yandexmetrikacounter
Turan; “Bir gözümüz Filistin’deyse diğeri T | Çanakkale Olay

Turan; “Bir gözümüz Filistin’deyse diğeri Türk Dünyası’nda olmalı”

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Ankara'da kapılarını açan “Türk Dünyası'nda Repressiya” sergisinin açılış törenine katıldı. 1937-38 yıllarında Sovyet baskısıyla katledilen Türk aydınlarının anıldığı törende konuşan Turan, "Bu sergi bir sanat etkinliğinin çok ötesinde, bir vicdan nöbetidir" dedi.

1523

Türk Dünyası'nın hafızasından silinmeyen en büyük trajedilerden biri olan, binlerce aydın, düşünür ve sanatçının Sovyet rejimi tarafından katledildiği "Repressiya" (baskı/sürgün) dönemi, Ankara'da düzenlenen çok anlamlı bir sergiyle yeniden gündeme taşındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRKSOY, Ahmed Cevad Enstitüsü, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) iş birliğiyle hazırlanan “Türk Dünyası'nda Repressiya” sergisi, Başkentte törenle ziyarete açıldı. Anlamlı organizasyonun açılışında konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Türk coğrafyasının ortak acı mirasını sarsıcı bir dille ele alan, tarihî ve diplomatik mesajlarla dolu bir konuşma gerçekleştirdi.

“Türk düşüncesinin diyetini kurşunla ödeyenlerin sergisi”

Konuşmasında serginin alışılagelmiş galeri etkinliklerinden çok farklı bir misyon üstlendiğini vurgulayan Bülent Turan, sergilenen her eserin arkasında büyük bir entelektüel katliamın yattığına dikkat çekti. Turan, şu ifadeleri kullandı; “Bu sergi, acıyla çizilmiş resimlerin olduğu, düşünmenin, üretmenin, fikrin, Türk Düşüncesi'nin diyetini kurşunla ödeyenlerin sergisi. Bir serginin çok ötesinde bir vicdan muhasebesi, bir vicdan nöbeti" dedi.

Konuşmasında; Azerbaycan'ın istiklal şairi Ahmed Cevad, Kazak edebiyatının simgesi Mağcan Cumabey, Kırım Tatar edebiyatından Bekir Sıdkı Çobanzade, Özbekistan'dan Abdurrauf Fıtrat ve Abdullah Kadiri gibi dev isimleri tek tek anan Turan, bu aydınların yalnızca kendi doğdukları cumhuriyetlerin değil, tüm Türk Dünyası'nın ve dolayısıyla "hepimizin evlatları" olduğunu ifade etti. Katledilen binlerce ismin ortak iki paydasının "Türk olmak" ve "aydın olmak" olduğunu hatırlattı.

"İki farklı yetimhanede büyüyen iki kardeş gibiyiz"

Türkiye ile diğer Türk cumhuriyetleri arasında geçmişte suni duvarlar nedeniyle derin kopukluklar yaşandığını ifade eden Bakan Yardımcısı Turan, bu tarihî ayrılığı çarpıcı bir benzetmeyle aktardı; "Tam karşılığımız bu aslında. Şu an andığımız insanlarla bizim pozisyonumuz, iki farklı yetimhanede büyüyen iki kardeşin buluşması gibi bir şey. Ayrı düştük ama ayrılmadık" şeklinde ifadelerine yer verdi.

Türkiye'de geniş kitlelerin kalbine dokunan “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminin yazarı dünyaca ünlü Kırgız edebiyatçı Cengiz Aytmatov'un babası Törekul Aytmatov'un da bir Repressiya kurbanı olduğunu hatırlatan Turan, yıllar boyunca Türkiye meydanlarında orak-çekiçli pankartlarla ideolojik şov yapanların, bu aydınların katledilmesini bir kez olsun bile gündemlerine almamış olmalarını sert bir dille eleştirdi.

"Bir gözümüz Filistin'deyse, diğer gözümüz Türk Dünyası'nda olmalı"

Günümüz dış politika ve toplumsal duyarlılık gündemine de değinen Turan, Filistin'de yaşanan insanlık dramına gösterilen haklı tepkinin aynısının Türk Dünyası'na da gösterilmesi gerektiğini belirtti. "Bir gözümüz Filistin'de olduğu kadar, diğer gözümüzün de Türk Dünyası'nda olmasının önemini hatırlatmak isterim" diyen Turan, merhum Turgut Özal dönemiyle ivme kazanan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise kurumsal bir yapıya (Türk Devletleri Teşkilatı) kavuşturarak daha da ileriye taşıdığı Türk Dünyası ilişkilerinin derinleştirilerek sürdürülmesini büyük bir kazanç olarak nitelendirdi.

115 bin derneğe doğrudan çağrı ve destek sözü

İçişleri Bakanlığı bünyesinde sivil toplumla ilişkiler alanının da yer aldığını anımsatan Bülent Turan, Türkiye genelindeki faal 115 bin derneğe doğrudan çağrıda bulundu. Repressiya bilincinin topluma aktarılması için sivil toplumun elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Turan, bu konuda proje, bilimsel çalışma ya da kültürel talep getiren her derneğe bakanlık olarak kapılarının ve desteklerinin sonuna kadar açık olduğunu müjdeledi.

Programın, Bakü Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümü ve Türk Cumhuriyetleri'nin bağımsızlıklarının 35. yıl dönümüne atfen hazırlandığını belirten Bülent Turan, serginin düzenlenmesine katkı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na, TÜRKSOY'a, Prof. Dr. Ruhi Ersoy'a ve Türk Dünyası'ndan Ankara'ya gelen müze temsilcilerine teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

(ERHAN TAYLAN)
Paylaş