yandexmetrikacounter
Ormanlar Alarm Veriyor: 21 Mart’ta Kutlama | Çanakkale Olay

Ormanlar Alarm Veriyor: 21 Mart’ta Kutlama Değil Uyarı

21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nde yapılan açıklamada, Türkiye’de ormanların ciddi tehdit altında olduğu vurgulandı. Artan yangınlar, madencilik ve yapılaşma baskısı nedeniyle orman alanlarının daraldığına dikkat çekilirken, mevcut politikalarla doğa kaybının hızlandığı ifade edildi.

63

21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nde yapılan açıklamada, Türkiye’deki orman varlığına ilişkin dikkat çeken veriler ve eleştiriler kamuoyuyla paylaşıldı. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada, mevcut tablonun kutlama değil, endişe gerektirdiği vurgulandı.

Türkiye’de Orman Gerçeği: Resmî Veriler ve Uluslararası Standartlar Arasında Fark

Açıklamada, Türkiye’de orman varlığının resmî kayıtlara göre yüzde 29,98 seviyesinde olduğu belirtilirken, FAO kriterlerine göre bu oranın gerçekte yüzde 18 civarında olduğuna dikkat çekildi. Bu farkın, orman tanımı ve niteliği konusundaki farklılıklardan kaynaklandığı ifade edildi.

Uzmanlara göre, yalnızca alan büyüklüğü değil, ormanların ekolojik bütünlüğü ve sağlığı da değerlendirmeye alınmalı. Türkiye’deki ormanların yaklaşık yarısının ise “kritik durumda” olduğu ifade ediliyor.

Ormanlar Çok Yönlü Baskı Altında

Dernek açıklamasında, Türkiye’deki ormanların başta madencilik ve enerji projeleri olmak üzere çeşitli yatırımların baskısı altında olduğu belirtildi. Özellikle:

  • Madencilik faaliyetleri
  • Enerji projeleri
  • Altyapı yatırımları
  • Turizm projeleri
  • İmar uygulamaları

orman alanlarının parçalanmasına, yok olmasına ve ekosistem bütünlüğünün bozulmasına neden oluyor.

Bu süreçte ormanların, doğal varlık olmaktan ziyade ekonomik bir kaynak ve “rant alanı” olarak değerlendirildiği eleştirisi de öne çıktı.

İklim Krizi ve Orman Yangınları Tehlikeyi Büyütüyor

Son yıllarda etkisini artıran İklim değişikliği, ormanlar üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Özellikle aşırı sıcaklıkların tetiklediği büyük çaplı orman yangınlarının, Türkiye’nin orman varlığına ciddi zarar verdiği ifade edildi.

Uzmanlar, yangınların yalnızca ağaç kaybına değil, aynı zamanda toprak yapısının bozulmasına ve biyoçeşitliliğin yok olmasına da yol açtığını belirtiyor.

50 Milyon Metrekarelik Kayıp: Orman Alanları Daralıyor

Açıklamada yer alan dikkat çekici bir diğer veri ise 2018 yılından bu yana yaklaşık 50 milyon metrekare orman alanının orman sınırları dışına çıkarıldığı oldu. Bu alanın büyüklüğünün Belgrad Ormanı ile kıyaslanabilecek düzeyde olduğu ifade edildi.

Bu kaybın, yalnızca fiziksel alan daralması değil, aynı zamanda karbon yutak kapasitesinde de ciddi düşüş anlamına geldiği vurgulandı.

Karbon Yutak Kapasitesi Düşüyor

Türkiye’nin ormanlarının karbon yutak kapasitesinin 2017 yılında 100 milyon ton seviyesindeyken, günümüzde 84 milyon tona gerilediği belirtildi. Bu düşüşün, yanlış çevre politikaları ve orman alanlarının tahribatıyla doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi.

Bu durumun, Türkiye’nin uzun vadeli iklim hedeflerini de riske attığına dikkat çekildi.

“Net Sıfır” Hedefi Tartışma Konusu

Türkiye’nin 2053 yılı için belirlediği “net sıfır karbon” hedefinin, mevcut politikalarla gerçekleşmesinin mümkün olmadığı savunuldu. Ormanların korunmaması ve sermaye odaklı projelere açılmasının, bu hedefle çeliştiği ifade edildi.

Ormanlar Sadece Ağaç Değil

Açıklamada, ormanların yalnızca ağaç topluluğu olmadığına özellikle vurgu yapıldı. Ormanların:

  • Biyoçeşitliliğin merkezi
  • Yaban hayatının yaşam alanı
  • Su kaynaklarının güvencesi
  • İklim dengesinin sigortası

olduğu hatırlatıldı.

“Orman yoksa yaşam yok” ifadesiyle, doğa ve insan yaşamı arasındaki doğrudan bağ bir kez daha ortaya kondu.

Çözüm Önerileri: Ekolojik Politikalar Şart

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, çözüm için bir dizi öneriyi de kamuoyuyla paylaştı:

  • Ormanların madencilik ve enerji yatırımlarına kapatılması
  • Ormancılık dışı tahsislerin sonlandırılması
  • “Özelliğini yitirdi” gerekçesiyle orman alanlarının daraltılmaması
  • Tahrip edilen alanların yeniden ormanlaştırılması
  • Kereste üretiminin sınırlandırılması
  • Ekolojik öncelikli ormancılık politikalarına geçilmesi

“Doğanın Çıkarı Sermayenin Kârından Üstündür”

Açıklama, doğanın korunmasının ekonomik kazançların önünde tutulması gerektiği vurgusuyla sona erdi. Ormanların rant alanı değil, yaşamın temel güvencesi olduğu ifade edilerek, kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıldı.

(HABER MERKEZİ)
Paylaş