yandexmetrikacounter
Çanakkale’nin 40 Yıllık Pazar Esnafı Demiro | Çanakkale Olay

Çanakkale’nin 40 Yıllık Pazar Esnafı Demiroğlu: "Tüm Zorluklara Rağmen Üretim Kültürü Devam Edecek"

Çanakkale’nin 40 yıllık pazar esnafı Hulusi Demiroğlu, üreticinin ağır maliyetler altında ezildiğini ancak tüm zorluklara rağmen Çanakkale'nin üretim kültürünün devam edeceğine inandığını dile getirdi.

184

Son yıllarda artan üretim maliyetleri, iklim koşulları ve düşen alım gücü nedeniyle tarım sektöründe yaşanan sıkıntılar kamuoyunda sıkça tartışılıyor. Üçüncü kuşak pazarcı olan ve yaklaşık 40 yıldır tezgâhının başında bulunan Hulusi Demiroğlu, hem üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları hem de Çanakkale'nin tarımsal geleceğine ilişkin düşüncelerini paylaştı.

"Çanakkale'nin her köşesi üretim için büyük bir zenginlik"

Ailesinin yıllardır pazarcılık yaptığını belirten Hulusi Demiroğlu, Çanakkale'nin tarımsal açıdan Türkiye'nin en önemli kentlerinden biri olduğunu söyledi. Bölgenin verimli topraklarının doğru değerlendirildiğinde her türlü ürünü yetiştirebilecek güce sahip olduğunu ifade eden Demiroğlu, "Bizim ülkemiz çalışkan ülke, üretir. Bu sene para yapmaz, seneye para yapar. Bizim işimiz bir sene tutar, bir sene tutmaz. Çanakkale olarak meyveci bir kentiz. Her köşesi adeta cennet. Tabiri caizse insan diksen, insan çıkar." diyerek bölgenin üretim potansiyeline dikkat çekti.

Demiroğlu, geçmiş yıllarda da tarımın zor dönemlerden geçtiğini ancak üreticinin hiçbir zaman toprağını tamamen terk etmediğini belirterek, yaşanan sıkıntıların geçici olduğuna inandığını söyledi.

“Üreticinin yükü her geçen yıl ağırlaşıyor”

Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için maliyetlerin mutlaka kontrol altına alınması gerektiğini belirten Demiroğlu, özellikle son yıllarda tohum, gübre, fide ve işçilik giderlerinde yaşanan artışların üreticiyi ciddi şekilde zorladığını ifade etti.

Geçen yıl yaklaşık 2 bin liraya alınabilen mısır tohumunun bu yıl 6 bin liraya yükseldiğini hatırlatan deneyimli pazarcı, birçok üreticinin yüksek maliyet nedeniyle ekim yaparken büyük risk aldığını söyledi. Özellikle karpuz üreticisinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Demiroğlu, tarlada alıcı bulamayan ürünlerin üreticiyi ekonomik çıkmaza sürüklediğini dile getirdi.

İşçilik maliyetleri üretimi zorluyor

Tarımda en büyük sorunlardan birinin de işçilik giderleri olduğunu söyleyen Demiroğlu, hasat döneminde üreticinin önemli bir yükle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Kadın işçilerin günlük yevmiyelerinin yaklaşık 2 bin lira, erkek işçilerin ise 2 bin 500 ila 3 bin lira seviyelerine ulaştığını ifade eden Demiroğlu, hasat sürecinde çok sayıda işçiye ihtiyaç duyulduğunu, bunun da üretim maliyetlerini katladığını söyledi.

Üreticinin hem işçilik hem de girdi maliyetlerini karşılamakta zorlandığını belirten Demiroğlu, ürün para etmediğinde bütün yükün çiftçinin omuzlarına bindiğini ifade etti.

124446_wuciwug_13ea8a4c_canakkale-nin-4.jpeg

"Üretici kazanamazsa tarım ayakta kalamaz"

Tarımsal üretimin yalnızca çiftçinin değil toplumun tamamının ortak meselesi olduğunu dile getiren Demiroğlu, üreticinin kazanç sağlayamadığı bir sistemin uzun vadede sürdürülebilir olmayacağını söyledi.

Birçok üreticinin zararına satış yapmak zorunda kaldığını belirten Demiroğlu, ürünlerin tarlada düşük fiyatlara satılmasına rağmen tüketicinin market raflarında yüksek fiyatlarla karşılaşmasının üretici kadar vatandaşı da mağdur ettiğini ifade etti.

Demiroğlu, üretim planlamasının güçlendirilmesi, üreticinin desteklenmesi ve tarımsal maliyetlerin azaltılmasına yönelik çalışmaların artırılmasının hem çiftçinin hem de tüketicinin yararına olacağını vurguladı.

Tüm ekonomik zorluklara rağmen Çanakkale'nin üretim kültürünün devam edeceğine inandığını dile getiren Hulusi Demiroğlu, gençlerin de tarımdan tamamen uzaklaşmaması gerektiğini belirtti.

"Gençler pazardan uzaklaşıyor, zincir marketler güç kazanıyor"

Çanakkale'de semt pazarlarının yalnızca alışveriş yapılan alanlar değil, aynı zamanda yerel üreticinin ayakta kalmasını sağlayan önemli bir ekonomik ve sosyal yapı olduğunu belirten Hulusi Demiroğlu, son yıllarda özellikle zincir marketlerin yaygınlaşmasıyla pazar kültürünün zayıflamaya başladığını söyledi.

Pazarın kurulduğu günlerde bazı zincir marketlerin fiyat politikalarını değiştirdiğini iddia eden Demiroğlu, "Pazar olduğu günler fiyatları düşürüyorlar, pazar bittikten sonra yeniden yükseltiyorlar. Bu haksız rekabete karşı denetimlerin artırılması gerekiyor." diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Gençlerin artık semt pazarlarına eskisi kadar ilgi göstermediğini de dile getiren Demiroğlu, alışveriş alışkanlıklarının değişmesinin hem yerel esnafı hem de üreticiyi olumsuz etkilediğini ifade etti. "Eskiden insanlar haftalık alışverişini pazardan yapardı. Şimdi market kolay geldiği için gençler çoğu zaman fiyat karşılaştırması bile yapmadan alışverişini oradan tamamlıyor. Oysa pazarda bir tane domates de alabilirsiniz, iki tane biber de... Biz hiçbir müşteriye 'Az aldın' demeyiz. Yeter ki insanlarımız yerel üreticiye ve pazar esnafına sahip çıksın." ifadelerini kullanan Demiroğlu, semt pazarlarının hem ekonomik hem de taze ürün açısından vatandaş için önemli bir alternatif olmaya devam ettiğini vurguladı.

Haber-Fotoğraf: Mustafa Can Kaplan

(HABER MERKEZİ)
Paylaş