Yazarımız Cihan Fulser’in kapsamlı çalışmasında ormanlar; sadece doğal güzellik değil, aynı zamanda su kaynaklarının güvencesi, iklim dengesinin ana unsuru ve gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olarak tanımlandı.
21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası kapsamında yayımlanan makale, “yeşil vatan” bilincinin artırılması gerektiğine güçlü vurgu yaptı.
Makaledeki verilere göre Türkiye’nin toplam orman alanı 23,5 milyon hektara ulaşarak ülke yüzölçümünün yaklaşık %30’unu oluşturuyor.
En fazla orman alanına sahip iller arasında Antalya ilk sırada yer alırken; Kastamonu, Mersin ve Muğla üst sıralarda yer aldı.
Fulser’in çalışmasında Türkiye’de ormanların bölgelere göre dağılımı da detaylı şekilde ele alındı. Buna göre:
Bu veriler, özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinin Türkiye’nin “yeşil kuşağı” olduğunu ortaya koyuyor.
Makaledeki dikkat çeken bir diğer başlık ise Türkiye’nin dünya sıralamasındaki yeri oldu.
Yaklaşık 216 bin km² ormanlık alana sahip olan Türkiye, dünya genelinde 32. sırada yer alıyor. Ayrıca Türkiye ormanlarının yaklaşık 2 milyar ton karbon depoladığı ve yılda 43 milyon tonun üzerinde oksijen ürettiği ifade ediliyor.
Türkiye ormanlarında en geniş alanı meşe ağaçları oluştururken; kızılçam, karaçam, kayın ve ardıç gibi türler de yaygın olarak bulunuyor. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin zengin biyolojik yapısını gözler önüne seriyor.
Makalenin en çarpıcı bölümlerinden biri de orman yangınlarına ilişkin veriler oldu.
2025 yılı içerisinde binlerce yangın meydana gelirken, on binlerce hektarlık alan zarar gördü. Yangınların büyük kısmının insan kaynaklı olduğuna dikkat çekilerek, bilinçsiz davranışların ciddi kayıplara yol açtığı vurgulandı.
Türkiye’nin ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da ilk sıralarda, dünya genelinde ise öncü ülkeler arasında yer aldığı belirtiliyor. Her yıl milyonlarca fidanın toprakla buluşturulduğu ve 2030 hedefleri doğrultusunda bu sayının daha da artırılmasının planlandığı ifade ediliyor.
Cihan Fulser, makalesinde ormanların korunmasının sadece kamu kurumlarının değil, toplumun tamamının sorumluluğu olduğuna dikkat çekti.
Fidan dikiminden yangınlara karşı duyarlılığa kadar her alanda vatandaşların aktif rol alması gerektiğini belirten Fulser, “Daha fazla orman, daha güçlü bir gelecek demektir” mesajını verdi.
Makalenin sonunda ise doğanın insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinildi. Orman yürüyüşlerinin stres azaltıcı, zihinsel rahatlatıcı ve bağışıklık güçlendirici etkileri olduğu belirtilerek, doğayla bağ kurmanın modern yaşamın sorunlarına karşı önemli bir çözüm olduğu ifade edildi.
Cihan Fulser’in “Yeşil Vatan” makalesi, Türkiye’nin orman varlığını sayısal verilerle ortaya koyarken, özellikle bölgesel dağılım ve küresel konum açısından önemli bir farkındalık oluşturdu. Çalışma, hem çevresel hem de toplumsal sorumluluk açısından güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.
(YUSUF SONKURT)