Bundan tam 111 yıl önce, dünyanın en modern orduları ve en güçlü donanmaları Çanakkale Boğazı’nın serin sularına gömülürken, bir milletin yeniden dirilişi tüm dünyaya ilan ediliyordu. 18 Mart 1915 tarihinde kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi, Türk milletinin tarihin hiçbir döneminde esaret zincirini kabul etmeyeceğinin en somut ve en görkemli nişanesidir. Türkiye Belediye Başkanları Birliği Çanakkale İl Temsilcisi Mehmet Ünal Şahin, bu kutlu zaferin yıl dönümünde yayımladığı mesajla, o günkü imkansızlıklar içinde yazılan destanın bugün bizlere ışık tutmaya devam ettiğini hatırlattı.
Şahin'in mesajında vurguladığı en temel unsur; Çanakkale'nin sadece bir toprak savunması değil, aynı zamanda mazlum milletlerin emperyalizme karşı kazandığı ilk büyük zafer olmasıdır. "Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın" mısralarında hayat bulan o muazzam fedakarlık, bugün özgürce dalgalanan al bayrağımızın en güçlü teminatıdır.
Türkiye Belediye Başkanları Birliği Çanakkale İl Temsilcisi Mehmet Ünal Şahin, zaferin 111. yılı münasebetiyle yaptığı açıklamada, vatan topraklarının kutsiyetine ve bu uğurda ödenen bedellere dikkat çekti. Şahin, mesajında şu ifadelere yer verdi; “Şunu asla unutmamalıyız ki 111 yıl önce bu meşaleyi ateşleyenler; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve vatanın dört bir köşesinde toprağa düşen yiğit Mehmetçiklerimizdir. Onlar, Türk milletinin bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü, birliği ve dirliği için canlarını ortaya koymuş, işgalcilere karşı göğsünü siper etmiş ve destansı bir mücadele vermişlerdir. Bugün bu topraklar üzerinde özgür ve bağımsız bir şekilde yaşıyorsak, şanlı bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa, bunu hiç şüphesiz o kahramanlara borçluyuz” dedi.
Mehmet Ünal Şahin, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yalnızca askeri bir başarı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, aynı zamanda dünya tarihinin seyrini değiştiren önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Zaferin stratejik ve tarihi önemine dikkat çeken Şahin, şu ifadeleri kullandı; “18 Mart, sadece Türk ordusunun bir başarısı değil, dünya askeri ve siyasi tarihinin akışını değiştiren stratejik bir kırılmadır. Dönemin en ileri teknolojisine sahip ‘yenilmez’ denilen armadalar, Mehmetçiğin inancı, azmi ve vatan sevgisi karşısında çaresiz kalmıştır. Bu zafer, imkânsız gibi görülenin inanç ve kararlılıkla nasıl mümkün hale getirilebileceğinin en somut örneklerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır.”
Çanakkale Savaşları, maddecilikle maneviyatın, teknik imkanlarla sarsılmaz imanın çarpışmasıdır. Şahin, mesajında bu kararlılığın altını çizerek; “Türk Ordusunun dünyanın en güçlü ordularına karşı inanç, azim ve kararlılıkla vermiş olduğu büyük mücadelenin sonunda ‘Çanakkale Geçilmez’ diyerek, 18 Mart 1915 tarihinde zaferle taçlandırdığı bu savaş; milletimizin yazdığı en büyük kahramanlık destanıdır” dedi.
Çanakkale’de yakılan bağımsızlık ateşinin yalnızca Anadolu ile sınırlı kalmadığını belirten Mehmet Ünal Şahin, zaferin evrensel yönüne dikkat çekerek değerlendirmelerde bulundu. Şahin, Çanakkale Zaferi’nin dünya tarihindeki etkisine vurgu yaparak şunları söyledi; “Çanakkale’de yakılan bağımsızlık ateşi, sadece Anadolu’nun sınırları içerisinde kalmamış, esaret altındaki birçok coğrafyaya umut olmuştur. Bu zafer, dünyadaki tüm mazlum milletler için bir ilham kaynağıdır. Sömürgeci güçlerin mağlup edilebileceğini gösteren bu irade, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın bir provası niteliğindedir. Çanakkale’de ortaya konulan sarsılmaz direnç, birkaç yıl sonra başlayacak Milli Mücadele’nin en önemli moral kaynağı olmuştur. Bu zafer, Türk milletinin tarihten silinemeyeceğinin tüm dünyaya güçlü bir şekilde ilanıdır” ifadelerine yer veren Şahin, Çanakkale’de kazanılan bu zaferin tüm mazlum milletler için bir ilham kaynağı olduğunu vurguladı.
Mehmet Ünal Şahin’in mesajındaki en vurucu bölümlerden biri, vatan topraklarının her bir karışının şehit kanlarıyla sulanmış olduğu gerçeğidir. Şahin, geçmişten gelen bu kutsal emanetin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğu şu sözlerle dile getirdi; “Bu vatan, binlerce vatan evladının kanlarıyla sulanarak bizlere emanet edilmiştir. Bize düşen en büyük görev, bu emanetin değerini bilmek ve Türkiye’yi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaştırmaktır. Onların canları pahasına koruduğu bu vatanı, bizler de ilimle, irfanla, çalışkanlıkla ve birlik ruhuyla daha ileriye taşımak mecburiyetindeyiz” şeklinde ifade etti.
Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalan bir kahramanlık hikâyesi olmadığını, aynı zamanda bugünün ve geleceğin en önemli rehberlerinden biri olduğunu vurguladı. Şahin, tarih bilincinin canlı tutulmasının ve bu mirasın yeni nesillere doğru şekilde aktarılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı; “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anarak, Cumhuriyetimizin bekasının ancak bu ruhun yaşatılmasıyla mümkün olacağını ifade ediyoruz. 111 yıl önce denizde kazanılan zaferin ardından gelen kara savaşları ve Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal’in sahneye çıkışı, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı dönüm noktalarıdır. Kahraman Mehmetçiğin dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek yazdığı ‘Çanakkale Geçilmez’ destanı, bir asrı aşkın süredir her Türk evladının kalbinde aynı heyecanla yaşamaktadır. Bugün bizlere düşen görev ise şehitlerimizin aziz hatırasını yalnızca anmak değil, onların bizlere emanet ettiği bu vatanı her alanda daha ileriye taşımaktır.”
Şahin, geleceğin inşasında gençliğe ve eğitimin önemine dikkat çekerek sözlerine şu ifadelerle devam etti. Şahin; “Çanakkale ruhunu anlamak, sadece silahlı bir savunmayı anlamak değildir; o ruhun içinde yer alan dayanışma, kardeşlik ve vatan sevgisini günümüzün zorluklarına karşı bir kalkan haline getirmektir. Türkiye’yi ileriye taşımanın yolu ise şehitlerimizin canlarını ortaya koyarak savunduğu bu topraklarda ilim ve irfanla yükselmekten geçmektedir. 111 yıl önce ortaya konulan o sarsılmaz irade, bugün fabrikalarda, laboratuvarlarda ve sınıflarda yaşamaya devam etmelidir” ifadelerini kullandı.
Mesajının sonunda Şahin, şehitlerimize duyulan sonsuz şükranı şu duygusal ifadelerle noktaladı; “Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Onların hatırası önünde saygıyla eğiliyor, Allah’tan hepsine rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun” ifadesini kullanan Mehmet Ünal Şahin, Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı kutlayarak, Şehitler diyarı Çanakkale’de ve bu kadim topraklarda hür bir şekilde nefes almamızı sağlayan o devleşen yürekler, Türk milletinin gönlünde ebediyen yaşayacaktır diyerek sözlerini tamamladı.
(ERHAN TAYLAN)