Kültürü, tarihi ve doğasıyla Türkiye’nin gözbebeği kentlerinden biri olan Çanakkale’de, günlük yaşamın getirdiği bazı alışkanlıklar ne yazık ki çevreye zarar vermeye devam ediyor. Kent merkezinde her hafta kurulan ve binlerce vatandaşın uğrak noktası olan Cuma Pazarı’nın hemen arka kısmındaki otopark alanı, adeta bir atık bölgesine dönüşmeye başladı.
Kameramıza yansıyan manzarada; plastik poşetler, pet şişeler, ambalaj atıkları ve hatta çevreye saçılmış yiyecek kalıntıları, su kanalının hemen kenarındaki kurumuş otların arasında geniş bir alana yayılmış durumda. Kentin göbeğinde, teknelerin demirlediği su kanalının hemen yanı başında oluşan bu görüntü, Çanakkale’nin vizyonunu da etkiliyor.
Yaz Sıcakları Tehlikeyi Büyütüyor
Temmuz ayının getirdiği yüksek sıcaklıklar, bu tarz açık alanlara bırakılan çöplerin taşıdığı riskleri daha da katlıyor. Güneş altında bekleyen organik atıklar hızla bozularak çevreye kötü kokular yayarken; sinek, böcek ve kemirgenlerin üremesi için de uygun bir zemin hazırlıyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında bu tür kontrolsüz atık birikintilerinin halk sağlığını doğrudan tehdit edebilecek salgın hastalıklara veya mikrobik odaklara dönüşebileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca kuruyan otların arasında biriken cam ve yanıcı plastik atıklar, küçük bir kıvılcımla yangın çıkma riskini de beraberinde getiriyor.
"Vatandaş Bilinci Olmadıkça Temizlik Kalıcı Olmuyor"
Bölgeyi kullanan duyarlı vatandaşlar, belediye ekiplerinin periyodik temizlik çalışmalarına rağmen kirliliğin her hafta tekrarlanmasından şikâyetçi. Alandan yükselen ortak ses ise net: Toplumsal bilinçlenme.
Çevredeki duyarlı sakinler, "Belediye burayı temizlese bile, ertesi gün arkamızı döndüğümüzde yine aynı manzarayla karşılaşıyoruz. İnsanlar arabalarından atıklarını fırlatıyor, pazar sonrası kalan çöpler buraya savruluyor. Bizler vatandaş olarak kendi kapımızın önünü temiz tutmayı, ürettiğimiz çöpü en yakın konteynere kadar taşımayı öğrenmedikçe bu sorun hiçbir zaman çözülmeyecek" diyerek sitemlerini dile getiriyorlar.
Ortak Yaşam Alanlarına Saygı Çağrısı
Bu çarpıcı manzara, çevre temizliğinin yalnızca yerel yönetimlerin temizlik personellerine bırakılacak bir görev olmadığını, aksine kolektif bir sorumluluk gerektirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Çanakkale gibi doğasıyla övünen bir kentte yaşayan, bu havayı soluyan her bireyin, ortak kullanım alanlarını koruma noktasında daha dikkatli, daha bilinçli ve daha özenli olması talep ediliyor.
Haber-Fotoğraf: Zehra Demirdöven
(HABER MERKEZİ)