Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Tuzla, Biga Yarımadası’nın tarihî açıdan önemli yerleşimleri arasında bulunuyor. Bölgenin geçmişi Osmanlı dönemiyle sınırlı kalmazken, Tuzla’nın yakın çevresinde antik dönem yerleşimlerine ait izler de bulunuyor. Ayvacık Kaymakamlığı tarafından aktarılan bilgilere göre bölgedeki Roma dönemine ait köprü kalıntıları, antik çağlarda kullanılan ulaşım ağının izlerini günümüze taşıyor.
Tuzla’nın tarih boyunca öne çıkmasında bölgedeki tuz kaynakları önemli rol oynadı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde hazırlanan akademik çalışmalarda, yerleşimin Osmanlı döneminde tuz üretimi ve ticareti açısından önemli merkezlerden biri olduğu belirtiliyor. Tuzla’nın tarihi kaynaklarda “Kızılca Tuzla” ve “Tuzla-i Behramiye” isimleriyle anıldığı aktarılırken, tuz üretiminin yerleşimin ekonomik hayatında önemli bir yere sahip olduğu ifade ediliyor. Tuz üretimi yalnızca ekonomik yaşamı değil, yerleşimin gelişimini ve çevresindeki sosyal yapıyı da etkiledi. Bugün sakin bir köy görünümündeki Tuzla’nın geçmişteki ekonomik ve idari konumunu anlamak için bölgenin bu üretim geçmişine bakmak gerekiyor.
Tuzla’nın tarihî kimliğinin en dikkat çekici yapılarından biri Murad Hüdavendigar Camii olarak öne çıkıyor. Çanakkale Valiliği, Tuzla’daki Hüdavendigar Camii ve külliyesini erken Osmanlı döneminin önemli örnekleri arasında gösteriyor. Caminin çevresinde oluşan tarihi yapılaşma da Tuzla’nın Osmanlı dönemindeki konumuna ilişkin önemli izler taşıyor. ÇOMÜ tarafından hazırlanan akademik çalışmada caminin, I. Murad dönemindeki yerleşim ve vakıf yapılanmasıyla bağlantısı ele alınıyor. Aynı çalışmada sonraki dönemlerde medrese ve ılıca gibi yapıların da Tuzla’nın gelişiminde rol oynadığı aktarılıyor.
Tuzla’nın tarihî dokusunda Tuzla Çayı çevresindeki köprüler de dikkat çekiyor. Ancak bölgede bulunan köprülerin farklı dönemlere ait olduğu belirtiliyor. Tuzla yakınındaki Roma dönemi köprüsü, antik Troas bölgesindeki ulaşım yollarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ayvacık Kaymakamlığı bilgilerine göre köprünün günümüzde 93 metrelik bölümü görülebiliyor. Yapının, Gülpınar yakınlarındaki Chryse Antik Kenti ile Aleksandreia Troas arasındaki güzergâhla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Behramkale yönündeki Tuzla Çayı üzerinde bulunan Hüdavendigar Köprüsü ise Osmanlı döneminden günümüze ulaşan yapılardan biri. Ayvacık Kaymakamlığı, köprünün 14. yüzyılda inşa edildiğini ve Behramkale yolunun tarihi güzergahında bulunduğunu aktarıyor.
Bugün Tuzla’ya gelenleri sakin bir yerleşim ve kırsal yaşam karşılıyor. Ancak köyün sokakları ve çevresindeki tarihî yapılar, yerleşimin geçmişte bugünkünden çok daha farklı bir ekonomik ve idari konuma sahip olduğunu gösteriyor. Bir tarafta antik çağlardan kalan yol ve köprü izleri, diğer tarafta erken Osmanlı döneminden günümüze ulaşan yapılar bulunuyor. Tuz üretimiyle şekillenen ekonomik geçmiş ise Tuzla’nın tarihî kimliğinin en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Assos, Gülpınar ve Behramkale gibi tarihî merkezleriyle öne çıkan Ayvacık’ın Tuzla yerleşimi de sahip olduğu geçmişle dikkat çekiyor. Bugün sessiz bir köy görünümündeki Tuzla’nın tarihi dokusu; antik ulaşım yollarından Roma dönemi köprülerine, Osmanlı’nın tuz üretim merkezlerinden Hüdavendigar Camii ve Köprüsü’ne kadar farklı dönemlerin izlerini bir arada taşıyor.
(HABER MERKEZİ)