Fizyoterapist Münevver Seda Sarısoy, akıllı cihazların kontrolsüz kullanımıyla tetiklenen ve tüm omurga yapısını tehdit eden "telefon boynu" rahatsızlığına karşı uyarılarda bulunarak; ilk belirtileri, riskli grupları ve doğru duruş tekniklerini açıkladı.
Sarısoy, hastaların çoğunun doğrudan “telefon boynu” şikâyetiyle başvurmadığını belirterek, “Genellikle sırt ağrısı, kronik boyun ağrısı, tutulma ya da kollarda uyuşma gibi şikâyetlerle geliyorlar. Hastanın öyküsünü dinlediğimizde ise bu sorunların uzun süre telefon veya tablet kullanımıyla ilişkili olduğunu görüyoruz.” dedi.
En sık büyüme çağındaki bireylerde ve orta yaş grubunda bu şikâyetlerle karşılaştıklarını ifade eden Sarısoy, özellikle masa başında uzun saatler çalışan orta yaşlı kadınlarda telefon boynunun daha yaygın görüldüğünü söyledi.
Sadece Boynu Değil, Tüm Omurgayı Etkiliyor
Telefon boynunun yalnızca boyun ağrısından ibaret olmadığını vurgulayan Sarısoy, “Bu durum bir postür bozukluğudur. Boynun doğal eğrisi bozulabiliyor, boyunda düzleşme hatta ters eğrilik oluşabiliyor. Aynı zamanda sırt kamburluğu artıyor ve kişi zamanla dik durmakta zorlanıyor.” ifadelerini kullandı.
İlk Belirti Ağrı
Telefon boynunun ilk belirtilerinin genellikle boyun ve sırt ağrısı olduğunu belirten Sarısoy, zamanla yanma hissi, sertlik ve tutulmaların ortaya çıktığını söyledi. Tedavi geciktirildiğinde ise kollara yayılan ağrı, uyuşma, disk hasarı ve boyun fıtığı gibi daha ciddi problemlerin gelişebileceğine dikkat çekti.
Sarısoy, “Boyun ve sırt ağrıları sıklaşmaya başladıysa, özellikle kollara yayılan ağrı ya da uyuşma varsa vakit kaybetmeden bir hekime veya fizyoterapiste başvurulmalıdır. Erken dönemde müdahale edilmesi, ileride oluşabilecek kalıcı yapısal sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşır.” dedi.
Doğru Duruş Şart
Bilgisayar kullanımında ekranın göz hizasında olması gerektiğini belirten Sarısoy, diz üstü bilgisayar kullananların harici klavye ve mouse tercih etmelerini, çalışma koltuğunun ise sırt ve kolları destekleyecek şekilde ayarlanmasını önerdi.
Telefon kullanımında ise cihazın aşağıda tutulması yerine göz hizasına kaldırılması gerektiğini ifade eden Sarısoy, uzun süre aynı pozisyonda kalınmaması gerektiğini belirterek “Yaklaşık 20-25 dakikada bir kısa mola verilmesi, ayağa kalkılıp hareket edilmesi hem omurga sağlığı hem de dikkatin korunması açısından oldukça faydalıdır.
Egzersizler faydalı ancak, doğru teşhis ve kişiye özel tedavi için herkesin fizyoterapi hekimi veya fizyoterapiste başvurması gerekir. Telefon boynunu önlemek için boyun stabilazsoyunu arttıran, sırt ve omuz kaslarını güçlendiren egzersizler yararlı olabilir. Bu egzersizler, kişiye özel planlanmalıdır.” diye konuştu.
Sarısoy, “İnternette görülen egzersizler herkes için uygun olmayabilir. Önerilen hareketler tedavinin yerine geçmez. En doğru yaklaşım, şikâyeti olan kişilerin bir hekim veya fizyoterapiste başvurarak kendilerine uygun değerlendirme ve tedaviyi almalarıdır.” ifadelerini kullandı.
Fizyoterapist Münevver Seda Sarısoy, Çanakkale Olay okuyucuları için telefon boynunu önlemek için boyun stabilazsoyunu arttıran, sırt ve omuz kaslarını güçlendiren egzersizlerden oluşan bir de örnek egzersiz videosu hazırladı.
Haber-Fotoğraf-Görüntü: Azize Yalçın
(HADİYE AYŞE İRİM)