Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen 'Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor.
Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek 'Çanakkale Geçilmez Destanı' yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek, 57'nci Alay büyük bir destan yazdı.
Atatürk 57. Alaya iki defa ölmeyi emretti
Arıburnu'nda 19 Mayıs 1915 tarihindeki başarısız Türk taarruzu
sonrası Akdeniz Seferi Kuvvetleri Komutanı General Ian Hamilton,
Seddülbahir'de yeni bir taarruz kararı aldı. 3. Kirte ismini
alacak bu muharebe kapsamında da Arıburnu'ndaki Anzak
Kolordusundan Türkleri oyalayacak bir takım girişimlerde
bulunulması istendi. Buradan Seddülbahir'e birlik kaydırılmasının
önüne geçilecekti. 4 Haziran gece saat 23.00'da Yarbay Brown
komutasında Canterbury ve Auckland taburlardan seçilen gönüllü
müfreze 57. Alay siperlerine ateş açmaya başladı ve bir müddet
sonra ilerleyerek 31 ve 32 nolu siperleri ele geçirdi. Gecenin
karanlığında bu durum fark edilemedi. Siperi ele geçiren Anzak
askerlerinin 32 numaralı siperdeki tünelin ağzını kapatmasıyla
burada 57. Alaya mensup 3 asker de mahsur kaldı. Bu sırada bir
asker alay komutanının yanına kadar giderek siperlerin işgal
edildiğini söyledi. Bunun üzerine Avni Bey, 3. Tabur Komutan
Vekili Yzb. Mehmet Nuri Efendi'yi arayarak bu bilgiyi teyit etmek
istedi. Mehmet Nuri Efendi böyle bir şeyin olmadığı cevabını
verdi. Kısa bir süre sonra 27. Alay Komutanı Şefik Bey, Avni
Bey'i arayarak 31 numaralı siperin boş olduğu haberini verdi.
Bunun üzerine tekrardan Mehmet Nuri Efendi arandı ama yine
haberin doğru olmadığı cevabı alındı. 27. Alaydan tekrardan
alınan haberde bu kez siperin işgal edildiğinin belirtilmesi
üzerine Mehmet Nuri Efendiyi bir daha aradı. Ancak bu zamana
kadar kendisinden emin konuşan Tabur Komutanı, emin olunmadığı ve
araştırılacağı cevabını verdi. 31 ve 32 nolu siperlere asker
gönderildi. Ancak gece karanlığında buraya yaklaşan herkes
vurulmaktaydı. Karanlığın örtüsü altında ne olup bittiği
anlaşılamıyordu. Saat 03.05'de siperlerin işgal edilmiş olduğu
netlik kazandı. Durum Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'e de haber
verildi ve 57. Alaydan yok olma pahasına siperlerin geri alınması
istendi. 57. Alay siperleri almak için harekete geçeceği sırada
27. Alayın harekete geçtiği haberi geldi. Şefik Bey'in planına
göre 3 bombacı asker 31 numaralı siperin önünde sürüne sürüne
ilerlemiş ve üzerlerindeki bombaları bu siperi işgal eden Anzak
askerlerinin üzerine attı. Halis Bey komutasındaki 3. Tabur
aradaki barikatı yıkarak ve sağ kalan Anzak askerlerini
süngüleyerek bu siperi kurtardı. Bunun üzerine 57. Alay da saat
07.20'de 32 numaralı sipere yönelerek burasını kurtardı. Böylece
dehlizde 8 saattir mahsur kalan askerler de kurtarılmış oldu.
Mustafa Kemal Atatürk'ün 31 ve 32 nolu siperleri ele geçiren Anzak askerlerine karşı 57'nci Alay'ın siperleri canları pahasına almaları konusunda verdiği emirle ilgili 27'nci Alay Kumandanlığına yazdığı emirde, "27'nci Âlây Kumandanlığına, Düşman 57'nci Âlâyın sağ cenâhındaki siperleri işgal etmişdir. Mezkûr Âlâyla îcâb ederse kâmilen mahv olarak siperlerin istirdâdını emr etdim. Siz de ihtiyât taburunuzu sol cenâhınıza yanaşdırarak iştirâk ediniz. Ben 57'nci Âlây nezdine gidiyorum. Benimle oraya muvâsalatıma kadar telefonla irtibâtda bulununuz. 19'uncu Fırka Kumandanı Mîr-alây [Albay] Mustafâ Kemal" ifadelerine yer verildi.
"57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini
alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını
altın harflerle yazdırmıştır"
Çanakkale Kara Muharebelerinde, Anzaklar tarafından ele geçirilen
31 ve 32 nolu siperler için kurtarma harekatının başlatıldığını
ve durumun 19'uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'e haber
edildiğini belirten ÇOMÜ'den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah,
"Mustafa Kemal Bey bu siperlere düşmanın girdiğini haber alır
almaz, 57. Alaya Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci bir ölüm
emrini verir ve vermiş olduğu emirde şunu söyler. ‘57. Alay'dan
yok olma pahasına bu siperleri tekrardan kurtarmasını ister.'
Çünkü şu an bulunduğumuz hatta 31-32 nolu siperler, Arıburnu
Cephesi'nin neredeyse merkezine denk geldiği için buradaki
siperlerin kaybı Türk Cephesi'nin yarılması anlamına gelmektedir.
Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'den ikinci ölme emri anlamına
gelen bu emri alan 57. Alay ve komşu 27. Alay'ın müşterek
harekatıyla o gece buraya giren Anzak askerleri evvela el
bombaları atılmak suretiyle ve ardından askerlerin bu sipere
atlamasıyla hiçbiri kurtulmamacasına bu siperler tekrardan geri
alınır. 57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme
emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe
adını altın harflerle yazdırmıştır" dedi.