Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarihinin en köklü ve sanatsal açıdan en değerli figürlerinden biri, kampüste hummalı bir çalışmayla yerinden ayrılıyor. 2003 yılında, dönemin ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın’ın görev süresi içerisinde üniversitenin gözlemevinde titizlikle hazırlanan ve ardından Fen-Edebiyat Fakültesi binasına yerleştirilen “Gizem, Oluşum ve Sonsuzluk Panosu”, taşınma hazırlıkları nedeniyle söküm işlemine alındı. Yapıldığı ilk günden bu yana kampüsün simgelerinden biri haline gelen, yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktası olan dev yapıt, bilim ve sanatın birlikteliğini simgeleyen en net örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Anadolu Selçuklu sanatının izlerini modern üniversite vizyonuyla birleştiren eser, kampüs içindeki estetik bütünlüğün de en önemli parçalarından biriydi.
Usta sanatçı Şeref Doğan’ın ellerinde hayat bulan ve derin anlamlar barındıran eser, tamamen Anadolu Selçuklu sanatından ve geleneksel Türk geometrik motiflerinden esinlenilerek tasarlandı. Yaklaşık 243 el emeği parçanın cerrahi bir titizlikle bir araya getirilmesiyle oluşturulan panoda, Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde eğitim veren ve bilim üreten farklı akademik bölümleri temsil eden çok sayıda özel şekil ve sembole yer verilmişti. Bilim, sanat, tarih ve kültür ortak paydasını tek bir potada eriten kompozisyon; "gizem”, “oluşum” ve “sonsuzluk” felsefi kavramlarını görsel bir şölenle ziyaretçilerine aktarıyordu.
Yirmi yılı aşkın süredir Fen-Edebiyat Fakültesinin en dikkat çekici odak noktalarından biri olan pano, okula adım atan her öğrencinin akademik hayatında silinmez bir iz bıraktı. Özellikle her yıl düzenlenen mezuniyet dönemlerinde kep atan öğrenciler, eğitim hayatlarının bu en kıymetli anını ölümsüzleştirmek ve geleceğe bir anı bırakmak amacıyla "Gizem, Oluşum ve Sonsuzluk Panosu" önünde hatıra fotoğrafları çektiriyordu.
Eserin söküm sürecine ve geleceğine ilişkin üniversite kulislerinden alınan bilgilere göre, "Henüz yeni yeri belirli olmayan eser, taşınması için mevcut yerinden sökülüyor" denilerek sanatsal yapının zarar görmeden taşınması adına uzman ekiplerce koruma altına alındığı aktarıldı. Panoda kullanılan geometrik biçimlerin üniversitenin farklı bilim dalları arasındaki organik bütünlüğü sembolize ettiğini hatırlatan fakülte yetkilileri, bu değerli kültürel mirasın hak ettiği, öğrencilerin ve ziyaretçilerin kolayca ulaşabileceği yeni ve prestijli bir noktada yeniden sergilenmesi için planlama çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Eserin sökülmesiyle fakülte koridorunda oluşan boşluk, yıllardır bu panoyla büyüyen akademik camiada duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
(ERHAN TAYLAN)