yandexmetrikacounter
Öğretmen Okullarının 178. Yılında YKKED’den | Çanakkale Olay

Öğretmen Okullarının 178. Yılında YKKED’den Çağrı: "Çözüm Köy Enstitüleri Felsefesi"

YKKED Çanakkale Şubesi, öğretmen okullarının kuruluş yıldönümünde eğitimdeki kronikleşmiş sorunları sıraladı; mülakat sistemi, sözleşmeli öğretmenlik ve "laik ve bilimsel eğitim" vurgusu yapıldı.

135

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) Çanakkale Şubesi tarafından Öğretmen Okullarının kuruluşunun 178. yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bugün, biz eğitimcilerin bu topraklardaki varlığı için çok önemli bir günün, Öğretmen Okullarının kuruluşunun 178. Yıldönümüdür.

Osmanlı Döneminde batı modeli okullara gereksinim duyulmuş, bu gereksinimlere uygun olarak 16 Mart 1848 yılında “Darülmuallimin” adlı Rüştiyelere öğretmen yetiştirmek üzere ilk “Öğretmen Okulu” kurulmuştur. Türkiye’de bu tarih Öğretmen Okullarının kuruluş tarihi olarak kutlanır.

“Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır.” diyen Mustafa Kemal Atatürk daha Ulusal Kurtuluş Savaşı sürerken öğretmenleri Ankara’da toplamıştır. Maarif Şûrası yapılarak eğitim o zamanki şartlarda tartışılmaya başlanılmıştır.

Cumhuriyetle birlikte Türkiye’de öğretmenlik mesleği yeniden yapılandırılarak daha çağdaş bir gelişim sürecine girilmiştir.

Türkiye’de ilkokullara öğretmen yetiştirmenin kaynağı Köy Eğitmen Kursları, Köy Enstitüleri, İlköğretmen Okulları, Öğretmen Okulları, iki yıllık Eğitim Enstitüleri, Eğitim Yüksek Okulları ve günümüzde de Eğitim Fakülteleri olmuştur.

Kapatılışlarını her zaman Türk Milli Eğitimi’nin kaybı olarak gördüğümüz 21 Köy Enstitüsü’nde, Cumhuriyet’le çatışan hiçbir ideoloji ve tarikat gölgesine yer verilmeyen ATATÜRK İLKELERİ ve Cumhuriyet’in erdemleriyle işlenmiş, yurtseverlik duygusu aşılanmış öğretmenler yetiştirilmiştir.

Bir ülkenin geleceğinin mimarı öğretmenlerdir. Bir ülkenin kalkınmasında, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde, toplumdaki huzur ve sosyal barışın sağlanmasında, bireylerin sosyalleşmesi ve toplumsal hayata hazırlanmasında toplumun kültür ve değerlerinin genç kuşaklara aktarılmasında öğretmenlerin rolü büyüktür. Yeni kuşakların niteliği de hiç kuşkusuz onu yetiştiren öğretmenlerin niteliği ile özdeş olacaktır!

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. Maddesinde “özel bir ihtisas mesleği” olarak tanımlanmasına rağmen eğitim planlamalarındaki yanlışlıklar ve aksaklıklar ile eğitime yapılan gelişi güzel müdahalelerle öğretmenlik mesleğinin statüsü ve saygınlığı azaltılmıştır.

Öğretmen yetiştirme sisteminde yaşanan bu sıkıntıların yanı sıra bugün yetişmiş öğretmenlerin başta atanamama olmak üzere onlarca kronik sorunu bulunmaktadır. Yıllarca öğretmen olmak için okuyan, bu alanda eğitim alan meslektaşlarımızın onca öğretmen açığına rağmen atanmaması ve son olarak kadrolu öğretmen alımı durdurularak sözleşmeli öğretmen sisteminin geliştirilmesi, bugün eğitim sisteminin en önemli sorunlarındandır. KPSS gibi artık ölçümden uzak bir sistem varken, mülakat vasıtasıyla liyakat öldürülürken, öğretmenler kategorilere ayrıştırılarak ayrı ayrı sömürülürken sağlıklı bir sistemden bahsetmek mümkün değildir.

21. Yüzyıl becerilerine ve geleceğin güçlü toplumsal yapısına uygun bireylerin yetiştirilmesi, nitelikli ve çağdaş donanımlı öğretmenlerle olanaklıdır. Öğretmenlerin kendilerini sürekli geliştiren, toplumsal saygınlığı yüksek bir meslek grubu olmasına katkı sağlayacak maddi ve manevi desteklerin sağlandığı ulusal eğitim politikaları geliştirilmelidir. Özensiz hazırlanan “Öğretmen Meslek Kanunu” mutlaka değiştirilmeli, kariyer basamaklarda yükselme sınavından vazgeçilmelidir. Öğretmenlerin tepkilerini bastırmaya yönelik olarak yapılan sınavın niteliğini düşürmek öğretmenleri incitmiştir. Uzman ve başöğretmen unvanları verilmesi öğretmenleri bütünleşmekten uzaklaştıracak, öğretmenlik kültürünü olumsuz noktalara taşıyacaktır.

Öğretmen yetiştirme, öğretmene hak ettiği yaşam standartlarını sağlama, öğretmenliğin saygın statüsünü tekrar kazandırma gibi adımlar, en başta bu ülkenin geleceği için eşit, adil, parasız, laik eğitimi hak eden bu ülkenin çocukları için atılmalıdır. Ancak eğitim sistemimiz neredeyse bütün alanlarda tarikatların emrine verilmiş; çocuklarımız medrese eğitimi düzeyinde bir eğitime mecbur bırakılmıştır. ÇEDES, MESEM, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Milli Eğitim Akademisi, Ramazan Genelgesi, okullarda tarikat kitaplarının dağıtılması, son olarak Arapça İstiklâl Marşı okutulması eğitim-öğretimin götürülmek istendiği yeri çok net göstermektedir.

Büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK “Öğretmenler, sizin başarınız Cumhuriyet’in başarısı olacaktır”, “Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” sözleri ile öğretmenlik mesleğinin önemini vurgulamış, öğretmenlerin ağır bir sorumluluğu olduğunu ifade etmiştir.

Bugün yapılacak iş; Köy Enstitüleri’nin felsefesi ile çağdaş özerk üniversitenin olanaklarını buluşturmak, üniversitede iyi öğretmen yetiştirme modelleri yaratmaktır.

Öğretmen Okullarımızın 178. Yıl dönümünü kutluyor, öğretmen yetiştirmedeki bu köklü tarihimizin hakkını verecek bir sistemin Köy Enstitüleri Felsefesi ile kurulmasını istiyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Metne sadık kalarak ve haber editörü gibi davranmak suretiyle; başlık ve spot önerileri yazar mısın?

(HABER MERKEZİ)
Paylaş