TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen ve kamuoyunda büyük üzüntü yaratan saldırıların ardından dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Uz, yaşanan olayların artık “sözün bittiği noktaya” geldiğini belirterek, sorumluların açıkça hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte söylediği sözleri hatırlatan Uz, kamuoyunun beklentisine dikkat çekti: “Kahramanmaraş’ta yaşanan ve aziz Türk milletinin yüreğini derinden dağlayan bu elim olay, artık sözün bittiği, sorumluluğun açıkça ortaya konulması gereken bir noktaya gelindiğini göstermektedir. ‘Dicle kenarında bir kuzuyu kurt kapsa bunun hesabı benden sorulur’ diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bugün bu sözlerinin gereğini yerine getirmesini 86 milyon vatandaş açıkça ve kararlılıkla beklemektedir.”
Uz, açıklamasında yaşananların yalnızca güvenlik zafiyetiyle açıklanamayacağını belirterek, eğitim ve değerler sistemine yönelik eleştirilerde bulundu.
23 Nisan haftasına dikkat çeken Uz, çocuklara armağan edilen bir bayram öncesinde yaşanan olayların vahametini şu sözlerle dile getirdi: “23 Nisan haftasında, Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen bir bayramı idrak ederken, geldiğimiz noktada bu topraklarda çocukların çocukları hedef aldığı bir karanlık tabloyla karşı karşıya kalmamız, sadece bir güvenlik zafiyeti değil; aynı zamanda bir yönetim, eğitim ve değerler krizidir. Bu vahim tablonun birinci dereceden sorumluluğu, Türkiye Cumhuriyeti’ni çeyrek asra yakındır yöneten AK Parti iktidarının omuzlarındadır.”
Milli ve manevi değerlerin eğitim sisteminden uzaklaştırıldığını savunan Uz, geçmişte öğrencilere öğretilen temel değerleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Bu milletin evlatlarına yıllarca okutulan ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ ifadesinin hangi kısmı sizi rahatsız etmiştir? ‘Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak; yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir’ anlayışının hangi değeri sizi bu kadar uzaklaştırmıştır? Bu değerleri sistematik şekilde eğitimden, toplumdan ve devlet anlayışından silmeye çalışmanın sonucu bugün yaşadığımız bu acı tablodur. Siz bu değerleri yok saydıkça, milletin kalbini yaktınız; toplumun temel direklerini zayıflattınız.”
Açıklamada mevcut tabloya ilişkin çarpıcı değerlendirmelere de yer veren Uz, devletin temel sorumluluğunu yerine getiremediğini öne sürdü: “Bugün gelinen noktada; okullarda güvenlik yok, eğitimde istikrar yok, gençlikte umut yoktur. Çocuklarımızın can güvenliğini sağlayamayan bir yönetim anlayışı, artık meşruiyetini de sorgulanır hale getirmiştir. Devletin asli görevi, vatandaşının canını, malını ve geleceğini korumaktır. Bu görev yerine getirilemiyorsa, bunun adı ihmaldir, bunun adı sorumsuzluktur.”
Uz, açıklamasının sonunda topluma çağrıda bulunarak, yaşananlara karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı: “Büyük Türk milleti artık susmamalıdır. Bu gidişata dur demek, bu ülkenin evlatlarının geleceğine sahip çıkmak, herkesin boynunun borcudur. İslam’ın ahlak ve faziletinden, Türklüğün gurur ve şuurundan uzaklaştırılan; milletin gerçek ihtiyaçları yerine kişisel çıkarlarını önceleyen bu anlayıştan kurtulmak, bir tercih değil zorunluluktur.
Bu bir uyarıdır. Bu bir çağrıdır. Bu bir hesap sorma iradesidir.
Devlet ciddiyetiyle yönetilmeyen bir ülkenin bedelini masum çocuklar ödeyemez. Artık herkes sorumluluğunu almalı ve gereğini derhal yerine getirmelidir.”
Rıdvan Uz’un açıklaması, özellikle eğitimde güvenlik ve değerler tartışmasının yeniden gündeme gelmesine neden olurken, yaşanan olayların ardından siyasi sorumluluk tartışmalarını da alevlendirdi.
Okullarda artan şiddet olaylarıyla ilgili nasıl önlemler alınacağı ve yetkililerin atacağı adımlar ise kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
(YUSUF SONKURT)