yandexmetrikacounter
YENİ BİR EŞİK, YENİ BİR ADIM: OKUL ZİLİ KİM | Çanakkale Olay
Mine Kandaz

info@ozugurdanismanlik.com

YENİ BİR EŞİK, YENİ BİR ADIM: OKUL ZİLİ KİMİN İÇİN ÇALIYOR?

Sosyolog/Aile Danışmanı
48

Bu hafta, eğitim yolculuğunun belki de en kırılgan ve özel eşiğinde duran çocuklarımız, yani 1. sınıflar uyum haftası için okul bahçelerine ilk adımlarını atıyor. Önümüzdeki hafta ise tüm kademelerle birlikte sınıflar bütünüyle dolacak.

Bir Aile Danışmanı olarak her eylül ayında benzer bir tabloya tanıklık ediyorum. Okul kapısında en az çocuk kadar—bazen çocuktan çok daha fazla—kalbi çarpan, gözleri dolan, zihninde bin bir soru işaretiyle bekleyen ebeveynler.

Biz yetişkinler duyguları kelimelerle ifade ettiğimizi sanırız; oysa çocuklar kelimelerden önce ebeveynlerinin sinir sistemini okur. Sizin omuzlarınızdaki gerginlik, elinizi tutarken hissettirdiğiniz hafif titreme ya da "Aman orada ne yapacak, bensiz durabilecek mi?" endişesi, çocuğa doğrudan geçen görünmez bir dalgadır. Çocuk zihni şöyle düşünür: "Annem/babam bu kadar tedirginse, demek ki gideceğim yer pek de güvenli değil."

Ben de bir ebeveyn olarak bu korkuların hepsini anlıyor ve sizlerle benzer duyguları paylaşıyorum. Fakat bu süreçte çocuğunuza verebileceğiniz en büyük hediye, ona hissettireceğiniz dingin bir güvendir. "Korkma, hiçbir şey yok" demek yerine; hissettiği heyecanı ve korkuyu normalleştirmek ("Yeni bir yere başlarken heyecan duyman çok doğal, ben de küçükken böyle hissederdim") diyerek duygusunu anlamak ve çocuğun kendi başa çıkma kapasitesine güvendiğinizi hissettirmek gerekir.

Özellikle ilkokula, hatta anaokuluna başlayan çocuklarda yaşanan ilk gün krizleri çoğu zaman çocuğun yetersizliğinden değil; ebeveyn ile çocuk arasındaki o görünmez bağın ilk kez esnemesinden kaynaklanır. Çocuğumuz bizden ayrılmakta zorlanır veya bizi bırakmak istemez. İlk olarak girdiği bu kalabalık ortamda çocuğun tedirgin olması kadar doğal bir durum yoktur. Burada ebeveynlerin tavrı, çocuğun duygularını yönlendirmekte çok etkili ve önemlidir.

Yeni Döneme Başlarken Ebeveyn Heybesine Küçük Notlar

  • 1. Vedaları Uzatmayın: Ayrılık anları kısa, net ve şefkatli olmalıdır. Çocuğa tam olarak ne zaman geleceğinizi onun anlayacağı bir dille belirtin ("Son ders zili çaldığında", "İkindi öğününden sonra" gibi). Asla haber vermeden, arkasından gizlice kaçmayın; bu durum çocukta terk edilme kaygısını tetikler.
  • 2. Günü Sorgu Odasına Çevirmeyin: Okuldan geldiğinde peş peşe "Öğretmen ne dedi?", "Yemeğini bitirdin mi?", "Arkadaş edindin mi?" gibi sorular sormak çocuğu baskı altına alır. Bunun yerine "Bugün okulda seni en çok ne şaşırttı?" ya da "Bugün seni en çok ne güldürdü?" gibi duygusunu ve merakını açığa çıkaracak sıcak sohbetler başlatın.
  • 3. Kıyas Tuzağından Uzak Durun: "Bak, Ali hiç ağlamıyor", "Ayşe hemen sırasına oturdu" gibi cümleler çocuğu motive etmez; sadece yetersiz ve anlaşılmamış hissettirir. Her çocuğun mizaç ritmi farklıdır. Kimi ilk günden koşarak içeri girer, kimi ise kıyıdan köşeden gözlemleyerek güvenli hissetmeyi bekler. Çocuğunuzun adaptasyon hızına saygı duyun.
  • 4. Kendi Bahçenize Odaklanın: Çocuğunuz okula başladığında boşalan saatleri sadece onu düşünerek ve kaygılanarak geçirmek yerine, kendi ilgi alanlarınıza, ertelediğiniz işlerinize alan açın. Kendi hayatında doyumu ve huzuru olan bir anne baba, çocuğuna da en sağlıklı alanı sunar.
    Okul hayatı sadece harflerin, rakamların ve bilgilerin öğrenildiği bir yer değildir; sınırların, kuralların, arkadaşlığın ve kendi başına var olabilmenin deneyimlendiği büyük bir hayat provasıdır.

Bırakın tökezlesinler, bırakın bazen sıkılsınlar, bırakın kendi sorunlarını çözmek için küçük fırsatlar yakalasınlar. Bizim ebeveyn olarak görevimiz onların önündeki taşları tek tek temizlemek değil; düştüklerinde dönebilecekleri güvenli bir liman olarak arkalarında dimdik durabilmektir.

Tüm çocuklarımıza zihin açıklığı, ebeveynlerimize ise sükûnet ve güven dolu bir eğitim yılı diliyorum.

Instagram / YouTube : Koyde.birsosyolog

www.ozugurdanismanlik.com