yandexmetrikacounter
ÇOMÜ’den Alzheimer uyarısı: Unutkanlığı yaş | Çanakkale Olay

ÇOMÜ’den Alzheimer uyarısı: Unutkanlığı yaşlılığın doğal sonucu olarak görmeyin

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü ve Alzheimer farkındalık haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldızhan Şengül ile Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgül Ocak, Alzheimer hastalığında erken tanı, düzenli takip ve hasta yakınlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Uzmanlar, günlük yaşamı etkileyen unutkanlık ve bilişsel değişikliklerin yaşlılığın kaçınılmaz sonucu olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

172

Alzheimer hastalığı, yalnızca unutkanlıkla sınırlı olmayan; zaman içerisinde kişinin konuşma, karar verme, yön bulma ve günlük yaşamını bağımsız şekilde sürdürebilme becerilerini de etkileyebilen ilerleyici bir beyin hastalığı olarak biliniyor. Demansın en sık nedeni olan Alzheimer hastalığında belirtiler çoğunlukla yavaş başlıyor ve yıllar içerisinde ilerliyor. Yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrarlanması, bilinen yerlerde yön bulmakta güçlük çekilmesi, kelime bulma sorunları, günlük işlerde zorlanma ve davranış değişiklikleri hastalığın erken dönem belirtileri arasında yer alabiliyor.

“Her unutkanlık Alzheimer hastalığı anlamına gelmez”

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldızhan Şengül, her unutkanlığın Alzheimer hastalığı anlamına gelmediğini belirterek erken değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti. Şengül, “Yaş ilerledikçe zaman zaman isimleri veya bazı ayrıntıları hatırlamakta güçlük yaşanabilir. Ancak unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye, kişi daha önce kolaylıkla yaptığı işleri yapmakta zorlanmaya başladıysa nörolojik değerlendirme gerekir. Erken dönemde yapılan ayrıntılı değerlendirme; tedavinin planlanması, eşlik eden hastalıkların belirlenmesi ve hasta ile ailesinin geleceğe hazırlanması açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.

ÇOMÜ Nöroloji Anabilim Dalı bünyesinde hizmet veren Alzheimer ve Demans Dal Polikliniğinde bilişsel yakınmaları bulunan hastaların ayrıntılı nörolojik değerlendirmeleri gerçekleştiriliyor. Gerektiğinde beyin görüntülemeleri, laboratuvar incelemeleri ve kapsamlı nöropsikolojik değerlendirmelerden yararlanılıyor. Nöropsikoloji Laboratuvarında ise bellek, dikkat, dil, görsel-mekânsal beceriler, planlama, problem çözme ve diğer bilişsel işlevler ayrıntılı testlerle değerlendiriliyor. Bu incelemeler, yaşa bağlı olağan değişikliklerle hastalık belirtilerinin ayırt edilmesine, bilişsel etkilenmenin düzeyinin belirlenmesine ve hastaların zaman içerisindeki değişimlerinin izlenmesine katkı sağlıyor.

“Tedavi yalnızca ilaç düzenlenmesinden ibaret değil”

ÇOMÜ Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgül Ocak ise Alzheimer hastalığının uzun süreli takip gerektirdiğini vurguladı. Ocak, tedavi sürecinin yalnızca ilaç kullanımından oluşmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; “Alzheimer hastalığında tedavi yalnızca ilaç düzenlenmesinden ibaret değildir. Beslenme, uyku, hareket, güvenli ev ortamı, eşlik eden hastalıkların kontrolü, davranış değişikliklerinin yönetimi ve bakım verenin desteklenmesi tedavinin ayrılmaz parçalarıdır. Hastalarımızı düzenli aralıklarla takip ediyor, hastalığın evresine ve kişinin ihtiyaçlarına göre bakım ve tedavi planını yeniden değerlendiriyoruz" dedi.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde huzursuzluk, uyku bozukluğu, kuşkuculuk, evden çıkma ve kaybolma, günlük bakımda zorlanma, yutma güçlüğü ve düşme gibi sorunlar görülebiliyor. Bu nedenle hastanın yalnızca tanı aldığı dönemde değil, hastalık süresince düzenli olarak izlenmesinin önem taşıdığı belirtiliyor. Hasta yakınlarının hastalığın seyri ve karşılaşabilecekleri sorunlar hakkında bilgilendirilmesinin de önemli olduğuna dikkat çekilirken, bu desteğin hem hastanın yaşam kalitesine katkı sağladığı hem de bakım verenlerin yükünün azaltılmasına yardımcı olduğu ifade ediliyor.

“Karşımızdaki kişi aynı kişi”

Prof. Dr. Yıldızhan Şengül, Alzheimer hastalığıyla yaşayan kişilerin yalnızca hastalıkları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bakım sürecinde kişinin saygınlığının ve mümkün olan en yüksek bağımsızlık düzeyinin korunmasının önemine dikkat çekti. Şengül, “Bellek ve bazı bilişsel beceriler zamanla değişse de karşımızdaki kişi aynı kişidir. Geçmişi, alışkanlıkları, duyguları ve insan olarak değeri devam eder. Bakımın temelinde güvenliği sağlamanın yanında kişinin saygınlığını, yetişkin kimliğini ve mümkün olan en yüksek bağımsızlık düzeyini korumak yer almalıdır” dedi.

Alzheimer hastalığının ilerlemesini tamamen durduran kesin bir tedavi henüz bulunmamakla birlikte, uygun hastalarda kullanılan ilaçlar, bilişsel ve fiziksel etkinliklerin desteklenmesi, damar sağlığına yönelik risklerin kontrolü ve düzenli takip sayesinde belirtilerin yönetilmesi ve yaşam kalitesinin korunmasının mümkün olduğu belirtiliyor. ÇOMÜ Nöroloji Anabilim Dalı Alzheimer ve Demans Dal Polikliniği ile Nöropsikoloji Laboratuvarında hastaların tanı, tedavi ve uzun dönem takip süreçleri yürütülürken, hasta yakınlarına da bakım sürecinde karşılaşabilecekleri sorunlar konusunda rehberlik sunuluyor.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle, unutkanlık ve diğer bilişsel yakınmaların yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu olarak görülmemesi, günlük yaşamı etkileyen belirtilerin varlığında nöroloji uzmanına başvurulması öneriliyor.

(NEVİN YÜKSEL)
Paylaş