaşa göre düzeltilmiş net okullulaşma oranları. Millî Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim 2024/25
Eğitimin zorunlu olduğu kademelerde (1-12. sınıflar) düzeltilmiş net okullulaşma oranı Çanakkale’de ilkokulda %94,81, ortaokulda %91,35 ve ortaöğretimde %96,45. Türkiye ortalamaları ise aynı kademelerde sırasıyla %95,81, %91,72 ve %87,88. Buna göre Çanakkale, ilkokul ve ortaokulda Türkiye ortalamasına oldukça yakın bir görünüm sergilerken, ortaöğretimde ülke ortalamasının 8,57 yüzde puan üzerinde yer alıyor. Cinsiyete göre bakıldığında da en belirgin farklılaşma ortaöğretimde görülüyor. Düzeltilmiş net okullulaşma kızlarda %100,00, oğlanlarda %92,76. Bu veriler, zorunlu eğitim çağında eğitime erişimin Çanakkale genelinde yüksek düzeyde seyrettiğini gösteriyor.
Ancak, çocukların eğitim
sistemindeki sürekliliğini daha ayrıntılı görebilmek için
okullulaşma verilerinin devamsızlık ve okuldan erken ayrılma
göstergeleriyle birlikte izlenmesi önemli. Bu alanlarda il
düzeyinde kırılımlı veriler kamuya açık olarak düzenli biçimde
yayımlanmıyor. Farklı sosyoekonomik gelir grubuna ait çocuklarda,
Roman çocuklarda, özel gereksinimi olan çocuklarda, farklı okul
türlerinde durum nasıl detaylı bakmak çok önemli.
Yaşa göre okula erişim oranları çok daha önemli bulgular sunuyor.
Buna yönelik verileri kademeleri ele aldığımda hesaplayıp
paylaşacağım.
|
Kademe |
Düzeltilmiş net okullulaşma oranı (Çanakkale) |
Düzeltilmiş net okullulaşma oranı (Türkiye) |
|
İlkokul |
%94,81 |
%95,81 |
|
Ortaokul |
%91,35 |
%91,72 |
|
Ortaöğretim |
%96,45 |
%87,88 |
Tablo 2: Kademelere göre düzeltilmiş net okullulaşma oranları. Millî Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim 2024/25
Çanakkale’de erken çocuklukta kız ve oğlan çocuklar arasındaki fark oldukça az. Zorunlu eğitim kademelerinde ise kızların oranı daha yüksek. En belirgin fark ortaöğretimde. Düzeltilmiş net okullulaşma kızlarda %100,00, oğlanlarda %92,76. Aradaki fark 7,24 yüzde puan.
|
Eğitim kademesi |
Öğrenci sayısı |
Okul sayısı |
Öğretmen sayısı |
Derslik sayısı |
|
Okulöncesi |
10.937 |
235 |
980 |
688 |
|
İlkokul |
25.768 |
128 |
1.770 |
1.603 |
|
Ortaokul |
24.487 |
108 |
2.079 |
1.081 |
|
Ortaöğretim |
24.542 |
97 |
2.559 |
1.245 |
Tablo 3: Kademelere göre öğrenci, okul, öğretmen ve derslik sayıları. Millî Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim 2024/25
2024-2025 eğitim öğretim yılı verilerine göre öğretmen başına düşen öğrenci sayısı okul öncesinde Çanakkale’de 11, Türkiye genelinde 14. İlkokulda Çanakkale’de 15, Türkiye’de 18; ortaokulda Çanakkale’de 12, Türkiye’de 13. Ortaöğretimde ise öğretmen başına Çanakkale’de 8, Türkiye genelinde 11 öğrenci düşüyor. Çanakkale’de her kademede öğretmen başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ortalamasının altında.
Derslik başına düşen
öğrenci sayısında da Çanakkale’deki değerler daha düşük. Okul
öncesinde derslik başına Çanakkale’de 16, Türkiye genelinde 18
öğrenci düşüyor. İlkokulda bu sayı Çanakkale’de 16, Türkiye’de
21. Ortaokulda Çanakkale’de 23, Türkiye’de 25; ortaöğretimde ise
Çanakkale’de 17, Türkiye’de 20. Bu sayılar il genelindeki
ortalamaları gösteriyor. Okullar, ilçeler ve mahalleler
arasındaki farkları görebilmek için daha ayrıntılı verilere
ihtiyaç var.
Türkiye, uzun yıllardır derslik yatırımlarına önem veriyor.
Ulusal eğitim stratejilerinde hem derslik başına düşen öğrenci
sayılarını azaltmak hem de ikili eğitim veren okul sayısını
azaltmak öncelikli hedefler arasında. Bununşa birlikte, genel
ortalamaların, kentin gerçek sınıf mevcutlarını
göstermeyebileceğini de bilmek gerekiyor.
Örneğin il merkezindeki bazı okullarda sınıf mevcutlarının 48
öğrenciye dayanması, mahalleler ve okullar arasındaki imkân
farkını gidermek adına planlama yapılması gerektiğini ortaya
koyuyor. Yakın zamanda Çanakkale Olay Gazetesi bir okulun
durumunu paylaşmıştı, bunun hemen ardından 2026-27 eğitim-öğretim
yılı öncesinde İl MEM ek sınıf açılmasını sağlayarak, duruma
müdahale etti. Yapılan altyapı çalışmalarının kentin artan nüfus
yoğunluğuyla ne kadar eşgüdümlü ilerlediğini daha yakından
görebilmek, kentimizin eğitim vizyonu açısından çok değerli
olacaktır.
Çanakkale’de taşımalı eğitim, özellikle kırsalda yaşayan çocukların eğitime erişimi açısından önemli bir mekanizma. 2024/25 eğitim-öğretim yılında il genelinde 7 bin 177 öğrenci taşımalı eğitim kapsamında okula ulaşıyor. Bu öğrencilerin bin 944’ü ilkokul, 2 bin 296’sı ortaokul, 2 bin 937’si ortaöğretim öğrencisi. Toplamda 3 bin 590 oğlan ve 3 bin 587 kız öğrenci taşımalı eğitimden yararlanıyor. İlde 175 taşıma merkezi okul bulunuyor. Kız ve oğlan öğrencilerin sayılarının birbirine yakın olması, taşımalı eğitimin her iki grup için de önemli bir erişim aracı olduğunu gösteriyor.
Çanakkale’de öğrenci taşıma uygulaması, özel eğitime gereksinim duyan çocukların eğitime erişiminde de önemli bir rol oynuyor. 2024/25 eğitim-öğretim yılında ilkokul ve ortaokul kademelerini kapsayan temel eğitimde, örgün eğitim kapsamında 638 özel eğitim öğrencisi taşınıyor. Bu öğrencilerin 409’u oğlan, 229’u kız. Taşıma hizmeti 99 taşıma merkezi okul/kurum üzerinden yürütülüyor. Kızlarla oğlanların sayıları arasındaki bu çok belirgin cinsiyet farkının nedenlerini ayrıca incelemek gerekiyor. Buna da kademelerde mutlaka değineceğim.
Taşımalı eğitimin çocukların yolculuk süresini, okul sonrası etkinliklere katılımını ve günlük eğitim deneyimini nasıl etkilediğini de izlemek yararlı olacaktır.
Özel eğitime gereksinim duyan çocuklarda da benzer bir durum geçerli. Ulusal düzeyde de yerel düzeyde de ayrıntılı ve kırılımlı veriye erişim sınırlı. Çanakkale İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 2024-2028 Stratejik Planı’nda kaynaştırma/bütünleştirme uygulamaları yoluyla eğitim alan öğrencilerin örgün eğitimdeki toplam özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere oranının %68’e çıkarılması hedefleniyor. Bu hedefi hayata geçirmek; erişilebilirlik, destek eğitim hizmetleri, öğretmen desteği ve ulaşım gibi temel konularda önemli müdahale programları gerektiriyor. İstatistiklerin ötesinde; çocukların okulun gündelik yaşamına katılımını, arkadaşlık ilişkilerini, okul etkinliklerinden yararlanabilme düzeylerini ve ailelerin tecrübelerini de yakından izlemeliyiz. Bu artış hedefinin, ihtiyaç duyulan hizmet kapasitesi ve destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi sürecini hep birlikte değerlendirmek, kapsayıcı eğitimin niteliğini korumak adına atılacak en değerli adımlardan biri olacaktır.
Bu yazımda, sınırlı bir
çerçevede de olsa Çanakkalemizin eğitim durumu için bir giriş
yapmaya çalıştım.
Çanakkale, Beşeri Sermaye Endeksi’nde Türkiye birincisi olarak
çok güçlü bir temele sahip. Bu birincilik, bir “varış noktası”
değil, bir sıçrama tahtası olmalı. Bizler eğitimde, dünyayı
okuyabilen, dijital dünyayı etik ve yaratıcı şekilde
kullanabilen, toplumsal sorunlara duyarlı ve kente aidiyet
hisseden bir “kentdaş” yetiştirmeyi vaat etmeliyiz. Dünyanın ve
Türkiye'nin geleceği, bu dönüşüme hazır, sorgulayan ve çözüm
üreten bireyleri bekliyor. Bu vizyon, bir çocuğun oyun alanından
kütüphanesine, okul sonrası vaktini nasıl geçirdiğinden temiz
suya erişimine kadar şehrin ona sunduğu tüm imkânlarla
şekilleniyor. Tüm Türkiye’Nin gündemini ele geçiren PISA 2025
gündemi de araya girmişken, bunları tartışmak çok kıymetli
olacak.
Gelecek ay bu yazı dizisinin ilk tematik durağı olan “Erken Çocukluk ve Okul Öncesi Eğitim”e geçeceğim. Okul öncesi kurumların kent içindeki mekânsal dağılımına, ücretsiz veya ödenebilir kamusal seçeneklerin varlığına, ÇABAÇAM gibi bağımsız/akademik modellerin ve belediye kreşlerinin yarattığı farka bakacak; bakım ve ücret koşullarının ailelerin yaşamına nasıl yansıdığını uzman görüşleriyle tartışacağım.
Çanakkale’de bir ebeveyn, öğretmen, öğrenci ya da yurttaş olarak eğitime dair tecrübelerinizi, gözlemlerinizi veya "burada bir şeyler eksik, burada çok iyi, bence şöyle olsa daha iyi olur" dediğiniz her türlü meseleyi benimle paylaşmanızı çok isterim. Yazının başında yer alan e-posta adresim üzerinden bana ulaşmanız, bu yazı dizisini çok daha zengin ve gerçek kılacaktır. Sizin anlatacaklarınız, çocukların iyi olma hâlini savunan bu tahayyülü birlikte kurabilmemiz için en büyük gücümüz olacak.
Eğitim hakkını odağa alan, veriye dayalı ve çocukların iyi olma hâlini savunan bir Çanakkale eğitim tahayyülünü birlikte kurabilmek dileğiyle...
Yazıma katkıları için Berkay Arslan, Buket Sönmez, Burcu Sarı Uğurlu, Ekin Gamze Gencer, Melike Avcu, Pınar Bilir, Serdar Güneri, Umay Aktaş Salman, Yakup Yıldırım, Yeliz Düşkün’e teşekkür ederim.
*Buradaki veriler 2024-25 eğitim-öğretim yılına aittir. 2025-26 verileri MEB tarafından 30 Eylül’de 15.00’da paylaşılacaktır.