yandexmetrikacounter
İmplant, Gülüş Tasarımı ve Beyazlatma: Uzma | Çanakkale Olay

İmplant, Gülüş Tasarımı ve Beyazlatma: Uzman Diş Hekimleri Merak Edilenleri Anlattı

Karacadent Diş Kliniği’nden Dt. Sinem Ok Tokaç, Dt. Ece Şekeroğlu ve Dt. Çağla Tayyar, estetik gülüş tasarımından implant süreçlerine kadar ağız sağlığını ilgilendiren kritik konularda bilgi vererek; kişiye özel tedavi planlamasının önemine dikkat çekti.

223

2026 Mart ayı başından bu yana Esenler Mahallesi Karacaören Caddesi’nde faaliyetlerini aktif olarak sürdüren Karacadent Diş Kliniği’nden Protetik Diş Tedavisi Uzmanı (Prostodontist) Dt. Sinem Ok Tokaç, Dt. Ece Şekeroğlu ve Dt. Çağla Tayyar ile implant tedavisinden gülüş tasarımına, kemik yetersizliği durumlarında izlenen yöntemlerden diş beyazlatma süreçlerine kadar ağız ve diş sağlığına ilişkin merak edilen tüm detayları konuştuğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Kliniğinizde ne tarz işlemler yapılıyor, birazcık onlardan bahseder misiniz?

Dt. Sinem Ok Tokaç: “Kliniğimizde diş hekimliği anlamında yapılan tüm işlemleri gerçekleştirebiliyoruz. Bunun içerisinde cerrahi anlamda yapılan operasyonlar da var. İmplantlarla birlikte üzerine yapılan estetik restorasyonlar da var. Çocuk diş hekimliği var. Diş eti hastalıklarının tedavisi var. Kanal tedavileri, estetik gülüş restorasyonları, gülüş dizaynı gibi bütün uygulamaları kliniğimizde gerçekleştirebiliyoruz.”

Bize implant tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dt. Sinem Ok Tokaç: “Ağzı tekrar fonksiyona ve estetiğe kavuşturmak için implantlardan destek almak durumundayız. Artık oldukça gelişmiş bir teknoloji implantlar gerçekten. Çok fazla marka var. Çok fazla uygulama var ve İşlemler çok hızlandı. Bundan 15-20 yıl evvel biraz daha uzun operasyonlar veya ağrılı süreçlerle bu işlemler gerçekleşirken; artık gerçekten günümüzde oldukça kolay ve hızlı bir şekilde bu işlemleri halledebiliyoruz ve üzerine de birkaç ay içerisinde hastanın yıllarca uzun dönem kullanabileceği restorasyonlar teslim edebiliyoruz kendisine.”

Halk arasında implant tedavisinin zarar verebileceği ile alakalı yaygın bir algı var. Gerçekten dişe zarar veriyor mu?

Dt. Ece Şekeroğlu: “Tabii ki zarar vermiyor. Kullanılan materyalimiz titanyumdur. İmplantlar titanyum dediğimiz bu materyalle vücudumuzdaki kemikle, çene kemikleriyle biyo uyumlu olarak çalışmaktadır. Zaten senelerdir kırıklar olur. Bacağımız, kolumuz gibi onlarda da titanyum materyaller kullanılmaktadır bilindiği üzere. O yüzden hiçbir şekilde vücuda zarar vermemektedir. Sadece süreç kişiden kişiye göre değişmektedir. Bazen kemikle uyumlu olması 3 ay sürebilir bazı hastalarda. Ama bazen de implant yapıldıktan sonra hemen biz geçici dişleri hastanın ağzına takabiliriz. Bu da dediğimiz gibi hastanın planlamasına, tedavi sürecine ve muayene planlamasına göre değişebilmektedir.”

Her çene yapısı implant için uygun mu? Kemik yetersizliği olan birine nasıl yapıyorsunuz bu işlemi?

Dt. Ece Şekeroğlu: “Tabii ki de her bireye, her hastaya biz implant tedavisi uygulamak durumunda kalamayabiliyoruz. Hastamız yaşlı ve kemik yetersizliği olan biriyse, o hastaya hiçbir şekilde implant yapmıyoruz. Parsiyel protez ya da total protez gibi seçeneklere gidebiliriz. Çünkü o hastanın bir şekilde çiğneme fonksiyonlarının, beslenme fonksiyonlarının hayata katkı sağlaması gerekiyor. Bu sebepten dolayı da başka çözümler arıyoruz. Böyle durumlarda implantı elemek durumunda kalabiliyoruz. İlaçlara bağlı bir sıkıntımız yoksa 3 ay olur, 6 ay olur, kontrolleri yapıldığı sürece biz tabii ki de ağzımızda uzun bir süre boyunca bu implantları tutabiliriz.”

Gülüş tasarımı yapılırken sadece dişlere mi odaklanıyorsunuz yoksa hastanın yüz anatomisi ve karakteri bunu etkiliyor mu?

Dt. Sinem Ok Tokaç: “Çok güzel soru. Asla sadece dişlere odaklanamıyoruz. Çünkü bir bütün olarak değerlendirmek durumundayız hastayı. Gözlerinin şekli, konumu, birbirlerinden olan mesafesi, burun konumu, form, hattı, dudakların kalın ya da ince olması, dişeti mukozasının, dişeti kalınlığının ince ya da kalın olması, çenesinin sivri olması gibi birçok detayı aynı anda değerlendiriyoruz.”

Beyazlatma işlemi nedir? Nasıl yapılır? Bize bunun hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dt. Çağla Tayyar: “Beyazlatma işlemi uygulama nedenlerimiz arasında hastaların yaş faktörü, genetik faktörleri veya beslenme alışkanlıkları rol oynuyor. Bunlara bağlı olarak hastaların dişlerinde sarı veya koyu renkli renklenmeler görülebiliyor. Ve hastalarımız estetik beklentiler nedeniyle kliniğimize beyazlatma işlemi için başvurabiliyor. Bunda hastanın önce beyazlatma işlemine uygun olup olmadığını görmemiz lazım.

Hastamız kliniğe geldiğinde detaylı bir muayene ve inceleme yapıyoruz. Sonrasında eğer ağızda çözülmesi gereken daha acil durumlar varsa önceliği onlara veriyoruz. Beyazlatma bir tık daha kozmetik bir işlem olduğu için önceliğimiz hastanın sağlığı. Tabii ki de eş zamanlı olarak estetiği birbirinden ayrı olmaz. Ancak uygun gördüğümüz vakalarda gerekse diş taşı temizliği işlemleri varsa öncesinde onları yaparak beyazlatma işlemine başlayabiliyoruz.

Beyazlatma işlemi iki tipten oluşuyor aslında temel olarak. Bir ofis tipi dediğimiz klinikte diş hekimlerinin uyguladığı, bir de ev tipi dediğimiz evde hastalara beyazlatma ajanı ve bir plak sunduğumuz beyazlatma olarak ikiye ayrılıyor. Biz genelde ofiste mavi ışık altında yaklaşık bir saat süren seanslarla yaptığımız beyazlatma işlemlerini tercih ediyoruz. Hastamızın kliniğimize aşındırmayan onaylı ürünlerle bir şekilde kontrolümüz altında hastanın hassasiyetine bağlı olarak 1, 2, 3, 4 seansa kadar uzayabilen beyazlatma seansı uygulayabiliyoruz.

Tabii ki sonrasında bu işlemin ne kadar kalıcı olduğu da merak konusu oluyor. Bu noktada da hasta kooperasyonu bizim için çok önemli. Hastalarımıza beyaz diyet dediğimiz bir diyet öneriyoruz. Özellikle işlemden sonraki ilk iki gün ila bir hafta arasında ve uzun vadede beyazlığın devamlılığı için.

Bu beyaz diyetten kastımız nedir? Hastalarımız renkli gıdalardan mümkün ise kaçınmalı. Bunlar ne olabilir? Çikolata, salça, çay, kahve, sigara gibi o ağız içindeki beyazlatma işleminin süresini kısaltabilecek renkli gıdalardan kaçınmalarını tavsiye ediyoruz.”

Haber-Fotoğraf: Mustafa Can Kaplan-Zehra Demirdöven

(HABER MERKEZİ)
Paylaş