Çocukluğundan bu yana tarımla uğraştığını ve mevsimine göre armut, kiraz, şeftali ve ayva yetiştirdiğini belirten Saraycık köyünden üretici Ahmet Bağcı, Salı Pazarında kurduğu tezgâhının başında üretim dünyasının yaşadığı zorlukları dile getirdi.
"Girdi Maliyetleri Belimizi Büküyor"
Artan maliyetlerin üreticiyi çaresiz bıraktığını vurgulayan Bağcı; mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirtti. Emeklerinin karşılığını alamadıklarını ifade eden Bağcı, şu ifadelere yer verdi:
"Biz kış aylarından itibaren ilaçlama, budama ve gübreleme gibi büyük bir emek sürecine giriyoruz. Şu an Temmuz-Ağustos sıcaklarında, 45 derece sıcağın altında ailece alın teri döküyoruz. Ancak mazotun, gübrenin ve ilacın maliyeti o kadar yükseldi ki, kazandığımız para harcadığımız masrafı karşılamıyor. Eğer pazarda hazır bir tezgâhım olmasaydı, bu şartlar altında üretimi çoktan bırakırdım. Çiftçi artık zarar etmemek için toprağını ekmemeyi ya da daha az üretmeyi düşünür hale geldi."
"İhracat Desteklenmezse Fatura Tüketiciye Kesilir"
Tarım politikalarında dışa dönük adımların atılması gerektiğinin altını çizen üretici Bağcı, geçmiş yıllara kıyasla üretimin ve pazarlamanın gerilediğini söyledi. Üretimin durması halinde gelecekte çok daha büyük krizlerin yaşanacağını belirten Ahmet Bağcı, şöyle konuştu:
"80'li yıllarda sadece bizim köyümüzden günde 15 kamyon, 3 tır ürün ihraç edilirdi. Bugün ise iç piyasa sıkışmış durumda. Eğer devlet ihracatı canlandıracak politikalar geliştirmezse ve çiftçi toprağına küserse, bugün 50 liraya alınan bir ürün iki yıl sonra 200 liraya bile bulunamaz. Üretim düşerse maliyetler sıçrar ve bunun bedelini ne yazık ki yine tüketici öder."
"Gençler Tarımdan Soğuyor"
Yeni neslin tarıma ilgi göstermemesinden duyduğu üzüntüyü de dile getiren Bağcı, hayati bir uyarıda bulunarak sözlerini tamamladı:
"Tarım demek, en yalın haliyle yaşamın kendisi demektir. İnsanlar üzerindeki kıyafeti veya ayakkabıyı yıllarca giyebilir ama beslenmeden yaşayamaz. Ne yazık ki gençler, büyüklerinin çektiği zorlukları ve kazanamadıklarını gördükçe topraktan uzaklaşıyor. Onları özendirecek şartlar sunulmazsa gelecekte bizi çok vahim bir tablo bekliyor. Bizler artık 60 yaşına geldik, gücümüz yettiğince bu toprağı işlemeye devam edeceğiz ancak geleceğimizin teminatı tarımdadır."
Haber-Fotoğraf: Zehra Demirdöven
(HABER MERKEZİ)