Gökçeada’da günlerdir kamuoyunun gündeminden düşmeyen büfe yeri kiralama ihalesinde adeta “dejavu” yaşandı. Daha önce iki kez iptal edilen ihale, üçüncü denemesinde de yatırımcı bulamadı. Kamuoyunda “Başkanın Büfesi” olarak anılan ve tartışmaların merkezine oturan alan için açılan ihale, yine tek bir teklif dahi gelmemesi üzerine mevzuat gereği iptal edildi.
Gökçeada Belediyesi tarafından açılan ve 3 yıllık kira bedelinin peşin ödenmesini şart koşan ihale, ada halkı ve esnaf çevrelerinde uzun süredir eleştiriliyordu. Ekonomik belirsizlikler, ağır mali yük ve şartnamenin caydırıcı hükümleri, ihaleye katılımı sıfıra indirdi.
İhale şartnamesinde yer alan “3 yıllık kira bedelinin ihale onayından hemen sonra peşin ödenmesi” maddesi, sürecin en çok eleştirilen başlığı oldu. Bu koşulun, ihaleye girmeyi düşünen yatırımcılar için ciddi bir engel oluşturduğu, yerel tepkilerle birleşince ihalenin başarısızlıkla sonuçlandığı ifade ediliyor.
Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, ikinci ihalede dosya sunarak 155 bin TL teklif veren bir vatandaşın da ihaleyi kazanmasına rağmen yerin kendisine devredilmediği öne sürüldü. Söz konusu vatandaşın, “kamu menfaati” gerekçesiyle ihalenin iptal edildiğini ileri sürerek CİMER’e başvuruda bulunduğu iddia edildi.
Üçüncü iptalin ardından gözler Gökçeada Belediyesi’ne çevrildi. Şartnamede değişiklik yapılıp yapılmayacağı, peşin ödeme şartının kaldırılıp kaldırılmayacağı ya da ihalenin tamamen rafa mı kaldırılacağı belirsizliğini korumaya devam ediyor.
Hukuki mevzuata göre, ihalesi sonuçlanmamış ve kiralama süreci tamamlanmamış bir alanın kapalı ve mühürlü olması gerekiyor. Ancak ada halkı arasında, üç kez ihalesi iptal edilen bu alanın fiilen kullanılıp kullanılmadığı sorusu yüksek sesle dile getiriliyor. “Başkanın Büfesi” söylemiyle anılan alanın ihalesiz ya da geçici izinlerle kullanılıyor olabileceği iddiaları, tartışmaları daha da alevlendiriyor.
(ERHAN TAYLAN)