Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Uğur Gönlügür, kronik solunum hastalıklarının sadece akciğerleri değil, bireyin tüm yaşam kalitesini ve bağımsızlığını etkilediğine dikkat çekti. Nefes darlığının fiziksel inaktivite ve kas kaybıyla birleşerek bir "kısır döngü" oluşturduğunu belirten Gönlügür, bu döngüyü kırmanın en etkili yolunun Pulmoner Rehabilitasyon olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Gönlügür, kronik solunum hastalığı olan bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde zorlandığını ve bağımsızlıklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak şu risklere dikkat çekti; "Bu durum; yaşam kalitesinde belirgin düşüşe, iş gücü kaybına, erken maluliyet ve mortalite artışına, sık acil başvuru ve hastane yatışlarına neden olmaktadır. Pulmoner rehabilitasyon ise nefes darlığını azaltır, egzersiz kapasitesini artırır ve hastanın özgüvenini güçlendirir."
Uluslararası kılavuzların (GOLD ve ATS) bu tedaviyi standart bir bileşen olarak tanımladığını belirten Gönlügür, programın içeriğine dair şu bilgileri paylaştı; "Bu program, bireyselleştirilmiş egzersiz eğitimi, hasta ve hasta yakını eğitimi, beslenme düzenlemesi, psikososyal destek ve davranış değişikliği stratejilerini kapsar. Yalnızca egzersizden ibaret değildir; bütüncül bir iyileşme yaklaşımıdır."
Prof. Dr. Gönlügür, bu yöntemin etkinliğinin sadece KOAH ile sınırlı olmadığını, geniş bir yelpazedeki hastalara hitap ettiğini belirtti;
Tedavinin uygulama yöntemlerine de değinen Gönlügür, "Ayrıntılı tıbbi değerlendirme sonrası genellikle 6–12 hafta süren programlar planlanır. Ayaktan merkezlerde, yatarak veya ev temelli programlar şeklinde uygulanabilir. Son yıllarda teknolojik çözümler ve tele-rehabilitasyon modelleri sayesinde erişim sorunu yaşayan hastalara ulaşmak artık mümkündür," dedi.
Prof. Dr. Uğur Gönlügür, açıklamasını hem hastalar hem de sağlıklı bireyler için somut önerilerle tamamladı;
(ERHAN TAYLAN)