Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026 yılı buğday ve arpa taban fiyatlarını duyurmasının ardından yükselen tepki dalgasına siyaset kanadından da çok sert bir destek geldi. Anahtar Parti Çanakkale İl Başkanı İsmail Kaya, hububat alım fiyatlarına ilişkin yazılı bir bülten yayımlayarak üreticinin içinde bulunduğu çıkmazı ve tarım sektörünün geleceğini tehdit eden riskleri çok sert ifadelerle masaya yatırdı. Açıklanan rakamların tarladaki fahiş maliyet artışlarının çok gerisinde kaldığını, üreticinin emeğinin ve alın terinin masabaşı hesaplarla resmen yok sayıldığını ifade eden İl Başkanı Kaya, ekonomi yönetiminin bütçe tasarrufunu yanlış yerde aradığını vurguladı.
Devlet garantili yap-işlet-devret projelerinde yüklenici firmalara sağlanan devasa bütçeleri ve kur garantilerini hatırlatarak çarpıcı bir kıyaslama yapan İsmail Kaya, tarım kesimine üvey evlat muamelesi yapıldığını söyledi ve tırnak içinde şu ifadelere yer verdi; "Yol, köprü ve havalimanı projelerinde milletin kaynaklarıyla oluşturulan garantilerde son derece cömert davrananlar, konu çiftçi olunca tasarrufu üreticinin cebinde arıyor. Devletin imkanlarından en fazla faydalanması gereken kesimlerden biri üreticidir. Ancak bugün açıklanan fiyatlar bunun tam tersini göstermektedir" dedi.
Açıklanan taban fiyatların Anadolu toprağında üretimi teşvik etmek yerine çiftçiyi cezalandırma mekanizmasına dönüştüğünü savunan Anahtar Parti Çanakkale İl Başkanı İsmail Kaya, "Bu fiyatların tercümesi nettir. Çiftçiye açıkça 'Üretmeyin, ayakta kalabilirseniz kalın' denmektedir. Hatta daha da vahimi, sanki üreticiye 'Biz ürün alacağımız yerleri başka ülkelerde bulduk, siz kendi başınızın çaresine bakın' mesajı verilmektedir. Bu anlayış tarımı bitirir." şeklinde konuştu.
Çarşı, pazar ve fahiş gıda fiyatlarındaki denetimsizliğe de dikkat çeken Kaya, piyasa gerçekleri ile tarım girdileri arasındaki uçurumu şu sözlerle özetledi; "Bugün bir bardak çayın, bir dilim baklavanın, bir öğün yemeğin fiyatına denge getiremeyenler kalkıp çiftçinin bir yıl boyunca emek vererek ürettiği buğdaya ve arpaya düşük fiyat biçiyor. Üreticinin ürününü nasıl daha ucuza alırız hesabı yapanlar, tarımın geleceğini tehlikeye atmaktadır. Çiftçi bugün ürününden para kazanamıyor. Kazanamadığı gibi borç yükü altında üretim yapmaya çalışıyor. Böyle devam ederse yarın tarlalarda üretici değil, sessizlik kalacaktır" şeklinde ifade etti.
Fiyat belirleme komisyonunda yer alan yetkilileri acilen ellerini vicdanlarına koymaya davet eden Kaya, tarımsal üretimin bir milli güvenlik meselesi olduğunun altını çizerek açıklamasını şu vurucu uyarıyla noktaladı; "Bu fiyatları belirleyenler ellerini vicdanlarına koymalıdır. Çiftçinin sırtına yüklenen bu ağır yük taşınabilir değildir. Yol yakınken bu yanlıştan dönülmeli, üreticinin maliyetleri dikkate alınmalı ve çiftçiyi ayakta tutacak yeni bir fiyatlandırma yapılmalıdır. Çiftçi kaybederse tarım kaybeder. Tarım kaybederse sofralar kaybeder. Sofralar kaybederse Türkiye kaybeder. Üreticinin alın terine sahip çıkmayanlar, bu ülkenin yarınlarına da sahip çıkamazlar. Biz Anahtar Parti olarak çiftçimizin, üreticimizin ve alın terinin yanında olmaya devam edeceğiz" diyerek açıklamasını tamamladı.
(ERHAN TAYLAN)