Türkiye otomotiv pazarında dengeleri baştan aşağı değiştirecek devrim niteliğindeki iki ayrı düzenlemede sona yaklaşıldı. Trafikteki yaşlı araçları geri dönüşüme kazandırmayı hedefleyen yeni hurda indirimi ve dar gelirli kalabalık ailelerin ilk araçlarına kavuşmasını kolaylaştıracak ÖTV’siz otomobil projesi için geri sayım başladı.
Trafik güvenliğini tehlikeye atan, kullanım ömrünü tamamlamış ve yüksek emisyon değerleriyle çevre kirliliğine yol açan 25 yaş ile üzerindeki taşıtlar için hazırlanan yasa tasarısı Meclis koridorlarına taşınıyor. MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in detaylarını paylaştığı kanun teklifiyle birlikte, çürümeye yüz tutmuş araçlarını hurdaya veren vatandaşlara yerli üretim sıfır kilometre otomobil alımlarında çok ciddi fiyat kolaylıkları sağlanması hedefleniyor. Düzenlemenin temel gayesi ise hem yerli üretimi canlandırmak hem de Türkiye'nin araç parkını modernize etmek olarak öne çıkıyor.
Hükümetin masasında yer alan bir diğer kritik başlık ise “İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı” oldu. Hayata geçirilmesi planlanan bu destek modeliyle birlikte ilk defa araç sahibi olacak ailelere sıfır taşıtlarda ÖTV muafiyeti getirilmesi öngörülüyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre ÖTV'siz satışlarda uygulanacak muhtemel şartlar şu şekilde sıralanıyor,
Çocuk sayısı kriteri: Destekten öncelikli olarak
en az 3 çocuğa sahip kalabalık aileler faydalanabilecek.
Mevcut araç engeli: Başvuran kişilerin ve aile
fertlerinin üzerine kayıtlı aktif bir otomobilin bulunmaması
gerekecek.
Yerlilik şartı: Vergi muafiyeti sadece
Türkiye’deki fabrikalarda imal edilen ve yerlilik oranı %40’ın
üzerinde olan modellerde (Togg, Fiat Egea, Renault Clio vb.)
geçerli kılınacak.
Söz konusu paket yalnızca vergi indirimleriyle sınırlı kalmayacak. Dar ve orta gelirli vatandaşların alım gücünü desteklemek amacıyla kamu bankaları aracılığıyla uzun vadeli ve düşük faiz oranlı özel finansman çözümleri de devreye alınacak. Yıl sonuna kadar TBMM Genel Kurulu’na gelerek yasalaşması beklenen düzenleme için uzmanlar, bütçe imkanları doğrultusunda uygulamanın belirli bir kontenjan dahilinde veya aşamalı olarak başlatılabileceğine dikkat çekiyor.
(HABER MERKEZİ)