Mustafa Can Kaplan
Tarih, bazen milletlerin önüne öyle yol ayrımları koyar ki o anlarda ne sağcılığın ne solculuğun ne de siyasetin hiçbir hükmü kalmaz. Sadece tek bir soru kalır: "İhanet mi, şehadet mi?"
Tam on yıl önce, sıcak bir temmuz gecesinde bu millet, üzerine giydirilmeye çalışılan o kefeni yırtıp attı. 15 Temmuz, sadece askeri bir darbe girişimi değil, halk iradesiyle bastırılan bir ihanet girişimiydi; bu toprakların üzerinde yaşayan her bir insanın "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!" sözünü kılavuz edinip canı pahasına vatan, millet, devlet gibi yüce değerlere sahip çıkma iradesiydi.
O gece meydanları dolduran ve tankların karşısında omuz omuza
duran kalabalığın ortak bir hedefi vardı: Bağımsızlık ve
demokrasi. Çanakkale'de yan yana yatanların torunları, yüz yıl
sonra aynı düstur ile kenetlendi ve aynı vatan toprağında
demokrasinin nöbetini tuttu. Bu duruş; sağın ya da solun değil,
bu topraklara ait olan herkesin bir olup dirildiğinin kanıtıydı.
Demokrasiyi savunmak bir kesimin hegemonyasında değildir; onu
korumak hepimizin en asli görevidir.
O gecenin karanlığını aydınlığa kavuşturan, o kefeni yırtan bir
aslan çıktı ortaya. Öyle bir adam ki vatanın namusunu canı
pahasına korudu. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in o anki
cesareti, bu toprakların asla esareti kabul etmeyeceğinin en
büyük kanıtıydı. Onun gibi tereddüt etmeden ölüme yürüyen 251
vatan evladı, o gece bedenlerini siper ederek bize bugün üzerinde
özgürce nefes aldığımız bu ülkeyi ve sarsılmaz bir demokrasi
mirasını bıraktılar.
Bu vesileyle; bir Sultanla (Alparslan) vatan kıldığımız, bir Komutanla (Mustafa Kemal Atatürk) aynı yurdu özgür kıldığımız bu mukaddes toprakları bizlere ebedi yurt yapan tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Dumlupınar'dan 15 Temmuz'a kadar bu vatanın her bir karışını kanlarıyla sulayan kahraman evlatlarımızın ruhları şad, mekânları cennet olsun. Vatan size minnettardır.
Büyük Üstat Orhan Şaik Gökyay'ın dediği gibi:
Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...