yandexmetrikacounter
Çanakkale Barosu'ndan Çanakkale Milletvekil | Çanakkale Olay

Çanakkale Barosu'ndan Çanakkale Milletvekillerine Çağrı

Çanakkale Barosu, genç girişimcilere sağlanan SGK prim desteğinin kaldırılması ve CMK ücret tarifesi ile CMK ödemelerinin zamanında yapılmaması gibi sorunlar ve çözüm önerilerini Çanakkale Milletvekillerine iletti. Baro Başkanı Av. Ardahan Dikme imzasıyla gönderilen yazıda, savunma hakkının ekonomik zorluklarla zayıflatılmaması gerektiği vurgulandı.

313

Çanakkale Barosu, avukatlık mesleğinin sürdürülebilirliğini ve vatandaşların adalete erişimini doğrudan etkileyen kritik sorunları TBMM gündemine taşımak üzere harekete geçti. Baro Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Çanakkale Milletvekillerine sunulan yazıda; genç girişimci desteğinin sonlandırılması, CMK ücretlerinin yetersizliği ve CMK ödemelerinin zamanında yapılmaması gibi konularda acil yasal düzenleme talebinde bulunuldu.

Baro Başkanı Av. Ardahan Dikme imzası ile gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı:

"SAYIN ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ

7566 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin (k) bendi yürürlükten kaldırılarak, kendi nam ve hesabına çalışan genç girişimcilere yönelik sosyal güvenlik prim desteği 31.12.2025 tarihi itibarıyla sona erdirilmiştir.

Söz konusu düzenleme; meslek örgütleri davet edilmeden ve görüşleri alınmaksızın, Plan ve Bütçe Komisyonu aşamasında yeterli istişare yapılmadan ve son derece hızlı bir biçimde yasalaştırılmıştır. Bu durum, katılımcı ve demokratik yasa yapım süreciyle bağdaşmadığı gibi uygulamada ciddi mağduriyetlere de yol açmaktadır.

Çanakkale Barosu olarak, genç girişimcilere yönelik prim desteğinin mevcut hâliyle dahi yetersiz olduğu, destek süresinin en az üç yıla çıkarılması gerektiği yönündeki görüş ve taleplerimizi bugüne kadar ilgili kurum ve mercilere defaatle iletmiş bulunmaktayız. Buna rağmen desteğin herhangi bir geçiş süreci öngörülmeksizin kaldırılması; başta mesleğe yeni başlayan avukatlar olmak üzere tüm genç serbest meslek mensupları açısından ağır bir ekonomik yük doğurmakta, mesleki sürdürülebilirliği ve gençlerin meslekte kalmasını ciddi biçimde zorlaştırmaktadır.

Bu düzenlemenin yalnızca meslek mensuplarını değil, dolaylı olarak savunma hakkını, adil yargılanma ilkesini ve adalete erişimi de olumsuz etkileyeceği açıktır.

Öte yandan, CMK kapsamında sunulan kamu hizmeti karşılığında avukatlara ödenen ücretler, uzun yıllardır verilen emeğin ve üstlenilen sorumluluğun karşılığını yansıtmaktan uzak olup; düşük ücretler ve ödemelerde yaşanan gecikmeler meslektaşlarımızı ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu durum, avukatların mesleki faaliyetlerini sağlıklı biçimde sürdürebilmesini engellediği gibi, vatandaşların savunma ve hukuki yardım alma hakkının etkin kullanımını da zayıflatmaktadır.

Buna ek olarak, ceza yargılaması sonucunda beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, savunma makamı açısından kabul edilemez bir başka yapısal sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Beraat kararı ile birlikte, sanık lehine yargılama giderleri kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken; uygulamada bu hususun göz ardı edilmesi veya yerleşik olmayan uygulamalar nedeniyle hüküm altına alınmaması, savunma hizmetinin karşılıksız bırakılması sonucunu doğurmaktadır.

Bu durum;

* hukuki güvenlik ilkesine,

*mahkeme kararlarının gerekçeli ve öngörülebilir olması ilkesine,

* savunma hakkının etkin kullanımına açıkça aykırıdır.

Avukatın emeğinin yargılamayı sonuçlandıran hükümde karşılığını bulmaması, savunma makamının kamusal niteliğini zedelemekte; adil yargılanma hakkını ve silahların eşitliği ilkesini fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen Sosyal Devlet İlkesi, adalete erişimin, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının eşitlik temelinde güvence altına alınmasını zorunlu kılmaktadır. CMK kapsamında görevlendirilen müdafi ve vekiller ile özel vekiller arasında harcanan emek, nitelik ve sorumluluk bakımından bir fark bulunmamasına rağmen, vekâlet ücretine hükmedilmesi noktasında ortaya çıkan bu uygulama farklılığı kabul edilemez niteliktedir. Eşit emeğe eşit ücret ilkesi gereğince bu sorunun giderilmesi zorunludur.

Bu çerçevede;

• 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (k) bendini yürürlükten kaldıran düzenlemenin yeniden değerlendirilerek geri alınması, bunun mümkün olmaması hâlinde yürürlük tarihinin ertelenmesi suretiyle makul ve öngörülebilir bir geçiş süreci tanınması,

• CMK kapsamında sunulan hizmet karşılığında ödenen avukatlık ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile eşitlenmesi,

• CMK ücretlerinden alınan KDV'nin kaldırılması ya da en azından oranının %1 seviyesine düşürülmesi,

• CMK görevlendirmelerine ilişkin ödemelerin en geç bir ay içerisinde eksiksiz olarak yapılmasının yasal güvence altına alınması,

• Beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini zorunlu ve yeknesak hâle getirecek açık ve bağlayıcı bir yasal düzenlemenin yapılması,

hususlarında gerekli girişimlerin yapılmasını; taleplerimizin ilgili Komisyonlarda ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu gündeminde ele alınmasını ve sürecin etkin biçimde takip edilmesini saygıyla talep ederiz. Bilgi ve değerlendirmelerinize arz ederiz.

Saygılarımızla

Av. Ardahan DİKME Çanakkale Barosu Başkanı"

(HABER MERKEZİ)
Paylaş